Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Geçerli nedenle fesih, 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az 6 aylık kıdemi olan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin iş akdinin işveren tarafından ancak "geçerli bir sebebe" dayanılarak sonlandırılmasıdır (İş K. m. 18). Bu düzenleme, işçiyi keyfi işten çıkarmalara karşı koruyan "İş Güvencesi" sisteminin temelidir.
Uygulamada en sık karşılaşılan durum, işverenin geçerli bir neden (performans düşüklügü, ekonomik kriz vb.) öne sürerek işçiyi çıkardığı; ancak mahkemede bu nedenin ispatlanamadığı ve işçinin davayı kazanarak işe iade davası haklarını kullandığı dosyalardır.
Kanun ve Yargıtay içtihatlarına göre geçerli nedenler üç ana başlıkta toplanır:
Bu başlık kapsamında geçerli fesih yapabilmek için işverenin önce uyarı, eğitim veya destek programı uygulaması; belirli bir süre sonra düzelme saglanmazsa feshe gitmesi gerekir. Yargıtay, somut performans hedefi belirlenmeksizin ya da iyileştirme fırsatı tanınmaksızın yapılan fesihlers geçersiz saymaktadır.
Davranış kaynaklı fesihlerde işverenin fesihten önce işçiden yazılı savunma alması zorunludur; savunma alınmadan yapılan fesih, nedeni haklı olsa bile geçersiz sayılır.
Bu grup fesihlerde savunma alma zorunlulugu olmasa da feshin son çare olması ilkesine uyulması şarttır. İşveren, ücretsiz izin, kısa çalışma veya nakil gibi alternatifleri denemediyse mahkeme feshi geçersiz bulabilir.
İşveren aşağıdaki nedenlerle işçiyi işten çıkaramaz; çıkarırsa fesih geçersizdir ve işe iade kararı verilir:
Bu gerekçelerden biriyle işten çıkarılan işçi, feshin geçersizligini ispat etmeden de işe iade talep edebilir; bu hâllerde ispat yükü büyük ölçüde işverene geçer.
Geçerli nedenle fesihlerde (özellikle davranış ve yeterlilik nedenlerinde) işverenin işçiden savunma alması zorunludur.
Savunma talebi yazılı yapılmalı, işçiye makul bir süre tanınmalıdır. Savunma vermekten kaçınan işçi için bu durum tutanakla belgelenmelidir; böylece usul şartı yerine getirilmiş sayılır. Savunma alınmadan ya da savunmayı devre dışı bırakacak biçimde (örnegin aynı gün hem savunma talebi hem de fesih bildirimi) yapılan işlemler Yargıtay tarafından geçersiz kabul edilmektedir.
İşçi, feshin geçerli bir nedene dayanmadıgını iddia ediyorsa fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Anlaşma olmazsa 2 hafta içinde İş Mahkemesi'nde dava açılır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; kaçırılması hâlinde dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
Mahkeme kararının tebliginden itibaren 10 işgünü içinde işverene başvurmayan işçi, işe iade kararından vazgeçmiş sayılır. İşveren işçiyi işe kabul ederse yalnızca 4 aylık boşta geçen süre ücreti ödenir; işe başlatmama tazminatı dogmaz. Bu nedenle karar sonrasındaki 10 işgünlük süre kritik önem taşır.
İşveren performans düşüklügünü somut verilerle (hedefler, raporlar) ispatlamak ve öncesinde size egitim/destek vermek zorundadır. Savunmanız alınmadıysa ya da hedefler gerçekçi degilse işe iade davası açabilirsiniz. Fesih bildiriminden itibaren 1 aylık süreyi kaçırmamak kritik önem taşır.
Haklı fesih (İş K. m. 25), işverene tazminatsız ve ihbar süresiz işten çıkarma hakkı verir (hırsızlık, şiddet vb. ahlak dışı davranışlar). Geçerli fesih (İş K. m. 18) ise işçinin kıdem ve ihbar tazminatını alarak, bildirim süresi sonunda işten çıkarılmasıdır; hak kayıpları daha sınırlıdır.
İş güvencesinden (işe iade davasından) yararlanabilmek için işyerinde en az 30 işçinin çalışıyor olması gerekir. Aynı holding veya şirketler toplulugunun farklı işyerleri birarada degerlendirilir. Şartın saglanmadıgı durumlarda işveren geçerli neden göstermek zorunda degildir; ancak kötü niyet tazminatı (ihbar tazminatının 3 katı) talep etme hakkı saklıdır.
Hayır. İşe iade davası kazanıldıktan sonra işe dönmek zorunlu degildir; ancak işverene 10 işgünü içinde başvurmazsanız işe başlatmama tazminatı yerine yalnızca 4 aylık boşta geçen süre ücretini alırsınız. Tercih tamamen işçiye aittir.
Evet. Arabuluculukta son tutanagın düzenlenmesinden itibaren 2 hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması zorunludur. Bu süre de hak düşürücüdür. Her iki sürenin de sıkı biçimde takip edilmesi için avukat desteği alınması önerilir.
İşe iade davası açmak, tazminatlarınızı hesaplamak ve arabuluculuk sürecini yönetmek için uzman Ankara İşçi Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına ugramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)