Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Zamanaşımı, belirli bir süre içinde kullanılmadığında bir hakkın ya da alacağın hukuki olarak talep edilemez hâle gelmesi anlamına gelir. Ancak bazı durumlar zamanaşımı sürecini durdurabilir veya askıya alabilir. Bu durumlar, zamanaşımını durduran sebepler olarak adlandırılır ve alacaklının haklarının korunmasında önemli bir rol oynar.
Zamanaşımını durduran sebepler, alacaklının alacağını tahsil etme şansını artırır ve hakkın zamanaşımına uğramasını önler.
Türk Borçlar Kanunu madde 153'te sayılan şu hâllerde zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz, işlemişse de durur:

Hukukta bu iki kavramın sonuçları tamamen farklıdır. Karıştırılmaması gerekir:
Bu hâllerin ortadan kalkması hâlinde süre işlemeye başlar veya durmadan önce işlemeye başlamış süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Örneğin ev hizmetlerine yardımcı çalışanın alacağı bakımından çalıştığı süre boyunca zamanaşımı süresi işlemezken, işten ayrıldığında süre işlemeye başlayacaktır.
Ankara Borçlar Hukuku Avukatı, zamanaşımını durduran sebepler konusunda müvekkillerine hukuki danışmanlık sağlar. Avukat, müvekkiline zamanaşımını durduran sebeplerin var olup olmadığını belirler ve süreçle ilgili yasal gereklilikleri açıklar.

Zamanaşımı davalarında en sık karşılaşılan kafa karışıklığı, sürenin durması ve kesilmesi arasındaki farktır. Sürenin durması, durdurucu sebep ortadan kalkınca sürenin kaldığı yerden işlemeye devam etmesidir. Ancak sürenin kesilmesi durumunda süre baştan başlar.
Borçlunun borcu kabul etmesi, alacağın resmi yollarla talep edilmesi veya icra takibinin başlatılması, süreyi keserek tüm sürecin en baştan başlamasını sağlar. Özellikle ticari alacaklar ve iş hukuku davalarında, süreyi kesen bu eylemleri doğru zamanda ve hukuki formatta yapmak, hak kaybını önlemede hayati önem taşır.
Örnek: 5 yıllık zamanaşımına tabi bir alacakta, evlilik birliği devam ettiği için 3 yıl süre durmuşsa; boşanma kararı kesinleşince kalan 2 yıllık süre kaldığı yerden işlemeye başlar.
Zamanaşımı, hâkim tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınmaz. Borçlu tarafından defi olarak ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle:
Zamanaşımı definin doğru zamanda ve usulüne uygun ileri sürülmesi, dava sonucunu doğrudan belirleyebilir. Bu nedenle alacak davası açılmadan önce zamanaşımı durumunun mutlaka değerlendirilmesi gerekir.
Zamanaşımının durması, kural olarak yalnızca taraflar arasında etkili olup üçüncü kişileri etkilemez. Ancak bazı istisnai durumlarda etkisi genişleyebilir:
Zamanaşımını durduran sebeplerin pratikte en çok önem kazandığı durumlar şunlardır:
Soru: Eşler arasındaki borçlarda zamanaşımı işler mi?
Cevap: Hayır. Evlilik birliği devam ettiği sürece, eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı durur. Boşanma kararı kesinleştiğinde süre kaldığı yerden işlemeye başlar.
Soru: İcra takibi açmak zamanaşımını durdurur mu, keser mi?
Cevap: İcra takibi açmak zamanaşımını keser. Yani süre durmaz, sıfırlanır ve en baştan işlemeye başlar.
Soru: Zamanaşımı defini her zaman ileri sürebilir miyim?
Cevap: Hayır. Zamanaşımı definin en geç cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Sonradan ileri sürülmesi hâlinde mahkemece dikkate alınmayabilir.
Soru: Durdurucu sebep ortadan kalktığında süre baştan mı başlar?
Cevap: Hayır. Zamanaşımının durması hâlinde sebep ortadan kalkınca süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Sıfırlanma yalnızca kesilme durumunda söz konusudur.
Hukuki süreçte hak kaybına uğramamak adına, zamanaşımı ve durdurucu sebepler konusunda uzman görüş alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)