Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Boşanan kadının hakları, Türk Medeni Kanunu ve 6284 sayılı Kanun tarafından güvence altına alınan ve boşanma sürecinde kadının mağduriyetini önlemeyi amaçlayan hukuki düzenlemeler bütünüdür. Boşanma yalnızca evliliğin sonlanması değil; kadının ekonomik geleceğinin, barınma ihtiyacının ve çocuklarıyla ilişkisinin yeniden düzenlenmesi sürecidir.
Ankara Boşanma Avukatı olarak, kadın müvekkillerimizin en çok nafaka, tazminat, ziynet eşyaları ve velayet konularında hak kaybı yaşadığını görüyoruz. Özellikle şiddet mağduru kadınlar için alınacak 6284 sayılı koruma kararları ve evden uzaklaştırma tedbirleri hayati önem taşır. Haklarınızı baştan öğrenmek, sürecin ilk gününden itibaren güçlü konumda olmanızı sağlar. Boşanma süreci ne kadar erken ve doğru planlanırsa mali ve insani hakların korunması o kadar güçlü olur.
Boşanmanın mali boyutunun tamamı için boşanma davası hakları rehberi sayfamıza göz atabilirsiniz.

Boşanan kadının nafaka, tazminat, ziynet ve velayet hakları kanunla güvence altındadır (temsili görsel).
Kanun, kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesini önlemek için üç tür nafaka öngörür. Her biri farklı şartlara ve amaca tabidir:
Boşanma davası açılır açılmaz kadının ve çocukların geçimi için mahkemece bağlanan geçici nafakadır. Kusur aranmaz; kadının çalışıyor olması nafaka almasına engel değildir. Dava tarihinden itibaren işler; dilekçede talep edilmezse bağlanmaz. Tedbir nafakası şartları ve hesaplama hakkında bilgi alabilirsiniz.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kocasına göre daha az kusurlu olan kadına bağlanan süresiz nafakadır. Zina gibi ağır kusur halleri dışında genellikle bağlanır. Yargıtay'a göre asgari ücretle çalışmak kadını yoksulluktan kurtarmaz; boşanmayla refah düzeyi düşecekse çalışan kadın da yoksulluk nafakası alabilir. Yoksulluk nafakası şartları ve süresi sayfamıza bakabilirsiniz.
Velayeti anneye verilen çocuklar için babanın ödediği bakım ve eğitim katkısıdır. Kusur aranmaz; çocuğun menfaati esastır. Anne tam kusurlu olsa bile çocuk için bu nafakayı alma hakkı vardır. Çocuk 18 yaşını doldurunca eğitim devam ediyorsa yardım nafakasına dönüşebilir. İştirak nafakası şartları ve süresi sayfamıza göz atabilirsiniz.
Boşanmada daha az kusurlu olan kadın şu tazminatları talep edebilir:
Önemli uyarı: Tazminat talebi dilekçeye yazılmadığı takdirde mahkeme re'sen hükmedemez. Bu taleplerin ilk dilekçede açıkça yer alması zorunludur. Boşanma davasından sonra ayrı bir tazminat davası açmak hak kaybına yol açabilir.
2002 sonrası evliliklerde edinilen mallar (ev, araba, birikim, şirket hissesi) yarı yarıya paylaşılır. Kadın, tapu kocasının üzerinde olsa bile bu malların yarısını katılma alacağı hakkıyla talep edebilir. Mal paylaşımı davası boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl içinde açılabilir. Ancak malların değer kaybı ve delil riski nedeniyle mümkün olan en kısa sürede açılması önerilir. Boşanma davası süresince malvarlıkları üzerinde ihtiyati tedbir talep edilmesi de kritik önem taşır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre düğünde takılan altınlar ve paralar kadına aittir. Koca bu altınları borç ödemek veya ev almak için bozdurmuş olsa dahi boşanmada kadına iade etmek zorundadır. Ziynet eşyasının iadesi veya bedeli boşanma davasında ayrıca talep edilmelidir.
Velayet konusunda ana kriter "çocuğun üstün yararı"dır. Küçük yaştaki çocukların (özellikle 0–7 yaş) anne bakımına muhtaç olduğu kabul edilir ve velayet genellikle anneye verilir. Ancak bu bir kural değil, bir eğilimdir; mahkeme gelir durumu, yaşam koşulları, çocuğun yaşı ve SED raporunu birlikte değerlendirir. Geliri olmayan annenin de velayet hakkı tam anlamıyla korunmaktadır. Geliri olmayan annenin velayet hakkı hakkında bilgi alabilirsiniz.
Kadın boşanınca kural olarak kızlık soyadına döner. Ancak kocasının soyadını kullanmakta menfaati varsa (örneğin iş hayatında tanınırlık) ve bu durum kocaya zarar vermiyorsa, hakimden izin alarak boşandığı eşinin soyadını kullanmaya devam edebilir.
Aile içi şiddet yaşayan kadınlar için 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında aşağıdaki tedbirler derhal alınabilir:
Başvuru yeri: En yakın Aile Mahkemesi, Cumhuriyet Savcılığı veya polis merkezi. Acil durumlarda 183 ALO Şiddet Önleme Hattı ve 155 Polis İmdat aranabilir.
Hak kaybını önlemek için boşanma davasında kadınların sıkça düştüğü hatalar ve bunlardan nasıl kaçınılacağı:
Boşanma sürecinde yapılan yaygın hatalar için boşanmada yapılan hatalar sayfamıza bakabilirsiniz.
Evet. 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet uygulayan eş hakkında derhal 1 aydan 6 aya kadar evden uzaklaştırma kararı alınabilir. Bu karar için darp raporu şart değildir; beyanınız tek başına yeterlidir.
Hayır. Şiddet, hakaret veya can güvenliğini tehdit eden davranışlar nedeniyle evi terk etmek hakkınızdır. Bu durum sizi kusurlu yapmaz; aksine haklı olduğunuzu gösterir. Tazminat ve nafaka haklarınız devam eder.
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre asgari ücretle çalışmak kadını yoksulluktan kurtarmaz. Boşanmayla refah düzeyiniz düşecekse çalışıyor olsanız da yoksulluk nafakası alabilirsiniz.
Ziynet eşyalarının aynen iadesi veya bedelinin ödenmesini boşanma davasında talep edebilirsiniz. Yargıtay'a göre ziynet eşyası kadına aittir; koca borç için de bozdurup harcamış olsa iade etmek zorundadır.
Evet. 2002 sonrasında evlilik süresince edinilmiş mallar yasal mal rejimine tabidir. Tapu karşı eşe ait olsa bile o dönemde kazanılmış bir mal söz konusuysa katılma alacağı hakkınız doğar. Edinilmiş mallara katılma rejimi sayfamızda ayrıntıları bulabilirsiniz.
Nafaka, tazminat, velayet ve ziynet eşyası davalarında hak kaybı yaşamamak için uzman Ankara Boşanma Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)