Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Vasilik, velayet altında bulunmayan küçüklerin veya çeşitli nedenlerle (akıl hastalığı, yaşlılık, savurganlık vb.) kendi işlerini göremeyecek durumda olan ergin kişilerin (kısıtlıların) haklarının korunması ve mallarının yönetilmesi için mahkeme tarafından atanan yasal temsilcilik kurumudur (TMK m. 396). Vasi; kısıtlının malvarlığını yönetir, hukuki işlemlerde onu temsil eder ve bakımını gözetir. Velayet ile vasilik arasındaki temel fark; velayet anne-baba tarafından kullanılırken vasilik mahkemece atanan bir kişi tarafından kullanılır ve her iki kurumda da temsil edilen kişinin üstün yararı esastır.
Ankara Medeni Hukuk Avukatı olarak vasilik davalarının hassasiyetini ve teknik detaylarını (sağlık kurulu raporu, hesap verme yükümlülüğü, izin alınması gereken işlemler) yakından takip ediyoruz. Vasi atanması kişinin ehliyetini sınırlayan ciddi bir karar olduğundan mahkemeler sıkı inceleme yapar; her aşamada hukuki destek almanız süreci hem hızlandırır hem de hataları önler.
Velayet ve kısıtlılık konularının bağlantılı olduğu aile hukuku için velayet davası ve şartları sayfamıza göz atabilirsiniz.

Vasilik, kısıtlının haklarını korumak için mahkemece atanan ve denetlenen yasal temsilciliktir (temsili görsel).
Türk Medeni Kanunu'na göre vasi atanmasını gerektiren dört temel sebep şunlardır:
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini göremeyen ya da korunması gereken kişiler kısıtlanır. Bu durum için tam teşekküllü hastaneden Sağlık Kurulu Raporu alınması zorunludur. Tek bir doktordan alınan rapor mahkemece yeterli sayılmaz; resmi sağlık kurulunca hazırlanmış rapor şarttır.
Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini ya da ailesini darlığa düşüren kişiler kısıtlanabilir. Bu kategoride kısıtlanma için kişinin bağımlılığı veya savurganlığı somut belgelerle mahkemeye kanıtlanmalıdır.
Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm edilen her ergin kısıtlanır ve cezası süresince kendisine vasi atanır. Bu kategori zorunlu kısıtlamadır; mahkeme kişinin iradesi olmaksızın re'sen hareket eder. Ceza mahkûmiyetinin infazı tamamlandığında vesayet kendiliğinden sona ermez; mahkemeden ayrıca kaldırılması istenmelidir.
Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin kişi, kendi isteğiyle kısıtlanmayı talep edebilir. Bu durum kişiye özel bir koruma mekanizmasıdır; kişinin hakları daha güvenceli biçimde korunur. İstek üzerine kısıtlama en fazla kötüye kullanma riskini taşıdığından mahkeme talep sahibinin gerçekten bu korumaya ihtiyaç duyup duymadığını titizlikle araştırır.
Vasilik davası çekişmesiz yargı işidir ve aşağıdaki usullerle yürütülür:
Vasi atama kararı nüfus müdürlüğüne bildirilir; kısıtlının nüfus kaydına "kısıtlı" şerhi düşülür.
.jpg)
Vasi, her yıl mahkemeye hesap raporu sunmak ve önemli işlemlerde izin almak zorundadır (temsili görsel).
Vasi olmak yalnızca bir "unvan" değil; ciddi hukuki sorumluluklar gerektiren bir görevdir. Vasinin yükümlülükleri üç ana başlık altında toplanır:
Vasi göreve başlarken kısıtlının tüm malvarlığının envanterini mahkemeye bildirir. Her yıl düzenli olarak hesap raporu hazırlayarak Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunmak zorundadır. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen vasi azledilir ve tazminat sorumluluğuyla karşılaşabilir. Kısıtlının malvarlığını kişisel çıkarı için kullanan vasi aynı zamanda zimmet veya güveni kötüye kullanma gibi suçlardan cezai sorumlulukla da karşılaşabilir. Hesap raporunun doğru hazırlanması, kısıtlı adına yönetilen malvarlığının korunması açısından en kritik adımdır; teknik bir avukatlık hizmetidir. Benzer hukuki süreç yönetimi için avukatın stratejik rolü sayfamıza bakabilirsiniz.
Vasi her işlemi re'sen yapamaz. Özellikle aşağıdaki işlemler için Sulh Hukuk Mahkemesi'nden önceden izin almak zorunludur:
Vasi; kısıtlı adına kefil olamaz, vakıf kuramaz, önemli bağışlarda bulunamaz ve kısıtlının miras bırakması sonucunu doğuran hiçbir işlem yapamaz. Bu yasaklar mahkeme izniyle dahi aşılamaz. Ayrıca vasi ile kısıtlı arasında çıkar çatışması yaratan işlemler de yasaktır; örneğin vasi kendi adına kısıtlıdan bir mal satın alamaz. Bu kuralların ihlali işlemin kesin hükümsüzlüğüne yol açar ve vasi tazminat yükümlülüğüyle karşı karşıya kalır.
Mahkeme vasi atarken kişinin güvenilirliğini ve kısıtlının çıkarlarıyla çatışıp çatışmadığını titizlikle değerlendirir:
Sulh Hukuk Mahkemesi vasinin her işlemini denetler. Yıllık hesap raporlarına ek olarak, herhangi bir şikâyet veya re'sen harekete geçme durumunda mahkeme denetim yapabilir. Boşanma davasında eşin kısıtlı olması durumunda, boşanma kararının da vasinin izniyle ve mahkeme denetiminde gerçekleşmesi gerekir; bu konuda boşanma davası hakları rehberi sayfamıza başvurabilirsiniz. Vasinin görevini kötüye kullandığı saptanırsa azledilir ve kısıtlının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü tutulur. Vesayet kararlarına itiraz için vesayet nedenleri ve şartları sayfamıza bakabilirsiniz.
Kendisi de kısıtlı olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, haysiyetsiz hayat sürenler ve menfaati kısıtlıyla çatışanlar vasi olamaz. Mahkeme bu değerlendirmeyi re'sen yapar.
Evet. Vasi, kısıtlının malvarlığından karşılanmak üzere emeğinin karşılığı olarak mahkemenin takdir edeceği bir ücreti isteyebilir (TMK m. 457). Ücret miktarını mahkeme, vasinin yaptığı işlerin niteliğine ve kısıtlının malvarlığına göre belirler.
Kısıtlılığın sebebi ortadan kalkarsa (iyileşme, hapis cezasının sona ermesi vb.) mahkeme kararıyla vesayet sona erer. Ayrıca vasinin ölümü, istifası veya azledilmesiyle vasilik görevi biter; bu durumda mahkeme yeni bir vasi atar. Vasilikle bağlantılı boşanma hususları için boşanma davaları ve süreci sayfamıza bakabilirsiniz.
Önce tam teşekküllü bir devlet hastanesinin sağlık kurulundan kısıtlılık raporu alınır. Ardından kişinin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne dilekçeyle başvurulur; mahkeme raporu değerlendirerek kısıtlama ve vasi tayinine karar verir. Dava süresi ortalama 3–6 aydır. Hukuki süreçlerde yapılan hatalar sayfamızda genel uyarılar yer almaktadır.
Taşınmaz satışı için mahkemeden önceden izin alınması zorunludur. İzinsiz yapılan satış işlemi geçersizdir ve vasi hukuki sorumlulukla karşılaşır. İzin sonrası gerçekleştirilen satışta bedel kısıtlı adına açılan hesaba yatırılır. Mal yönetimi ve hakları konusunda da bilgi alabilirsiniz.
Dava açmak, vasi değişikliği talep etmek ve hesap raporlarını hazırlamak için uzman Ankara Medeni Hukuk Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)