Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
İş sözleşmesinde değişiklik, işveren ve çalışan arasındaki anlaşmayı etkileyen önemli bir süreçtir. İşveren ekonomik nedenler veya işin gereklilikleri dogrultusunda iş sözleşmesinde değişiklik yapma ihtiyacı hissedebilir. Bu değişiklikler işin niteliği, çalışma saatleri, görev yeri veya ücret gibi unsurları kapsayabilir.
Ancak işveren bu değişiklikleri keyfi olarak yapamaz. İş Kanunu'nun 22. maddesi "çalışma koşullarında esaslı değişiklik" yapılmasını sıkı şekil şartlarına baglamıştır. Yapılacak her esaslı değişiklik yazılı olarak teklif edilmeli ve işçinin yazılı onayı alınmalıdır. Anlaşmazlık durumunda iş sözleşmesindeki değişiklikler yargıya taşınabilir; bu süreçte yargısal süreçte avukat desteği belirleyici rol oynamaktadır.
İş sözleşmesindeki her değişiklik esaslı değildir. İşverenin yönetim hakkı kapsamında kalan küçük değişiklikler (örnegin aynı binada oda değişikliği, masa yerinin değiştirilmesi) işçinin onayına tabi değildir. Ancak işçinin durumunu agırlaştıran şu hâller esaslı değişiklik sayılır:
Bu tür değişiklikler işçi aleyhine oldugundan yazılı rıza şartına baglidir. Yazılı onay alınmadan yapılan esaslı değişiklik işçiye baglayıcı olmaz.
İşverenin yönetim hakkı işyeri düzenine ilişkin tek taraflı talimat verme yetkisini kapsar; ancak bu yetki işçinin sözleşmeden doğan temel koşullarını değiştirme hakkı tanımaz. Örnegin işyeri içinde bölüm değişikliği yönetim hakkı kapsamında kalırken farklı bir şehire nakil esaslı değişiklik sayılmaktadır. Yargıtay, bu ayrımı her somut olayın koşullarına göre degerlendirmektedir.
İşveren yapmak istediği esaslı değişikliği işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. İşçi bu değişikliği kabul edip etmedigini 6 iş günü içinde yazılı olarak işverene bildirmelidir. Bu süre içinde işçi sessiz kalırsa (susma) değişikliği reddetmiş sayılır. Yani kanun susma yoluyla kabul ilkesini değil, susma yoluyla ret ilkesini benimsemiştir.
İşçi değişikliği kabul etmezse işveren ya eski şartlarda işçiyi çalıştırmaya devam eder ya da değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını (ekonomik kriz, yeniden yapılanma vb.) belirterek iş sözleşmesini feshedebilir. Bu durumda işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır. Ayrıca işçi feshin geçersizligi iddiasıyla işe iade davası açabilir.
İş güvencesi kapsamındaki işçiler için işveren feshi son çare olmalıdır. Yargıtay, işverenin değişiklik teklifini reddeden işçiyi derhal işten çıkarmak yerine daha önce başka önlemleri (çalışma saatini düzenleme, ücretsiz izin vb.) deneyip denemedigini araştırmaktadır. Bu ilkenin göz ardı edilmesi feshi geçersiz kılabilir.
İş sözleşmesinde işveren birtakım değişiklikler yapmayı saklı tutmuş olabilir. Örnegin "İşveren işçiyi dilediği şubede çalıştırabilir" gibi bir madde yer alabilir. Ancak Yargıtay içtihatlarına göre bu saklı kayıtların geçerliliği sınırsız değildir:
Özellikle uzak şehire nakil veya gece vardiyasına geçiş gibi uygulamalar zaman zaman işçiyi istifaya zorlamak için araç olarak kullanılmaktadır. Mahkemeler bu tür durumları muvazaa veya kötü niyet kapsamında degerlendirmekte; işçiye kötü niyet tazminatı (ihbar tazminatının 3 katı) hükmedebilmektedir. Bu nedenle değişikliğin niyetin ve baglamının hukuki açıdan dikkatli degerlendirimi büyük önem taşır.
İş sözleşmesi değişiklikleri sonucu ortaya çıkan anlaşmazlıklar İş Mahkemelerinde dava konusu olmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecine tabidir. İşçi, değişikliği kabul etmediği için işten çıkarılırsa veya kendisi haklı nedenle fesih yaparsa öncelikle arabulucuya başvurmalıdır.
Arabuluculukta anlaşılamaması hâlinde son tutanaktan itibaren 2 hafta içinde geçerli nedenle fesih ve işe iade davası iş mahkemesinde açılabilir. Özellikle İş Kanunu'nun 22. maddesi kaynaklı uyuşmazlıklarda işverenin feshinin son çare ilkesine uygunlugunu denetlemek ve işçinin haklarını dogru savunmak deneyim gerektiren teknik bir süreçtir.
Hayır. Farklı şehire nakil esaslı değişiklik sayılır. İşveren bu talebi yazılı olarak bildirmek zorundadır; size 6 iş günü yanıt süresi tanınır. Kabul etmezseniz işveren ya nakli iptal eder ya da geçerli nedenle fesih yapabilir. Fesih hâlinde kıdem ve ihbar tazminatınıza hak kazanırsınız.
Kanun susma yoluyla ret ilkesini benimsemistir. 6 iş günü içinde yanıt vermezseniz değişikliği reddetmiş sayılırsınız. Bu nedenle değişiklik bildirimini aldıgınızda, kabulü içeren herhangi bir belge imzalamamanız büyük önem taşır.
Evet. Sözleşmedeki saklı değişiklik kaydı sınırsız bir yetki tanımaz. İşveren bu yetkiyi iyiniyetle ve makul biçimde kullanmak zorundadır. Nakil kararı sizi istifaya zorlamaya ya da cezalandırmaya yönelikse mahkeme bu değişikliği geçersiz sayabilir.
Ücret indirimi en tipik esaslı değişiklik örneklerinden biridir. Yazılı teklifi aldıktan sonra 6 iş günü içinde yazılı olarak reddetmeniz gerekir. Reddinize ragmen işveren daha düşük ücret ödemeye başlarsa, haklı nedenle fesih hakkınız dogabilir ve kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz.
Yazılı kabul beyanı verildikten sonra tek taraflı geri alma mümkün değildir. Ancak değişiklik kabulü baskı, aldatma veya hata sonucu verilmişse irade sakatlığı gerekçesiyle hukuki yola başvurulabilir. Bu konuda bir iş hukuku avukatından destek almanız önerilir.
Hak kaybına ugramamak için İş Kanunu kapsamındaki haklarınızı ögrenin; uzman Ankara İş Hukuku Avukatı kadromuzdan profesyonel destek alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına ugramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)