Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Derhal fesih hakkını kullanma süresi, işçi veya işverenin "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller" (İşK m. 24/II ve 25/II) nedeniyle iş sözleşmesini feshedebilmesi için kanunun tanıdığı hak düşürücü süredir. İş Kanunu'nun 26. maddesi, bu hakkın kullanımını çok sıkı bir takvime bağlamıştır.
Ankara İş Hukuku Avukatı olarak en sık karşılaştığımız trajedi, işçinin (veya işverenin) tamamen haklı olduğu bir durumda yalnızca bu 6 iş günü süresini kaçırdığı için davasını kaybetmesidir. Bu rehberde sürenin nasıl hesaplandığını, ne zaman başladığını, istisnalarını ve süre kaçırılması halinde ortaya çıkan hukuki sonuçları ayrıntılı biçimde ele aldık.
Kanun koyucu, fesih yetkisinin kullanımını iki ayrı süreyle sınırlandırmıştır. Bu iki süre birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki ayrı kısıtlamadır; her ikisi de eş zamanlı işler:
Taraflardan biri, diğer tarafın ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışını (hakaret, hırsızlık, mobbing vb.) öğrendiği günden itibaren 6 iş günü içinde fesih hakkını kullanmak zorundadır. Bu süre hak düşürücüdür; hâkim re'sen dikkate alır ve taraflarca uzatılamaz ya da kısaltılamaz.
Olayın üzerinden 1 yıl geçtikten sonra, taraf olayı yeni öğrenmiş olsa bile fesih hakkı kullanılamaz. Ancak işçinin olaydan maddi çıkar sağladığı durumlarda (örneğin zimmetine para geçirmesi) 1 yıllık süre işlemez.
Sürenin başlangıcı "öğrenme" olgusuna dayanır. Ancak öğrenme yalnızca dedikodu duymak değildir; hukuki anlamda öğrenme, olayın yeterli açıklık ve kesinlikte bilinmesi anlamına gelir:
Eğer işçi veya işveren 6 iş günü içinde fesih hakkını kullanmazsa:
Süre kaçırıldıktan sonra aynı işçinin farklı bir davranışı yeni bir haklı fesih sebebi oluşturabilir; ancak eski olaya dayanmak artık mümkün değildir. Bu nedenle öğrenme tarihinin titizlikle belgelenmesi ve avukata derhal danışılması hayati önem taşır. Haklı nedenle fesih ve kıdem tazminatı konusunda kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İspat açısından fesih bildirimi mutlaka noter aracılığıyla ihtarname gönderilerek yapılmalıdır. İhtarnamenin çekildiği tarih, fesih iradesinin açıklandığı tarih olarak kabul edilir. Sözlü yapılan fesih bildirimlerinde tarih ispatı güçleştiğinden mahkemede ciddi risk oluşturur.
İhtarnamede şu unsurların bulunması zorunludur: fesih gerekçesinin açık biçimde yazılması, haklı nedenin hangi kanun maddesine dayandığının belirtilmesi ve fesih iradesinin kesin ve açık olması. "İstifa ediyorum" gibi belirsiz ifadeler haklı fesih yerine istifa olarak değerlendirilir ve kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırır. İş sözleşmesinin feshinde usul hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Hayır. Ücret ödenmemesi "anlık" değil, "devam eden" bir ihlaldir. Maaşınız ödenmediği sürece (her ay) fesih hakkınız devam eder, 6 gün kuralına takılmazsınız.
Pazar günleri ve resmi tatiller iş gününe dahil değildir. Cumartesi günü ise işyerinde çalışılsın ya da çalışılmasın kural olarak iş gününden sayılır. Örneğin Pazartesi öğrenilen bir olayda 6 iş günü, takip eden Pazartesi günü sona erer (aradaki Pazar ve resmi tatil düşülür).
Soruşturma gerektiren durumlarda süre, müfettiş veya disiplin kurulu raporunun feshe yetkili makama (genel müdür, yönetim kurulu vb.) sunulduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Alt yöneticilerin veya insan kaynakları biriminin bilgisi süreyi başlatmaz.
Evet. Yeni gerçekleşen her ihlal bağımsız bir haklı fesih sebebi oluşturur ve 6 günlük süre yeniden başlar. Ancak eski olaya artık dayanılamaz. Yeni ihlalin ayrı tutanakla tespit edilmesi ve sürenin kaçırılmaması kritik önem taşır.
6 iş günlük süre kaçırıldıktan sonra madde 25/II'ye dayanan tazminatsız fesih hakkı düşer. Bu durumda yapılan fesih haksız feshe dönüşür; işçi kıdem ve ihbar tazminatını faiziyle talep edebilir. İş güvencesi kapsamındaki işçiler ayrıca işe iade davası açabilir.
Evet. İşçinin zimmet gibi maddi çıkar sağladığı hallerde 1 yıllık üst sınır uygulanmaz; bu durum kanunun açık istisnasıdır. Ancak haklı fesih hakkını yalnızca disiplin yaptırımı için değil, ceza davası ile birlikte kullanmak da mümkün olduğundan mutlaka avukattan hukuki destek alınması önerilir.
İşten çıkarma veya istifa kararınızda 6 günlük hak düşürücü süreyi doğru hesaplamak için uzman Ankara İşçi Avukatı kadromuzla hemen iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)