Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Fatura Alacağı, ticari hayatın en temel finansal döngüsünü oluşturur. Ankara, özellikle Ostim ve İvedik gibi sanayi bölgeleriyle yoğun bir mal ve hizmet ticaretine ev sahipliği yapmaktadır. İşletmelerin nakit akışını bozan en büyük sorun, kesilen faturaların vadesinde ödenmemesidir. Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK), faturayı sadece vergisel bir belge olarak değil, aynı zamanda güçlü bir ispat aracı olarak düzenlemiştir.
Ancak faturanın tek başına borcu ispat etmeye yetmediği durumlar vardır. Karşı tarafın faturaya itiraz etmesi, malın teslim edilmediğini iddia etmesi veya ticari defterlerin uyumsuz olması, tahsilatı imkânsız hâle getirebilir. Bu rehberde fatura alacağının hukuki niteliğini, 8 günlük itiraz süresinin hayati önemini, açık/kapalı fatura ayrımını ve tahsilat için izlenmesi gereken yolları ayrıntılı olarak ele aldık.
Ödenmeyen fatura alacaklarının tahsilinde zaman son derece kritiktir. Sürelerin kaçırılması, haksız itirazlara sessiz kalınması veya icra takibinde yanlış usul seçilmesi halinde alacağın tahsili güçleşebilir. Bu nedenle Ankara ticaret avukatı desteğiyle sürecin başından itibaren doğru yönetilmesi önerilmektedir.
Fatura, satılan emtia (mal) veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere düzenlenen ticari vesikadır (VUK m. 229). Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmelidir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır ve hem vergisel hem de hukuki açıdan sorun yaratır.
Kanunlarda açıkça yazmasa da ticari örf, adet ve Yargıtay içtihatlarına göre faturanın şekli, ödemenin yapılıp yapılmadığına karine teşkil eder:
Bu nedenle ödeme almadığınız bir faturayı yanlışlıkla "kapalı" (alta imza atarak) düzenlerseniz, alacağınızı tahsil etmeniz hukuken çok zorlaşır; ispat yükü yer değiştirir.
Günümüzde zorunlu hâle gelen e-fatura ve e-arşiv uygulamaları, faturanın karşı tarafa tebliğ edilip edilmediğine dair önemli bir kolaylık sağlar. GİB sistemi üzerinden gönderilen e-faturalar, alıcının sistemine düştüğü an tebliğ edilmiş sayılır ve 8 günlük itiraz süresi o anda işlemeye başlar. Fiziksel faturaların aksine alıcının "almadım" demesi mümkün değildir. Bununla birlikte e-faturaya itiraz da aynı şekilde yazılı ve ispat edilebilir biçimde yapılmalıdır.
Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 21/2 uyarınca; bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğine itiraz etmezse, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu kural, ticari ilişkilerde belge güvenliğini sağlamak amacıyla getirilmiştir.
İtirazın geçerli olabilmesi ve ispat kolaylığı açısından şu yöntemler önerilir:
Bir alacak davasında faturaya dayanan taraf (alacaklı), şu iki hususu ispatlamakla yükümlüdür:
Borçlunun 8 gün içinde itiraz etmemesi, borcun varlığını kabul ettiği anlamına gelir. Ancak bu karine çürütülebilir bir karinedir; borçlu aşağıdaki savunmaları yine de ileri sürebilir. Bununla birlikte ispat yükü artık borçlunun üzerindedir:
Ödenmeyen faturalar için alacaklının izleyebileceği üç ana hukuki yol vardır. Hangi yolun seçileceği, faturaya itiraz edilip edilmediğine ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğine göre değişir.
Alacaklı, elindeki faturaya dayanarak doğrudan icra dairesinde ilamsız icra takibi başlatır. Borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu yolun avantajı hızlı ve masrafsız olmasıdır; ancak borçlunun itirazı hâlinde takip durur ve dava yoluna gidilmesi gerekir.
Borçlunun 7 gün içinde takibe itiraz etmesi hâlinde takip durur. Bu durumda alacaklı, itirazın haksız olduğunu ispatlamak için Ticaret Mahkemesi'nde dava açmak zorundadır. Ancak ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Arabulucuda anlaşma sağlanamazsa son tutanak alınarak dava açılır. Tahkim ve arabuluculuk süreçlerinde uzman destek alınması hak kaybını önler.
İtirazın İptali davasında, borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilirse ve alacak "likit" (belirlenebilir) ise, mahkeme borçluyu asıl alacağın %20'si oranında İcra İnkâr Tazminatı ödemeye mahkûm eder. Bu, borçluyu haksız itirazdan caydırmak için önemli bir yaptırımdır. Benzer şekilde alacaklı haksız çıkarsa borçlu lehine de tazminata hükmedilebilir.
Alacaklı, icra yoluna gitmeden doğrudan ticaret mahkemesinde alacak davası da açabilir. Bu yol özellikle alacak miktarının tartışmalı olduğu, faturanın kısmi itirazla karşılaştığı veya karşı davalar söz konusu olduğunda tercih edilir. Dava kazanıldığında elde edilen ilamlı icra takibi başlatılabilir; bu durumda borçlunun itiraz imkânı son derece sınırlı kalır.
Ticari davalarda faturanın en büyük destekçisi ticari defterlerdir (yevmiye defteri, kebir vb.). Yargıtay, defterlerin uyumuna büyük önem vermektedir.
Fatura alacaklarında en sık yaşanan sorun, malın teslim edilip edilmediğinin ispatıdır. Borçlunun imzasını taşıyan sevk irsaliyesi bu konuda en güçlü delildir. İrsaliyenin bulunmaması durumunda iş emirleri, taşıma belgeleri, e-posta yazışmaları ve çalışan ifadeleri birlikte değerlendirilerek mahkeme vicdanî kanaatine göre karar verir. Özellikle seri üretim veya sürekli teslimat ilişkilerinde her sevkiyat için ayrı imzalı irsaliye alınması büyük önem taşır.
Kural olarak faturanın içeriğini (bedeli, miktarı) kabul etmiş sayılırsınız. Ancak malın hiç teslim edilmediğini veya faturanın temelden yoksun olduğunu ispatlayabilirseniz (örneğin aralarında yazılı sözleşme yoksa) borçtan kurtulabilirsiniz.
Evet. HMK uyarınca WhatsApp, e-posta ve SMS yazışmaları "delil başlangıcı" sayılır ve ticari ilişkinin varlığını ispatta hâkimi ikna edici rol oynar. Fatura miktarını, teslim tarihini veya ödeme vadesini teyit eden mesajlar özellikle değerlidir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve vade tarihi yoksa alacaklının borçluya noter ihtarnamesi göndererek temerrüde düşürdüğü tarihten itibaren ticari faiz işler. Fatura tarihi tek başına faizi başlatmaz. Ancak fatura üzerinde açıkça belirtilmiş bir vade tarihi varsa, o tarihten itibaren temerrüt gerçekleşmiş sayılabilir.
Ticari fatura alacaklarında genel zamanaşımı süresi TBK'ya göre 10 yıldır. Ancak bazı özel ticari ilişkilerde (taşıma, imalat, sürekli hizmet vb.) 5 yıllık kısa zamanaşımı uygulanabilir. Bu sürelerin doğru tespiti için Ankara ticaret avukatına danışılması önerilir.
Birçok küçük fatura alacağının bir arada olduğu durumlarda toplu icra takibi açmak mümkündür. Ayrıca Ankara icra avukatı aracılığıyla başlatılan takiplerde yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kural olarak karşı tarafa yüklenir.
Ödenmeyen faturalar, itirazın iptali davaları ve icra takibi süreçlerinde şirketinizin nakit akışını korumak için uzman Ankara Ticaret Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)