Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Vesayet nedenleri, bir kişinin kendi işlerini göremeyecek durumda olması veya malvarlığını kötü yöneterek kendisini ya da ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesi yaratması halinde, mahkeme kararıyla kısıtlanarak kendisine yasal temsilci (vasi) atanmasını gerektiren hukuki sebeplerdir. Türk Medeni Kanunu bu sebepleri sınırlı sayıda düzenlemiştir; kanunda sayılmayan gerekçelerle kısıtlama kararı verilemez.
Ankara Medeni Hukuk Avukatı olarak vesayet davalarında en kritik aşamanın Sağlık Kurulu Raporu olduğunu vurguluyoruz. Vesayet, kişinin ehliyetini sınırlayan en ağır hukuki tedbirdir; bu nedenle mahkemeler son derece titiz inceleme yapar ve kısıtlıyı mutlaka dinler. Türk hukukunda vesayet kararı verilebilmesi için TMK'da sayılan sebeplerin mahkemece ispatlanması zorunludur; başka gerekçelerle kısıtlama yapılmaz.
Vasilik görevinin kapsamı ve sorumlulukları için vasilik davası ve şartları sayfamıza göz atabilirsiniz.
.jpg)
Vesayet kararı için TMK'da sayılan sebeplerden birinin mahkemece sabit bulunması zorunludur (temsili görsel).
En sık karşılaşılan vesayet nedenidir. Akıl hastalığı veya zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.
Bu sebebe dayanarak vasi atanabilmesi için tam teşekküllü bir devlet hastanesinden (veya Adli Tıp Kurumu'ndan) alınacak Sağlık Kurulu Raporu zorunludur. Tek bir doktordan alınan rapor yeterli sayılmaz; kurul kararı şarttır. Hakim, raporu görmeden kısıtlama kararı veremez.
Kişinin akıl sağlığı yerinde olsa bile, bazı davranışları nedeniyle kendisini veya ailesini darlığa düşürme tehlikesi varsa kısıtlanabilir. Bu kategoride hakim kısıtlanacak kişiyi mutlaka dinlemek zorundadır.
Önemli uyarı: Bu kategoride kısıtlama kararı çok daha zordur; soyut iddialar yeterli değildir. Mahkeme menfaatlerin gerçekten tehlikeye girip girmediğini somut kanıtlarla araştırır. Örneğin süregelen banka borçları, haciz kayıtları veya belirli bir dönem içindeki olağandışı taşınmaz devirleri bu kapsamda değerlendirilebilir.

Hapis cezası vesayetinde cezanın sona ermesiyle vesayet kendiliğinden kalkar; ayrı mahkeme kararı gerekmez (temsili görsel).
Bir yıl veya daha uzun süreli hapis cezasına mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Bu kategoride kısıtlama zorunludur; mahkemenin takdir yetkisi yoktur. Süreç şöyle işler:
Yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden ergin kişi kendi isteğiyle kısıtlanmayı talep edebilir. Hakim kişinin beyanını esas alır. Bu yol özellikle ileri yaştaki kişilerin malvarlığını güvence altına almak ve üçüncü kişilerin sömürüsünden korunmak için başvurdukları etkili bir araçtır. İstek üzerine kısıtlama, kişi ileride tamamen ehliyetsiz hale gelmeden önce gönüllü olarak başvurarak malvarlığını güvenceye alma imkanı tanır. Edinilmiş malların korunması için edinilmiş mallara katılma rejimi sayfamıza da bakabilirsiniz.
Kısıtlama kararının kesinleşmesiyle birlikte kişinin hukuki durumunda köklü değişiklikler yaşanır:
Kısıtlı kişinin evlenmesi ve aile hukukundaki hakları için boşanma davaları ve süreci sayfamıza bakabilirsiniz.
Kısıtlı kişinin evlenebilmesi için vasinin yazılı izni gerekir. Vasi makul sebep olmaksızın izin vermiyorsa kısıtlı sulh hukuk mahkemesine başvurarak evlenme izni talep edebilir. Mahkeme küçüğün veya kısıtlının menfaatini gözetir. Erken erginlik ve evlenme izni konusunda da bilgi alabilirsiniz.
Vasi, kısıtlının taşınmazlarını satmak için Sulh Hukuk Mahkemesi'nden önceden satışa izin kararı almak zorundadır. Satış mahkeme gözetiminde ihale usulüyle yapılır; izinsiz satış kesinlikle geçersizdir. Vasinin yetki ve sorumlulukları konusunda ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kısıtlılık sebebi ortadan kalktığında ilgili kişinin veya vasinin talebiyle mahkeme kararıyla vesayet sona erer. Akıl hastalığında iyileşmeyi gösteren yeni sağlık kurulu raporu şarttır. Hapis cezası sona erdiğinde vesayet kendiliğinden kalkar.
Evet. Kısıtlama kararına karşı ilgili kişi veya yakınları istinaf yoluna başvurabilir. Ayrıca kısıtlılık sebepleri ortadan kalkmışsa mahkemeden vesayetin kaldırılması talep edilebilir; her iki halde de avukat desteği süreci çok daha hızlı sonuçlandırır. Hukuki süreçlerde yapılan hatalar sayfamızda genel itiraz uyarıları yer almaktadır.
Evet. Yakın akraba, eş, komşu veya herhangi bir ilgili kişi durumu Sulh Hukuk Mahkemesi'ne bildirebilir; hakim re'sen de harekete geçebilir. Uzaktan başvurularda noterde düzenlenen vekaletname ile avukat aracılığıyla dava yürütülebilir. Hukuki rehber sayfamıza da göz atabilirsiniz.
Vesayet ve velayet kavramları sıkça karıştırılmaktadır. Her ikisi de koruma amaçlı yasal temsiliyet kurumlarıdır; ancak kapsamları ve işleyişleri farklıdır:
| Kriter | Velayet | Vesayet |
|---|---|---|
| Kişi | 18 yaş altı küçükler | Erginler (kısıtlananlar) |
| Temsilci | Anne-baba (veli) | Mahkemece atanan vasi |
| Dayanak | Yaş (18 altı olmak) | TMK'daki özel sebepler |
| Sona ermesi | 18 yaş / erginlik kararı | Sebebin ortadan kalkması |
Velayet hakkı ve küçüklerin korunması konusunda velayet davası ve şartları sayfamıza bakabilirsiniz.
Vesayet altına alma, vasi değişikliği ve kısıtlılık kararının kaldırılması süreçlerinde uzman Ankara Medeni Hukuk Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)