Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Fesih bildirimine itiraz, iş güvencesi kapsamında çalışan bir işçinin işveren tarafından iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan veya usulüne aykırı olarak (örneğin savunma alınmadan) feshedilmesi durumunda başvurduğu hukuki yoldur. Bu süreç, işçinin işe iade davası açarak işine geri dönmesini veya işe başlatmama tazminatı almasını sağlar.
Ankara İş Hukuku Avukatı olarak, fesih bildirimine itiraz sürecinde en kritik noktanın 1 aylık hak düşürücü süre olduğunu vurgulamak isteriz. Bu süre içinde arabulucuya başvurmayan işçi, ne kadar haklı olursa olsun işe iade hakkını kaybeder. Bu rehberde itiraz sürecini, ispat yükünü, kazanılması halinde alınacak tazminatları ve sık yapılan hataları ayrıntılı biçimde ele aldık.
İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca itiraz süreci şu adımlardan oluşur:
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle zorunlu arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu süre hak düşürücüdür; uzatılması, askıya alınması veya yeniden başlatılması mümkün değildir.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucuya başvurmadan doğrudan açılan davalar usulden reddedilir. İşe iade davası hakları hakkında kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İşe iade davalarında ispat yükü, İş Kanunu tarafından işçiyi koruyacak şekilde düzenlenmiştir:
İşverenin ispat yükünü yerine getirememesi halinde mahkeme, feshin geçersizliğine doğrudan hükmeder. Bu nedenle işçinin savunma ve delillerini önceden bir avukatla birlikte hazırlaması süreci önemli ölçüde güçlendirir.
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirse:
İşçi, kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmalıdır. İşveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşe başlatsa da başlatmasa da, işçiye çalışmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücretini ve diğer haklarını öder.
İşveren işçiyi işe başlatmazsa en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Tazminat miktarı; işçinin kıdemi, feshin ağırlığı ve usul ihlalinin niteliği gözetilerek mahkemece belirlenir.
Her işçi işe iade davası açamaz. Aşağıdaki koşulların tamamının bir arada bulunması gerekir:
İşe iade davası şartları ve başvuru süresi hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İşveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve sebebini açıkça belirtmek zorundadır. Sözlü fesih ("yarın gelme" vb.) geçersizdir. Bu durumda açılacak işe iade davası, usul ihlali tek başına geçersizlik gerekçesi oluşturduğundan oldukça güçlü bir zemine dayanır.
Evet. İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılan fesihlerde işçinin savunmasının alınması zorunludur (İşK m. 19). Savunma alınmadan yapılan fesih geçersizdir ve işe iade davası açılabilir.
Evet. İhbar ve kıdem tazminatının ödenmiş olması, feshin geçerli olduğu anlamına gelmez. Geçerli bir neden yoksa tazminatlarınızı almış olsanız bile işe iade davası açabilirsiniz.
İşe iade davaları hızlandırılmış yargılama usulüne tabidir; ilk derece mahkemesinde karar genellikle 2-6 ay içinde çıkar. Kararın Yargıtay'da kesinleşmesi 6-12 ay daha sürebilir. Bu süre zarfında işçi çalışmamaktadır; ancak kazanması halinde 4 aya kadar boşta geçen süre ücreti alır.
Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene yazılı başvurmalısınız. İşveren bir ay içinde işe başlatmazsa 4-8 aylık işe başlatmama tazminatını ödemek zorunda kalır. Bu tazminat, kıdem ve ihbar tazminatından bağımsızdır; hepsini birlikte alabilirsiniz.
Süre hak düşürücü olduğundan işe iade davası açma hakkı maalesef ortadan kalkar. Ancak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin gibi diğer işçilik alacaklarınız için 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde arabuluculuk ve dava yoluna başvurabilirsiniz. Bu alacaklar için ayrı bir dava süreci mümkündür.
1 aylık hak düşürücü süreyi kaçırmamak ve işe iade davası açmak için uzman Ankara İşçi Avukatı kadromuzla hemen iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)