Şimdi Yazın
Ankara merkezli uzman hukuk ekibimizle
güvenilir danışmanlık ve hızlı çözüm sunuyoruz.
Kasten öldürme suçu, TCK’nın (Türk Ceza Kanunu) 81, 82 ve 83. maddelerinde düzenlenlenen, yaşam hakkını ortadan kaldıran ve sonuçları bakımından en ağır suçların başında gelen bir eylemdir. Bu suç, çoğunlukla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gibi en ağır yaptırımlara tabidir.
Bu suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete tabi değildir ve uzlaşma kapsamında değildir. Kasten öldürme suçuyla ilgili bir dava söz konusu olduğunda, konusunda uzman bir ceza avukatına başvurmak, sürecin sağlıklı bir şekilde yönetilmesi açısından kritik bir adımdır.

Kasten öldürme suçunda ceza miktarını belirleyen en önemli unsurlardan biri "kastın türü" dür. Kanun koyucu kastı ikiye ayırmıştır:
1. Doğrudan Kast: Failin, mağduru öldürmeyi bizzat hedeflemesi ve bu sonucu bilerek eylemi gerçekleştirmesidir. Bu durumda TCK 81 veya 82 hükümleri tam ceza üzerinden uygulanır.
2. Olası Kast (TCK 21/2): Failin asıl amacı öldürmek olmasa bile, hareketinin bir kişinin ölümüne yol açabileceğini öngörmesi ve bu riski "kabullenerek" eylemine devam etmesidir. Örneğin, kalabalık bir sokakta rastgele ateş eden bir kişinin birini öldürmesi olası kast olarak değerlendirilebilir. Olası kast durumunda, müebbet hapis cezası yerine 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kasten öldürme suçu, TCK'nın 81. maddesinde basit haliyle düzenlenmiş olup, 82. maddede daha ağır cezaları gerektiren nitelikli (ağırlaştırıcı) haller yer alır:
Bu suçun faili ve mağduru herkes olabilmektedir. Fail hakkında şartları oluşmuşsa haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümleri uygulanabilmektedir.
Bir olayda mağdur hayatını kaybetmemişse, eylemin "kasten öldürmeye teşebbüs" (TCK 35) mü yoksa "kasten yaralama" mı olduğu yargılamanın en hayati tartışmasıdır. Yargıtay bu ayrımı yaparken şu kriterleri esas alır:

Kasten öldürme suçunda, savunma stratejisi cezanın alt ve üst sınırı arasındaki farkı belirler. Özellikle haksız tahrik ve meşru müdafaa hükümleri, cezada indirime veya beraate yol açabilir:
Ankara'da kasten öldürme suçu davaları Ağır Ceza Mahkemeleri'nde görülür. Ceza hukuku süreçlerinde delillerin toplanması, tanık ifadelerinin alınması, olayın teknik analizi gibi birçok aşama bulunmaktadır. Uzman bir ceza avukatı, bu süreçlerde sanığın haklarını en iyi şekilde temsil edebilmek için gerekli tüm yasal ve teknik bilgiye sahip olmalıdır.
Öldürme davalarında gerçeğin ortaya çıkarılması sadece tanık beyanlarına dayanmaz. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalarda şu teknik veriler davanın kaderini belirler:
Kasten öldürme suçu her zaman tek bir kişi tarafından işlenmez. Azmettirme (TCK 38) durumunda, başkasını suç işlemeye ikna eden kişi, suçu bizzat işleyen kişiyle aynı cezayı alır. Yardım etme (TCK 39) durumunda ise, suçun işlenmesine imkan sağlayan veya suç sonrasında destek olan kişilerin cezalarında indirim uygulanır.
Öldürme suçunun sadece ceza boyutu yoktur. Mağdurun yakınları (eş, çocuk, anne, baba), fail aleyhine "Destekten Yoksun Kalma Tazminatı" ve "Manevi Tazminat" davası açma hakkına sahiptir. Ceza davası devam ederken veya sonrasında Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülen bu davalar, mağdur yakınlarının ekonomik ve psikolojik zararlarının telafisi için hayati önem taşır.
Yaşam hakkı ve hürriyetin korunması adına Ankara'da uzman Ağır Ceza Avukatı desteği alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. Ceza yargılaması süreçleri geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)