Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Onur kırıcı davranış, eşlerden birinin diğerinin onuruna, şerefine ve haysiyetine yönelik ağır saldırılarda bulunması durumudur. TMK m. 162'de düzenlenen bu sebep, tıpkı hayata kast ve pek kötü muamele gibi mutlak boşanma sebebidir. Onur kırıcı davranışın varlığı ispatlandığında hâkim, evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığını ayrıca araştırmaksızın doğrudan boşanmaya karar vermek zorundadır.
Ankara Boşanma Avukatı olarak müvekkillerimizin en çok karıştırdığı nokta "basit hakaret" ile "onur kırıcı davranış" arasındaki farktır. Tartışma anında söylenen her kaba söz bu madde kapsamına girmez; eylemin kasıtlı, ağır, aşağılayıcı ve insan onurunu derinden zedeleyen nitelikte olması aranır. Bu nüansı doğru değerlendirmek, açılacak davanın hukuki dayanağını ve alınacak tazminat miktarını doğrudan etkiler.
Onur kırıcı davranışın diğer mutlak boşanma sebepleriyle ilişkisini anlamak için boşanma sebepleri ve hukuki süreç rehberimize başvurabilirsiniz.

Onur kırıcı davranış ile basit hakaret arasındaki farkı doğru tespit etmek, doğru hukuki strateji belirlemenin temelidir (temsili görsel).
Yargıtay kararlarına göre onur kırıcı davranışın varlığı için eylemin kasıtlı olması ve ağır hakaret ya da aşağılama içermesi zorunludur. Aşağıdaki eylemler bu kapsama girmektedir:
Önemli Not: Basit nezaketsizlikler, tartışma anındaki fevri sözler ("aptal", "geri zekâlı" gibi ifadeler) genellikle bu madde kapsamında değil, şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma (TMK m. 166) kapsamında değerlendirilir.
Bu ayrım hem davanın hukuki dayanağını hem de elde edilecek tazminat miktarını doğrudan etkiler. Mahkeme şu kriterlere göre değerlendirme yapar:
Eylemin hangi kategori kapsamında değerlendirileceğini belirlemek, deneyimli bir avukatın hukuki analizini gerektirir. Benzer bir özel sebep olan pek kötü davranış sebebiyle boşanma sayfamızı da incelemenizi öneririz.

Onur kırıcı davranışın ispatında tanık beyanları, sosyal medya kayıtları ve yazışmalar güçlü delil oluşturur (temsili görsel).
Bu özel sebebe dayanarak dava açmak süre şartına bağlıdır. Süreler hak düşürücü nitelikte olup uzatılması ya da duraksatılması mümkün değildir:
Eş, kendisine yapılan ağır hakareti veya aşağılamayı affederse dava hakkı düşer. Affetme sözlü, yazılı veya eylemli (olaydan sonra barışıp tatile gitmek, aynı yatakta yatmak) olabilir. Ancak korku ve baskı altında sessiz kalmak af sayılmaz. Sosyal medya paylaşımı söz konusuysa beğenmek veya yorum yapmak af anlamına gelmez; ancak paylaşımı görmezden gelerek ilişkiye devam etmek eylemli af olarak yorumlanabilir.
Onur kırıcı davranış, eşin kişilik haklarına doğrudan ve ağır bir saldırı olduğundan mahkeme genellikle yüksek manevi tazminata hükmeder:
Boşanma sonrasındaki mali haklarınızın tamamı için boşanan kadının hakları ve nafaka sayfamızı incelemenizi öneririz.
Genellikle hayır. Bu tür sözler hakaret sayılsa da TMK m. 162 anlamında "ağır derecede onur kırıcı" sayılmaz. Bu durumda şiddetli geçimsizlik (m. 166) davası açılmalıdır. Onur kırıcı davranış için iffetsizlik isnadı gibi daha ağır nitelendirmeler aranır.
Evet. Eşin herkese açık sosyal medyada diğer eşe ağır hakaretler etmesi, iftira atması veya özel fotoğrafları paylaşması "aleni" niteliği nedeniyle ağır onur kırıcı davranış sayılır. Ayrıca TCK kapsamında da ayrı suç teşkil eder.
TMK m. 162'ye dayalı dava hakkınız düşmüş olsa bile aynı olaya dayanarak şiddetli geçimsizlik (m. 166) davası açabilirsiniz. Üstelik onur kırıcı davranış bu davada da ağır kusur olarak değerlendirilerek tazminat talebinizi güçlendirir.
Bu eylem hem asılsız iftira hem de onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilebilir. Hem boşanma davası hem de TCK m. 267 kapsamında iftira suçu şikâyeti aynı anda yürütülebilir. Hukuki süreçlerin doğru koordinasyonu için boşanma avukatı seçimi konusundaki rehberimize başvurmanızı öneririz.
Tanık beyanları, sosyal medya ekran görüntüleri, mesaj yazışmaları, gazete haberleri ve ifade tutanakları geçerli delil olarak kullanılabilir. Kamuya açık alanlarda gerçekleşen eylemler için güvenlik kamerası görüntüleri de talep edilebilir.
Ağır hakaret, iftira ve aşağılanma durumlarında boşanma davası açmak ve manevi tazminat almak için uzman Ankara Boşanma Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)