Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Siber zorbalık, internet ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte ortaya çıkan ve özellikle gençler ile sosyal medya kullanıcıları arasında yaygın bir problem haline gelen bir olgudur. Siber zorbalık, bireylerin sosyal medya, e-posta, mesajlaşma uygulamaları ve diğer çevrimiçi platformlar aracılığıyla tehdit edilmesi, taciz edilmesi veya aşağılanması şeklinde gerçekleşir.
Modern teknolojinin bir yan ürünü olan bu davranışlar, mağdurlar üzerinde sadece dijital bir iz bırakmakla kalmaz; ciddi psikolojik travmalara, sosyal izolasyona ve müvekkillerimizin genel sağlık durumunda bozulmalara yol açabilir. Bu süreçte anonimliğin arkasına saklanan failler, izlerinin bulunamayacağını düşünse de, günümüz bilişim hukuku ve adli bilişim teknikleri bu dijital zorbaların kimlik tespiti konusunda oldukça ileri düzeydedir.
Hukuki mücadele başlatmadan önce maruz kalınan eylemin niteliğini doğru tanımlamak gerekir. Siber zorbalık şu şekillerde ortaya çıkabilir:
İnsani etkileşimlerin küresel boyutta olmasını hızlandıran bu dijital ortamın yarattığı hukuksuzluklar açısından ülkemiz, 2007 yılında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile ilk adımları atmıştır. Günümüzde ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 243, 244 ve 245. maddeleri bilişim suçlarını doğrudan düzenlerken, siber zorbalık eylemleri genel suç tipleriyle de karşılık bulmaktadır.

Siber zorbalıkla mücadelede en güçlü yasal silahlardan biri, Türk Ceza Kanunu'na eklenen 123/A maddesidir. Buna göre;
"Bilişim sistemleri aracılığıyla bir kimseyi huzursuz edecek, korkutacak veya taciz edecek şekilde ısrarla takip eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Bu madde sayesinde, eskiden "huzur ve sükunu bozma" olarak geçiştirilen sürekli mesaj atma, takip etme veya dijital taciz eylemleri artık daha ağır cezai yaptırımlara tabidir.
| Zorbalık Türü | TCK Maddesi | Hukuki Mahiyeti |
|---|---|---|
| Yorumla Aşağılama | TCK 125 | Hakaret Suçu |
| Mesajla Korkutma | TCK 106 | Tehdit Suçu |
| Fotoğraf İfşası | TCK 134 | Özel Hayatın Gizliliği |
| Sürekli Taciz Mesajı | TCK 123/A | Israrlı Takip Suçu |
Siber zorbalıkta hak aramada en kritik adım delil toplamadır. Ancak dijital veriler kolayca değiştirilebilir niteliktedir. Bu nedenle sadece ekran görüntüsü almak yerine, URL adreslerini ve mesaj başlık bilgilerini (header) içeren ham verilerin korunması gerekir.
Adli Bilişim Tespiti: İspat gücünü artırmak için noter onaylı "E-Tespit" sistemleri veya zaman damgalı ekran görüntüleri kullanılması hayati önem taşır. Ankara'da ikamet eden mağdurlar, bu delillerle birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu'na şikayette bulunabilirler.

Soru: Fake hesaptan edilen hakaretin sahibi bulunabilir mi?
Cevap: Evet. IP adresleri, e-posta yönlendirmeleri ve adli bilişim incelemeleri sonucunda birçok durumda failin gerçek kimliğine ulaşılabilmektedir.
Soru: Siber zorbalık nedeniyle tazminat davası açılabilir mi?
Cevap: Kesinlikle. Ceza davasının yanı sıra, uğranılan manevi yıkım ve itibar kaybı için Asliye Hukuk Mahkemelerinde "Manevi Tazminat" davası açma hakkınız saklıdır.
İçerik kaldırma, erişim engelleme ve suç duyurusu süreçlerinde Ankara Bilişim Avukatı desteği yanınızda.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)