Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
E-ticaret, internet ve dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin genel adıdır ve son yıllarda büyük bir popülerlik kazanmıştır. Bu dijital ticaret şekli, küresel pazarlara erişimi kolaylaştırırken, ürün ve hizmetlerin sunumunu da dönüştürmüştür. Ancak, e-ticaretin hızlı büyümesi, haksız rekabet gibi bazı hukuki sorunları da beraberinde getirmiştir. Haksız rekabet, işletmeler arasındaki adil ve sağlıklı rekabet ortamını bozacak davranışlar sergilenmesi anlamına gelir ve genellikle tüketicilerin yanıltılması, işletmelerin ticari itibarına zarar verilmesi veya pazarın adil dağılımının engellenmesi şeklinde kendini gösterir.
E-ticarette haksız rekabet, genellikle telif hakkı ihlalleri, ticari sırların izinsiz kullanılması, yanıltıcı reklamlar, kopya ürün satışı ve marka değerinin kötüye kullanılması gibi konuları içerir. İnternetin anonim yapısı ve geniş erişim alanı, haksız rekabet eylemlerinin tespitini ve bunlara müdahale edilmesini zorlaştırabilir. Bu durum, haksız rekabetin, e-ticaret ortamında adil bir oyun alanının korunması için önemli bir hukuki meydan okuma oluşturduğunu gösterir.
Günümüzde dijitalleşme sadece bir satış kanalı değil, tüm ticari kimliğin sergilendiği bir vitrin haline gelmiştir. Bu vitrinde rakiplerini geride bırakmak isteyen bazı kötü niyetli teşebbüslerin, "durüstlük kuralı"na aykırı hareket ederek haksız kazanç elde etmeye çalışmaları, Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında ağır yaptırımlara tabidir.
Klasik ticaretten farklı olarak dijital dünyada haksız rekabet saniyeler içinde binlerce kişiye ulaşabilmektedir:
E-ticaret ve haksız rekabetle mücadele etmek için, işletmeler ve yasal düzenleyiciler bir dizi önlem alabilir. İlk olarak, şeffaflık ve tüketici bilgilendirme, e-ticarette haksız rekabetle mücadelede önemli bir rol oynar. Tüketicilerin, satın aldıkları ürün veya hizmetler hakkında doğru ve açık bilgilere erişimleri, bilinçli kararlar vermelerini sağlar ve yanıltıcı uygulamalara karşı koruma sağlar.
Ayrıca, e-ticaret platformları, satıcıların ve ürünlerin kalitesini denetlemek için daha katı kurallar ve denetim mekanizmaları uygulayabilir. Bu, haksız rekabet eylemlerinin önlenmesine yardımcı olurken, aynı zamanda platformun itibarını korur. Telif hakkı, marka ve patent gibi fikri mülkiyet haklarının korunması, haksız rekabetle mücadelede temel bir unsurdur. İşletmelerin, bu haklarını aktif bir şekilde koruması ve ihlalleri karşısında hukuki yollara başvurması gerekmektedir.

2022 yılında kabul edilen ve 2023-2024 yıllarında tam olarak yürürlüğe giren 7416 sayılı Kanun, e-ticaretteki "tekelleşme" ve "haksız rekabet" sorunlarına karşı devrim niteliğinde kurallar getirmiştir. Artık e-ticaret aracı hizmet sağlayıcılar (Pazar yerleri), kendi markalarını kendi platformlarında rakiplerinden öne çıkaramaz, satıcıların verilerini haksız yere kullanamaz ve piyasa dengesini bozacak aşırı reklam harcamaları yapamazlar. Bu düzenlemeler, küçük ve orta ölçekli e-ticaret işletmelerinin dev platformlar karşısında ezilmesini engellemeyi amaçlar.
E-Ticaret; bilgisayar ve iletişim teknojilerindeki gelişmelerin artması ile birlikte gündelik hayatta internete olan bağlılığımızda da artış görülmektedir. Bu kapsamda e- ticaret olarak gelişim gösteren yeni bir alan ortaya çıkmıştır. E-ticaretin geleneksel olarak yapılan ticarete oranla pek çok avantajı ve kolaylığı bulunmaktadır. Ürünler arası fiyat karşılaştırmalarının yapılmasında zamansal olarak sağladığı kar, ürün güvenirliliğinin araştırılması bakımından sağladığı kolaylık ve maliyet kıyaslaması bakımından sunduğu imkanlar e-ticaretin tercih edilme sebebepleri arasındadır.
E-Ticaret yalnızca tüketici açısından değil; satıcılar açısından da geleneksel ticarete göre daha avantajlıdır. Nitekim depo sıkıntısı olmadan ürün çeşidi sunabilme, sürekli açık bir şube olarak 7/24 satış yapabilme gibi kolaylıkları nedeniyle e-ticaret günümüzde daha çok tercih edilebilir durumdadır. Ancak kullanımın artmasıyla birlikte internet ortamında yaratılan pazar aracılığıyla yeni bir rekabet alanı ortaya çıkmıştır.

Türk Ticaret Kanunu’nun 56. Maddesine göre haksız rekabet koşullarının varlığı halinde şu hukuki yollara başvurulabilir:
| Dava Türü | Amacı |
|---|---|
| Tespit Davası | Haksız rekabet eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece saptanması. |
| Men Davası | Devam eden veya tekrarlanması muhtemel haksız rekabetin durdurulması. |
| Ref'i (Düzeltme) Davası | Haksız rekabet sonucu oluşan durumun ortadan kaldırılması (Yanlış beyanların düzeltilmesi vb.). |
| Tazminat Davası | Maddi ve manevi zararların (kaçırılan fırsatlar, itibar kaybı) tazmin edilmesi. |
Hukuka aykırı eylem ve işlemler için ayrıca tazminat davası açılabilceği gibi, haksız rekabetin ref’i davası ile birlikte tazminat davası da açılabilmektedir. Bu hususta manevi tazminat şartlarının değerlendirilmesi açısından TBK’nın 58. Maddesi hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Ayrıca haksız fiilleri nedeniyle sorumlular hakkında Cumhuriyet Savcılıklarına suç duyurusunda bulunulabilir.
E-ticaret uyuşmazlıkları, aldatıcı reklamlar ve haksız rekabet davaları için Ankara'da profesyonel avukat desteği.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. E-Ticaret süreçlerinde teknik takip ve hukuki hızlı müdahale kritik önemdedir.