Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Arsa, tarla ve arazi kaynaklı uyuşmazlıklar; Türkiye’de en fazla ihtilaf doğuran hukuk alanlarının başında gelmektedir. Mülkiyet hakkı, ortaklık ilişkileri, sınır sorunları, kadastro işlemleri, kamulaştırma uygulamaları ve haksız kullanım kaynaklı tazminat talepleri; teknik bilgi ve deneyim gerektiren karmaşık süreçlerdir.
Ankara arsa ve arazi hukuku avukatı desteği; yalnızca dava açma aşamasında değil, yatırım öncesi hukuki inceleme, tapu kayıt analizi, risk değerlendirmesi ve önleyici hukuki danışmanlık süreçlerinde de kritik önem taşımaktadır.
Kartalhan Hukuk Bürosu olarak; Ankara Ostim merkezli yapımız ile arsa ve arazi hukuku alanında doğabilecek tüm uyuşmazlıkları bütüncül bakış açısıyla değerlendirmekteyiz.

Bu alan tek bir dava türünden ibaret değildir. Aşağıdaki başlıkların tamamı arsa ve arazi hukukunun kapsamına girer:
Arsa ve arazi hukukunun temelini tapu kayıtları oluşturur. Tapu sicili, resmi güven ilkesine dayansa da uygulamada birçok hukuki sorun ortaya çıkabilmektedir. Yanlış tesciller, muvazaalı devirler, sahte vekaletnamelerle yapılan işlemler, miras paylarının eksik devri gibi durumlar ciddi mülkiyet kayıplarına neden olabilir.
Bu tür durumlarda açılan tapu iptali ve tescil davaları, teknik bilgi ve delil yönetimi gerektirir. Özellikle eski tarihli kayıtların incelenmesi, kadastro paftalarının değerlendirilmesi ve bilirkişi raporlarının takibi uzmanlık gerektirir.
Detaylı inceleme için ilgili Tapu ve Mülkiyet Davaları sayfamızdan kapsamlı bilgi edinebilirsiniz.
Türkiye’de arsa ve tarla uyuşmazlıklarının önemli bir kısmı hisseli mülkiyetten kaynaklanmaktadır. Bir taşınmazın birden fazla kişi adına kayıtlı olması; kullanım, satış, kiralama ve tasarruf işlemlerinde ciddi sorunlar doğurabilir.
Hissedarlar arasında anlaşma sağlanamadığında ortaklığın giderilmesi davası (izale-i şuyu) gündeme gelir. Bu süreçte taşınmazın aynen taksimi mümkün değilse satış yoluyla ortaklık sonlandırılır.
Hisseli arsa uyuşmazlıklarının teknik detayları için ilgili sayfamızda ayrıntılı açıklamalar yer almaktadır.
Kadastro çalışmaları sırasında yapılan ölçüm hataları, sınır kaymaları, pafta çakışmaları veya yüzölçüm farklılıkları ciddi mülkiyet sorunlarına yol açabilir. Özellikle kırsal bölgelerde tarla sınırlarının fiili kullanım ile tapu kaydı arasında uyuşmazlıklar görülebilmektedir.
Kadastro tespitine itiraz süresi kaçırıldığında hak kaybı yaşanabilir. Bu nedenle askı sürecinin takibi ve zamanında dava açılması büyük önem taşır.

Devlet veya kamu kurumları tarafından yapılan kamulaştırma işlemleri; çoğu zaman gerçek piyasa değerinin altında bedellerle sonuçlanmaktadır. Bu durumda taşınmaz maliklerinin kamulaştırma bedel artırım davası açma hakkı bulunmaktadır.
Kamulaştırma sürecinde bilirkişi raporları, emsal karşılaştırmaları ve değerleme yöntemleri son derece belirleyicidir. Özellikle imar durumu, konum avantajı ve kullanım potansiyeli doğru analiz edilmelidir.
Bu alandaki detaylı hukuki süreçleri kamulaştırma davalarına ilişkin sayfamızda inceleyebilirsiniz.
Arsa ve arazi uyuşmazlıklarında sık karşılaşılan konulardan biri de haksız kullanım durumudur. Bir taşınmazın malikinin rızası olmaksızın üçüncü kişiler tarafından kullanılması halinde ecrimisil talep edilebilir.
Ecrimisil davalarında temel mesele; kullanımın haksız olduğunun ve taşınmazdan ekonomik yarar elde edildiğinin ispatıdır. Tarımsal arazilerde ürün geliri, arsalarda kira rayici, ticari alanlarda işletme geliri gibi unsurlar bilirkişi incelemesi ile belirlenir.
Haksız kullanımın uzun süre devam etmesi halinde geriye dönük tazminat talebi gündeme gelebilir. Ancak zamanaşımı süreleri hak kaybı doğurabileceğinden sürecin dikkatle yürütülmesi gerekir.
Arsa sahipleri ile yükleniciler arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, uygulamada en fazla dava konusu olan sözleşme türlerinden biridir. İnşaatın süresinde tamamlanmaması, projeye aykırı imalat yapılması, bağımsız bölümlerin eksik teslimi gibi durumlar ciddi hukuki sonuçlar doğurur.
Bu tür uyuşmazlıklarda sözleşme hükümleri, teslim süresi, cezai şart düzenlemeleri ve tapu devrine ilişkin şartlar ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Özellikle arsa payının devri gerçekleşmişse geri dönüş süreci daha teknik hale gelir.
Ankara arsa hukuku avukatı desteği; yatırımın korunması ve sözleşme ihlallerine karşı doğru hukuki yolun belirlenmesi açısından önem taşır.
Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları sonucunda arsa paylarında değişiklikler meydana gelebilir. Düzenleme ortaklık payı (DOP) kesintileri, parsel birleştirme veya ayırma işlemleri mülkiyet dengesini etkileyebilir.
Parselasyon işlemlerine karşı idari dava açma süresi sınırlıdır. Sürenin kaçırılması halinde uygulama kesinleşir ve geri dönüş zorlaşır. Bu nedenle askı ilanlarının takibi kritik önemdedir.

Arsa ve arazi yatırımları yüksek kazanç potansiyeli barındırsa da hukuki riskler doğru analiz edilmezse ciddi zararlar doğurabilir. Tapu kaydının temiz olması tek başına yeterli değildir.
Ankara’da arsa yatırımı yapmadan önce hukuki inceleme yapılması, ileride doğabilecek büyük ihtilafların önüne geçer.
Arsa ve arazi uyuşmazlıklarında dava süreci; ihtilafın türüne göre değişiklik gösterir. Tapu iptali, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil, kamulaştırma veya kadastro davalarının her biri farklı usul kurallarına tabidir.
Genel hatlarıyla süreç şu aşamalardan oluşur:
Özellikle arsa ve tarla davalarında bilirkişi raporları belirleyici rol oynar. Teknik hatalara zamanında itiraz edilmemesi hak kaybına yol açabilir.
Arsa ve arazi hukukunda en büyük risklerden biri sürelerin kaçırılmasıdır. Kadastro askı süresi, parselasyon işlemlerine itiraz süresi, kamulaştırma bedel artırım süresi gibi hak düşürücü süreler kesin niteliktedir.
Bu sürelerin kaçırılması halinde dava açma hakkı tamamen ortadan kalkabilir. Bu nedenle taşınmazla ilgili resmi tebligatların ve ilanların dikkatle takip edilmesi gerekir.
Davanın türüne göre değişmekle birlikte ortalama 1 ila 3 yıl arasında sonuçlanabilmektedir. Bilirkişi incelemesi gerektiren davalarda süre uzayabilir.
Hissedar kendi payını satabilir; ancak tüm taşınmazın satışı için diğer hissedarların rızası gerekir. Anlaşmazlık halinde ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.
Kamulaştırma bedel artırım davası açılarak taşınmazın gerçek piyasa değerinin tespiti talep edilebilir.
Askı süresi içerisinde kadastro mahkemesinde dava açılması gerekir. Süre geçirilirse hak kaybı doğabilir.
Ankara arsa ve arazi hukuku avukatı desteği ile taşınmaz kaynaklı tüm hukuki süreçlerinizi güvenle yönetin.
Yukarıda yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler içerdiğinden hukuki sürecinizi profesyonel destek alarak yürütmeniz önerilir. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)