Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Ceza hukukunda bir fiilin suç sayılabilmesi için yalnızca hukuka aykırı olması yeterli değildir. Failin, bu fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmiş olması gerekir. Türk Ceza Kanunu’nun 21. maddesinde düzenlenen kast kavramı, suçun manevi unsurunu oluşturur.
TCK m.21/1’e göre kast; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Yani fail, hem hareketi hem de neticeyi bilmekte ve istemektedir.

Doğrudan kastta fail, gerçekleştirdiği fiilin sonucunu bilmekte ve özellikle o sonucu istemektedir.
Örneğin; bir kişiye zarar vermek amacıyla silahla ateş edilmesi ve mağdurun yaralanması halinde doğrudan kast söz konusudur. Fail, sonucu amaçlamaktadır.
Doğrudan kastta irade yönelimi nettir. Failin amacı, suç tipinde belirtilen neticenin gerçekleşmesidir.
Bu unsurların birlikte bulunması halinde kastın varlığından söz edilir.
TCK m.21/2’ye göre kişi, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemişse olası kast vardır.
Burada fail sonucu özellikle istememektedir; ancak sonucun gerçekleşmesini kabullenmektedir.
Doktrinde bu durum “olursa olsun” düşüncesiyle hareket etmek şeklinde ifade edilir. Fail, neticeyi istemese de gerçekleşmesini göze almaktadır.
En temel fark, failin neticeye yönelik iradesinde ortaya çıkar.
Bu ayrım ceza miktarını doğrudan etkiler.
Uygulamada en çok karıştırılan konu, olası kast ile bilinçli taksir ayrımıdır.
Bilinçli taksirde fail, neticenin meydana gelebileceğini öngörür; ancak gerçekleşmeyeceğine güvenmektedir.
Olası kastta ise fail, neticenin gerçekleşmesini kabullenmiştir.
Bu ayrım özellikle trafik kazalarında büyük önem taşımaktadır.
TCK’ya göre olası kast halinde ceza indirimi uygulanır.
Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda müebbet, müebbet gerektiren suçlarda 20–25 yıl, diğer suçlarda ise temel cezanın üçte birden yarısına kadar indirimi söz konusudur.
Yargıtay uygulamasında özellikle aşırı hız ve yüksek promil alkol ile araç kullanılması halinde meydana gelen ölümlü kazalar olası kast kapsamında değerlendirilebilmektedir.
Bu durumda fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen araç kullanmaya devam ettiği için olası kastla hareket ettiği kabul edilebilmektedir.
Ancak her trafik kazası otomatik olarak olası kast sayılmaz; somut olayın özellikleri belirleyicidir.

Kast, failin iç dünyasına ilişkin bir unsur olduğundan doğrudan gözlemlenemez. Bu nedenle mahkemeler kastı, somut olayın dışa yansıyan delillerine göre değerlendirir.
Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek doğrudan kast mı, olası kast mı yoksa taksir mi olduğu belirlenir.
Kastın doğru nitelendirilmesi, uygulanacak cezanın türünü ve miktarını doğrudan etkiler. Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki fark, yıllarca hapis cezası farkı doğurabilir.
Bu nedenle savunma stratejisinde failin neticeyi istemediği, kabullenmediği veya sonucu öngörmediği yönündeki deliller önem taşır.
Ceza yargılamalarında kastın doğru değerlendirilmesi için dosya kapsamındaki tüm delillerin teknik analizinin yapılması gerekir.
Ceza hukukunda kastın belirlenmesi, suç vasfının tayini ve uygulanacak cezanın belirlenmesi bakımından kritik öneme sahiptir.
Ceza hukuku alanındaki hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için Ceza Avukatı hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kast olmadan suç oluşur mu?
Kural olarak suçun oluşabilmesi için kast gerekir. Ancak kanunda açıkça belirtilmişse taksirle işlenen suçlar da cezalandırılır.
Olası kast cezası ne kadar azaltır?
Olası kast halinde ceza belirli oranlarda indirime tabi tutulur; ancak yine de ağır hapis cezaları söz konusu olabilir.
Trafik kazası her zaman taksir midir?
Hayır. Somut olayın özelliklerine göre olası kast değerlendirmesi yapılabilir.
Ceza yargılamalarında suç vasfı ve kast değerlendirmesi hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden hukuki değerlendirme yapılması önerilir.