WhatsApp ile İletişime Geç

Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

📍 İletişim İçin Tıklayın 💬 WhatsApp ile Görüş

Tutuklama Kararı Nasıl Verilir

Tutuklama Kararı Nedir? Kim Verir ve Nasıl İtiraz Edilir?

Tutuklama Kararı Nedir?

Tutuklama kararı, ceza yargılamasının en ağır koruma tedbirlerinden biridir. Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmayan şüpheli veya sanığın, yargılama süresince özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasını ifade eder.

Bu karar bir ceza değildir. Amaç; soruşturma ve kovuşturma sürecinin sağlıklı ilerlemesini sağlamak, delillerin korunmasını temin etmek ve yargılamanın selametini güvence altına almaktır.

Tutuklama kararı verilirken;

  • Suçun niteliği,
  • Mevcut delillerin durumu,
  • Kaçma ihtimali,
  • Delil karartma riski,
  • Tanık veya mağdur üzerinde baskı ihtimali

gibi unsurlar birlikte değerlendirilir.

tutuklama kararı ceza hukuku

Tutuklama Kararını Kim Verir?

Tutuklama kararı soruşturma ve kovuşturma aşamasına göre farklı merciler tarafından verilir:

  • Soruşturma aşamasında: Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimi tarafından.
  • Kovuşturma aşamasında: Davaya bakan mahkeme veya heyet tarafından (re’sen veya savcının talebi üzerine).

Tutuklama talebinde mutlaka gerekçe gösterilmelidir. Adli kontrolün neden yetersiz kalacağı hukuki ve fiili sebeplerle açıklanmalıdır.

Tutuklama Kararı Gerekçeli Olmak Zorundadır

Tutuklama kararı, hakim veya mahkeme tarafından mutlaka somut gerekçelere dayanılarak verilmelidir. Kanun, soyut ve kalıp ifadelerle tutuklama kararı verilmesini kabul etmemektedir.

CMK 101 uyarınca tutuklama, tutuklamanın devamı veya tahliye talebinin reddi kararlarında aşağıdaki hususlar açıkça gösterilmelidir:

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller,
  • Tutuklama nedenlerinin varlığı,
  • Tedbirin ölçülü olduğu,
  • Adli kontrol uygulamasının neden yetersiz kalacağı.

Bu unsurların her biri, dosya kapsamındaki delillerle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır.

tutuklama kararı gerekçesi

Şüpheli veya Sanığın Hakları

Tutuklama talebi söz konusu olduğunda şüpheli veya sanık;

  • Kendisinin seçeceği bir müdafiden yararlanabilir,
  • Maddi imkanı yoksa baro tarafından görevlendirilen avukat desteği alabilir,
  • Tutuklama talebine karşı savunma yapabilir.

Tutuklama kararı verilmezse kişi derhal serbest bırakılır. Verilen kararın bir örneği şüpheli veya sanığa tebliğ edilir ve kararın içeriği sözlü olarak da bildirilir.

Tutuklama Kararının Ölçülülüğü

Tutuklama, ceza muhakemesindeki en ağır koruma tedbiridir. Bu nedenle ölçülülük ilkesi büyük önem taşır.

Mahkeme, tutuklama kararı verirken:

  • Muhtemel ceza ile tutuklama süresini,
  • Şüphelinin kişisel durumunu,
  • Delillerin toplanmış olup olmadığını

değerlendirmek zorundadır.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında, tutuklamanın “otomatik” uygulanamayacağı ve her dosyada somut değerlendirme yapılması gerektiği açıkça belirtilmektedir.

Tutuklama Kararına İtiraz

Tutuklama kararına karşı 7 gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mahkemeye sunulur ve dosya bir üst mahkeme tarafından incelenir.

Kararda, hangi merciye ve ne şekilde itiraz edileceği açıkça gösterilmek zorundadır. Bu hususun belirtilmemesi hukuka aykırılık oluşturabilir.

İtiraz dilekçesinde özellikle:

  • Kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı,
  • Tutuklama nedenlerinin oluşmadığı,
  • Adli kontrolün yeterli olacağı,
  • Kararın ölçüsüz olduğu

somut delillerle ortaya konulmalıdır.

tutuklama kararına itiraz

Tutukluluğun Devamına Karar Verilmesi ve Tahliye Talebi

Tutukluluk hali belirli aralıklarla gözden geçirilmek zorundadır. Mahkeme, tutukluluğun devamına karar verirken yine somut gerekçe göstermekle yükümlüdür.

Şüpheli veya sanık, her aşamada tahliye talebinde bulunabilir. Delillerin toplanmış olması, kaçma riskinin ortadan kalkması veya adli kontrolün yeterli hale gelmesi tahliye sebebi olabilir.

Tutuklama tedbiri, cezanın peşinen infazı anlamına gelemez. Bu nedenle ölçülülük ve gereklilik ilkeleri her aşamada değerlendirilmelidir.

📌 Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Katalog suç gerekçesiyle otomatik tutuklama yapılması,
  • Kararda somut delillere yer verilmemesi,
  • Adli kontrol seçeneğinin değerlendirilmemesi,
  • Tutuklama süresinin gereksiz yere uzatılması.

Bu tür durumlarda üst mahkemeye itiraz edilmesi veya gerekli hukuki yolların işletilmesi önemlidir.

Tutuklama Kararıyla Karşı Karşıya mısınız?

Hak kaybı yaşamamak ve süreci doğru yönetmek için profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.

 

Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.