Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Ceza hukukunda suçların kural olarak kastla işlenmesi esastır. Ancak kanun koyucu bazı durumlarda, kişinin neticeyi istememiş olmasına rağmen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle ortaya çıkan sonuçlardan sorumlu tutulmasını kabul etmiştir. Bu durum taksir olarak adlandırılır.
Türk Ceza Kanunu’nun 22. maddesine göre taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, suçun kanuni tanımında belirtilen neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

Taksirde fail sonucu istemez; ancak gerekli dikkat ve özeni göstermediği için ortaya çıkan neticeden sorumlu tutulur.
Basit taksirde fail, neticeyi öngörmemektedir ancak objektif olarak öngörmesi gerekir.
Örneğin; araç kullanırken dikkatini yola vermeyen bir sürücünün kazaya sebebiyet vermesi basit taksir kapsamında değerlendirilebilir.
TCK m.22/3’e göre bilinçli taksir; failin neticeyi öngörmesine rağmen istememesi durumudur.
Burada fail, neticenin meydana gelebileceğini tahmin etmektedir; ancak gerçekleşmeyeceğine güvenmektedir.
Örneğin; kırmızı ışıkta geçen bir sürücü kazanın meydana gelebileceğini öngörür ancak “bir şey olmaz” düşüncesiyle hareket eder. Bu durumda bilinçli taksir söz konusu olabilir.
En önemli fark, failin neticeye yönelik iradesindedir.
Bu ayrım, ceza miktarı bakımından büyük fark yaratır. Olası kast daha ağır yaptırıma tabidir.
Olası kast hakkında detaylı bilgi için Ceza Hukukunda Kast (TCK 21) başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Taksirle işlenen suçların uygulamada en sık karşılaşılan örnekleri:
Bu suçlar genellikle trafik kazaları, iş kazaları ve tıbbi müdahale hataları sonucu gündeme gelmektedir.
Trafik kazaları taksirle işlenen suçların en yaygın örneğidir.
Aşırı hız, alkollü araç kullanma, kırmızı ışık ihlali, hatalı şerit değiştirme gibi davranışlar dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil eder.
Ancak bazı ağır durumlarda olay olası kast olarak da değerlendirilebilir. Somut olayın özellikleri belirleyicidir.
Bilinçli taksir halinde verilecek ceza, taksirli suça ilişkin cezanın üçte birden yarısına kadar artırılır.
Bu nedenle bilinçli taksir ile basit taksir ayrımı, yargılama açısından büyük önem taşır.

Taksirli suçlarda mahkeme, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp davranmadığını araştırır.
Bu değerlendirmede:
Birden fazla kişinin taksirle suça sebebiyet verdiği durumlarda herkes kendi kusuru oranında sorumlu tutulur.
TCK m.22/6’ya göre, taksirli fiil sonucu meydana gelen netice, failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ayrıca cezalandırılmasını gereksiz kılacak derecede mağduriyet yaratmışsa ceza verilmeyebilir.
Örneğin; bir anne veya babanın taksirle kendi çocuğunun ölümüne sebebiyet verdiği trajik olaylarda, mahkeme şahsi cezasızlık hükmünü uygulayabilir.
Bilinçli taksir halinde ise ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Taksirli suçlarda suç vasfının doğru belirlenmesi, kusur oranının doğru tespiti ve bilinçli taksir değerlendirmesi yargılama sürecini doğrudan etkiler.
Ceza hukuku alanındaki hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için Ceza Avukatı hizmet sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Taksirle işlenen suçlarda hapis cezası olur mu?
Evet. Taksirle öldürme ve taksirle yaralama suçlarında hapis cezası öngörülmektedir.
Bilinçli taksir cezası ne kadar artırır?
Bilinçli taksir halinde ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
Trafik kazası her zaman taksir midir?
Çoğu trafik kazası taksir kapsamında değerlendirilir; ancak bazı ağır durumlarda olası kast tartışması yapılabilir.
Taksirli suçlara ilişkin yargılama süreçleri hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.
Bu sayfada yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden hukuki değerlendirme yapılması önerilir.