Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Arama kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119. maddesinde düzenlenen ve soruşturma kapsamında delil elde etmek amacıyla verilen hâkim kararıdır. Bu karar, kişilerin konutunda, işyerinde, aracında veya üzerinde arama yapılabilmesine hukuki dayanak oluşturur.
Arama işlemi temel hak ve özgürlüklere doğrudan müdahale niteliği taşıdığı için sıkı şekil şartlarına tabidir. Usulüne uygun alınmayan arama kararları, elde edilen delillerin geçersiz sayılmasına neden olabilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hal; delillerin yok edilme, değiştirilme veya kaybolma ihtimalinin bulunduğu acil durumları ifade eder. Ancak bu kavram keyfi şekilde uygulanamaz.
Somut olayın özellikleri değerlendirilerek gerçekten aciliyet bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aksi halde yapılan arama hukuka aykırı kabul edilebilir.
Usule aykırı şekilde yapılan arama sonucunda elde edilen deliller, Anayasa’nın 38. maddesi ve CMK’nın 206. maddesi gereğince hükme esas alınamaz.
Yargıtay içtihatlarında, arama kararı olmaksızın veya karar kapsamı aşılmak suretiyle yapılan aramalarda elde edilen delillerin geçersiz olduğu kabul edilmektedir.
Arama işlemi, ceza soruşturmasının en kritik aşamalarından biridir. Bu aşamada yapılacak usul hataları davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle hukuka aykırı arama ve yasak delil iddiaları, savunma stratejisinin temelini oluşturabilir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecin başından itibaren hukuki destek alınması önemlidir.
Arama kararı hâkim tarafından verilmiş olsa dahi hukuka aykırılık iddiası ileri sürülebilir. Aramanın kapsamı aşılmışsa, karar süresi geçmişse veya makul şüphe bulunmuyorsa bu durum savunmada ileri sürülebilir.
Özellikle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu iddiası, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından değerlendirilmek zorundadır. Bu nedenle arama işleminin ilk andan itibaren hukuki denetime tabi tutulması önemlidir.
Arama işlemi sırasında bilgisayar, telefon, tablet ve harici bellek gibi dijital materyallere el konulabilir. Ancak dijital inceleme ayrıca hâkim kararı gerektirir.
Dijital verilerin kopyalanması, imaj alınması ve çözümleme işlemleri belirli teknik prosedürlere tabidir. Usule aykırı yapılan dijital incelemeler de yasak delil kapsamına girebilir.
Ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşma amacı bulunsa da bu amaç, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerle gerçekleştirilemez.
Hukuka uygun şekilde yapılmayan arama işlemleri, davanın düşmesine veya beraat kararı verilmesine neden olabilir. Bu nedenle arama sürecinin her aşaması savunma açısından kritik öneme sahiptir.
Konut, işyeri veya araç araması sırasında hak ihlali yaşadığınızı düşünüyorsanız, hukuka aykırı delil iddiaları savunmanın en kritik noktalarından biridir. Soruşturma aşamasında yapılacak doğru hukuki müdahale, davanın seyrini değiştirebilir.
Yukarıda yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.