Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Fatura, Senet ve Çek Alacaklarının İcra Yoluyla Tahsil Süreci
Ticari alacak tahsili; işletmeler arasında gerçekleştirilen mal ve hizmet satışlarından doğan para alacaklarının hukuki yollarla tahsil edilmesi sürecidir. Günümüz ticari hayatında vadeli satış sistemleri, açık hesap ilişkileri, çek ve senet kullanımı yaygın şekilde uygulanmaktadır. Bu yapı ticaretin devamlılığını sağlarken, aynı zamanda tahsilat riskini de beraberinde getirmektedir.
Ödenmeyen ticari alacaklar; şirketlerin nakit akışını bozmakta, finansal planlamayı zayıflatmakta ve işletme sermayesini doğrudan etkilemektedir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler açısından tahsil edilemeyen alacaklar ciddi mali sıkıntılara yol açabilmektedir. Bu nedenle ticari alacak tahsili yalnızca bir hukuki işlem değil, aynı zamanda finansal istikrarın korunmasına yönelik stratejik bir süreçtir.
Ticari alacak tahsil süreci; icra takibinin başlatılması, borçluya ödeme emri gönderilmesi, itiraz süreci, haciz aşaması, satış ve paranın tahsili gibi teknik ve süreye bağlı işlemlerden oluşur. Her aşamada usul kurallarına uyulması gerekir. Aksi halde hak kaybı ortaya çıkabilir.
Ticari alacak tahsili sürecinde alacağın niteliği uygulanacak icra yöntemini doğrudan etkiler. Ticari alacaklar genel olarak aşağıdaki kategorilere ayrılmaktadır:
Fatura alacakları genellikle mal teslimi veya hizmet ifası sonrasında düzenlenen ticari belgelerden doğar. Senet ve çek alacakları ise kambiyo senedi niteliği taşıdığından, özel ve daha hızlı icra yollarına tabi olabilir. Bu ayrım, ticari alacak tahsili sürecinin hızını ve etkinliğini belirleyen temel unsurlardandır.
Örneğin kambiyo senetlerine dayalı takipte borçlunun itiraz süresi daha kısadır ve takip daha hızlı kesinleşebilir. Buna karşılık fatura alacaklarında borçlu itiraz ettiğinde süreç genel mahkemelere taşınabilir.
Ticari alacak tahsili yalnızca hukuki bir mesele değildir; aynı zamanda işletmelerin sürdürülebilirliği açısından kritik bir finansal yönetim unsurudur. Tahsilatın gecikmesi;
neden olabilir.
Bu nedenle ticari alacak tahsili süreci yalnızca borçludan para almak olarak değerlendirilmemelidir. Süreç aynı zamanda risk analizi, borçlunun mali durumunun değerlendirilmesi ve uygun icra stratejisinin belirlenmesini içerir.
Ticari alacak tahsilinde en kritik unsurlardan biri zamandır. Alacağın doğduğu tarihten itibaren zamanaşımı süreleri işlemeye başlar. Zamanaşımı süresinin dolması halinde alacak hukuken ileri sürülemez hale gelebilir.
Ayrıca icra takibinde de süreler önemlidir. Örneğin ödeme emrinin tebliğinden itibaren haciz talep süresi, satış isteme süresi ve itiraz süreleri hak düşürücü sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle ticari alacak tahsili süreci geciktirilmeden planlanmalı ve profesyonel şekilde yürütülmelidir.
Ticari alacak tahsili sürecinde en önemli aşamalardan biri doğru icra yolunun belirlenmesidir. Alacağın niteliğine göre uygulanacak takip türü değişir. Yanlış takip yolunun seçilmesi sürecin uzamasına ve hatta takibin iptaline neden olabilir.
İcra ve İflas Kanunu kapsamında ticari alacakların tahsilinde başvurulan temel yollar şunlardır:
Fatura alacakları ve sözleşmeye dayalı para alacaklarında en sık kullanılan yöntemdir. Alacaklı icra dairesine başvurarak ödeme emri gönderilmesini sağlar.
Borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı 7 gün içinde itiraz edilmezse takip kesinleşir. Takibin kesinleşmesi ile birlikte haciz aşamasına geçilebilir.
Borçlu itiraz ederse takip durur. Bu durumda alacaklı;
Bu süreçte ispat yükü ve belge niteliği büyük önem taşır.
Senet (bono) ve çek alacaklarında uygulanır. Bu takip türü daha hızlı ilerler ve borçlunun itiraz süresi 5 gündür.
Borçlu itiraz etse bile haciz işlemleri tamamen durmaz. Özellikle imzaya itiraz ve borca itiraz ayrımı sürecin seyrini değiştirir.
Kambiyo takibinin avantajı; daha kısa itiraz süresi ve hızlı haciz imkanıdır. Bu nedenle senet ve çek alacaklarında genellikle tercih edilir.
Mahkeme kararıyla kesinleşmiş alacaklarda uygulanır. Borçlunun icra dairesine yaptığı itiraz takibi durdurmaz. Ancak icranın geri bırakılması kararı alınması halinde süreç durabilir.
Bu yöntem genellikle uzun yargılama süreci sonrasında başvurulan bir tahsil yoludur.
Ticari alacak tahsilinde stratejik değerlendirme yapılmalıdır. Örneğin:
Borçlunun malvarlığı durumu, şirket yapısı ve ödeme alışkanlıkları da icra stratejisinin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Ticari alacak tahsilinde en sık karşılaşılan durum borçlunun itirazıdır. İtiraz süreci doğru yönetilmezse tahsil süresi ciddi şekilde uzayabilir.
Borçlu tarafından yapılan itirazlar:
Her itiraz türü farklı hukuki sonuç doğurur. Bu nedenle ticari alacak tahsili sürecinde itirazın niteliği analiz edilerek doğru hukuki adım atılmalıdır.
Ticari alacak tahsilinde takibin kesinleşmesi ile birlikte haciz aşamasına geçilir. Haciz; borçlunun borcuna yetecek miktarda malvarlığına hukuken el konulması işlemidir. Amaç, alacağın güvence altına alınması ve satış yoluyla tahsil edilmesidir.
Haciz süreci doğru planlanmadığında alacak tahsili gecikebilir. Bu nedenle borçlunun malvarlığının etkin şekilde araştırılması büyük önem taşır.
Günümüzde icra daireleri ve elektronik sistemler aracılığıyla borçlunun malvarlığına ilişkin çeşitli sorgulamalar yapılabilmektedir. Özellikle:
Borçlunun şirket ortağı olması halinde hisseleri de haczedilebilir. Ayrıca üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine haciz konulması mümkündür.
Elektronik haciz sistemi sayesinde banka hesaplarına hızlı şekilde bloke konulabilmektedir. Ticari alacak tahsilinde e-haciz, en etkili yöntemlerden biridir. Özellikle ticari faaliyet gösteren borçluların hesap hareketleri düzenli olduğundan tahsil imkânı artabilir.
Ancak haczin başarılı olması için zamanlama ve strateji önemlidir. Borçlunun malvarlığını kaçırma ihtimali değerlendirilmelidir.
Haciz işlemi sonrasında malların satış aşamasına geçilir. Satış süreci şu aşamalardan oluşur:
Satış talep süresinin kaçırılması halinde haciz düşebilir. Bu nedenle süre takibi ticari alacak tahsilinde kritik öneme sahiptir.
Ticari alacak tahsilinde zamanaşımı süresi alacağın niteliğine göre değişir. Zamanaşımı süresi dolduğunda borçlu ödeme yapmaktan kaçınabilir ve bu durum alacağın tahsilini zorlaştırır.
Ayrıca icra takibi başlatıldıktan sonra da haciz ve satış isteme süreleri bulunmaktadır. Bu sürelerin kaçırılması hak düşürücü sonuç doğurabilir.
Ticari alacak tahsili yalnızca icra takibi başlatmaktan ibaret değildir. Şirketlerin sistematik bir alacak yönetim planı oluşturması gerekir.
Erken aşamada başlatılan hukuki süreçler tahsil başarısını önemli ölçüde artırabilir.
Bu hatalar alacağın tahsilini geciktirebilir veya tamamen engelleyebilir.
Ticari alacak tahsili sürecinde alacağın dayanağı büyük önem taşır. Fatura, senet ve çek alacakları hukuki nitelik bakımından farklılık gösterdiğinden, her biri için uygulanacak yöntem ve süreler değişmektedir.
Faturaya dayalı ticari alacak tahsili genellikle genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi aracılığıyla yapılır. Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Fatura alacaklarında ispat yükü önemlidir. Mal teslimi veya hizmet ifasının ispatlanması gerekebilir.
Senet alacaklarında kambiyo senetlerine özgü icra takibi uygulanır. Bu takip türü daha hızlı ilerler ve borçlunun itiraz süresi 5 gündür.
İmzaya itiraz ve borca itiraz ayrımı sürecin teknik yönünü belirler.
Karşılıksız çek alacaklarında kambiyo takibi uygulanır. Ayrıca belirli şartlar oluştuğunda cezai süreç de gündeme gelebilir.
Çeklerde zamanaşımı süreleri kısa olduğundan hızlı hareket edilmelidir.
Süre; takip türüne, borçlunun itiraz edip etmemesine ve haciz aşamasına göre değişir. Kambiyo takibi genellikle daha hızlı sonuçlanır.
Öncelikle icra takibi başlatılması gerekir. Takip kesinleşmeden haciz uygulanamaz.
Belirli şartlar oluştuğunda tasarrufun iptali davası açılabilir. Ayrıca ihtiyati haciz yoluna başvurulabilir.
Şirket türüne göre değişir. Limited ve anonim şirketlerde ortak sorumluluğu farklılık gösterir.
Borçlu zamanaşımı itirazında bulunabilir ve bu durumda alacağın tahsili zorlaşabilir.
Süre ve usul hataları hak kaybına yol açabilir. Ticari alacak tahsili sürecinin doğru planlanması önemlidir.
Yukarıda yer alan bilgiler genel niteliktedir. Her somut olay farklı özellikler taşıyabilir. Hak kaybına uğramamak adına profesyonel hukuki destek alınması önerilir.