Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Haksız tahrik, kişinin kendisine veya yakınlarına yöneltilen haksız bir fiilin etkisi altında, hiddet veya şiddetli elem duygusuyla suç işlemesi halinde cezasında indirim yapılmasını ifade eden bir ceza hukuku kurumudur.
Bu kurum, failin tamamen serbest iradesiyle hareket etmediğini; olay anında yoğun bir duygusal baskı altında kaldığını kabul eder. Ancak haksız tahrik, suçu ortadan kaldırmaz. Sadece cezada indirim sebebi oluşturur.
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan adalet ve orantılılık ilkesi gereği, olayın meydana geliş şekli ve failin psikolojik durumu dikkate alınır.

Haksız tahrik, Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde düzenlenmiştir:
“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye verilecek cezada indirim yapılır.”
Bu düzenleme uyarınca;
Mahkeme, haksız tahrikin derecesine göre cezada belirli oranlarda indirim yapar.
Haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için bazı temel şartların birlikte gerçekleşmesi gerekir:
Mahkeme, olayın özelliklerini değerlendirerek tahrikin ağırlığını ve fail üzerindeki etkisini takdir eder.
Haksız tahrik en sık;
gibi suçlarda gündeme gelir.
Örneğin, bir kişinin kendisine ağır hakarette bulunan kişiye karşı anlık öfke ile kasten yaralama suçunu işlemesi halinde haksız tahrik indirimi uygulanabilir.

Haksız fiil yalnızca kişinin kendisine yönelik olmak zorunda değildir. Eşine, çocuğuna, anne-babasına veya yakınlarına yönelen haksız eylemler de haksız tahrik kapsamında değerlendirilebilir.
Örneğin; bir kişinin babasının kamuya açık alanda saldırıya uğraması üzerine, o anki öfke ile saldırgana karşı yaralama eylemi gerçekleştirmesi halinde haksız tahrik indirimi söz konusu olabilir.
Haksız tahrik indiriminin uygulanabilmesi için tepkinin anlık olması gerekir. Haksız fiil ile suç arasında uzun bir zaman dilimi bulunuyorsa, tahrik hükümleri uygulanmaz.
Aradan makul olmayan bir süre geçtikten sonra gerçekleştirilen eylemler, planlı hareket olarak değerlendirilebilir ve bu durumda haksız tahrik indirimi söz konusu olmayabilir.
Özellikle karşılıklı kasten yaralama suçlarında haksız tahrik hükümleri sıkça gündeme gelmektedir. Bu tür olaylarda ilk haksız hareketin kim tarafından gerçekleştirildiği her zaman net şekilde tespit edilemeyebilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ilk haksız fiilin kim tarafından başlatıldığı kesin olarak belirlenemiyorsa, her iki taraf da haksız tahrik hükümlerinden yararlandırılabilmektedir.
Ancak olayın gelişim şekli, tarafların davranışları ve kullanılan güç orantısı ayrıntılı şekilde değerlendirilir.
Türk Ceza Kanunu’na göre haksız tahrik halinde verilecek cezada belirli oranlarda indirim yapılır. İndirim oranı, tahrikin ağırlığına göre değişmektedir.
Mahkeme, tahrikin:
olduğunu değerlendirerek indirim oranını belirler.
Özellikle kasten öldürme suçunda indirim oranı daha geniş takdir alanına sahiptir. Bu nedenle her olay kendi somut koşulları içinde değerlendirilir.
Haksız tahrik indirimi otomatik uygulanmaz. Bu bir savunma argümanıdır ve mahkeme tarafından somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Tahrikin varlığı, yoğunluğu ve fail üzerindeki etkisi ayrıntılı delillerle ortaya konulmalıdır.
Haksız tahrik hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağınızı öğrenmek için profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz.