Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Deneme süreli iş sözleşmesi, işçi ve işveren arasında yapılan iş sözleşmesine "deneme kaydı" konularak tarafların birbirini tanıması ve işe uygunluğun ölçülmesi amacıyla kurulan özel bir çalışma dönemidir. İş Kanunu'nun 15. maddesi deneme süresini hem işçi hem de işveren için bir hak olarak düzenlemiş; ancak sınırlarını da net biçimde belirlemiştir.
En sık karşılaşılan yanlış algı, deneme süresinin işverene "her şeyi yapma hakkı" verdiği yönündedir. Oysa deneme süresinde de işçinin ücret, sigorta ve fazla mesai hakları tam olarak korunur; bu haklardan yapılan herhangi bir kesinti hukuka aykırıdır.
İş Kanunu deneme süresini keyfiyete bırakmamış; azami sınırlar belirlemiştir:
Deneme süresinin geçerli sayılabilmesi için iş sözleşmesine açıkça yazılmış olması gerekir. Sonradan eklenen ya da sözlü kararlaştırılan deneme kaydı, işçi aleyhine sonuç doğurmaz. Ayrıca deneme süresi aynı işveren bünyesinde daha önce çalışılmış bir pozisyon için yeniden uygulanamaz; Yargıtay bu konuda yerleşik içtihat oluşturmuştur.
Deneme süresi içinde taraflar (hem işçi hem işveren) iş sözleşmesini bildirim süresine gerek olmaksızın ve tazminatsız feshedebilirler. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödeme yükümlülügü doğmaz. Bu serbestlik deneme süresinin temel amacından kaynaklanmaktadır: tarafların birbirini tanıyıp uyumsuzluk hâlinde kolayca ayrılabilmesi.
Fesih anına kadar işçinin çalıştığı günlerin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve ulusal bayram çalışma ücretleri ile diğer hakları (AGİ, prim vb.) saklıdır ve eksiksiz ödenmelidir. Deneme süresi içinde sigorta (SGK) girişi yapılması ve primlerin yatırılması da zorunludur; bu yükümlülük ertelenip ilerleyen tarihe bırakılamaz.
Deneme süresi fesihlerinde gerekçe gösterme zorunlulugu olmasa da iş sözleşmesinin feshinde usul kurallarına dikkat edilmelidir. Fesih bildiriminin yazılı yapılması, tebligatın belgelenmesi ve işçinin çalışma belgelerinin (SGK çıkışı, ücret bordrosu) zamanında düzenlenmesi işveren açısından sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önler.
İşe iade davası açılabilmesi için işçinin en az 6 aylık kıdeminin olması gerekir. Deneme süresi (maksimum 2–4 ay) bu sürenin altında kaldığından kural olarak deneme süresinde işten çıkarılan işçi işe iade davası açamaz.
Ancak işveren deneme süresini kötü niyetle kullanmışsa (örneğin hamilelik, sendika üyeligi, ırk veya cinsiyet gibi nedenlerle işten çıkarmışsa) ya da deneme süresi kaydı sözleşmeye sonradan eklenmiş veya süresi kanuni sınırı aşmışsa işçi kötü niyet tazminatı veya ayrımcılık tazminatı talep edebilir.
Kötü niyet tazminatı, işçiye ödenmesi gereken ihbar tazminatının 3 katı olarak hesaplanır. İspat yükü işçidedir; işverenin fesih gerekçesinin ayrımcı ya da baskı amaçlı oldugunu somut delillerle ortaya koymak gerekir. Bu deliller; işe alım sürecindeki yazışmalar, tanık ifadeleri ve kronolojik belge zinciri olabilir.
"Seni bir deneyelim, beğenirsek sigorta yaparız" uygulaması tamamen hukuka aykırıdır. İşçinin işe başladığı ilk gün (hatta bir gün öncesinden) sigorta girişinin yapılması zorunludur. Sigortasız çalıştırma hem idari para cezasına hem de işçi adına SGK'ya prim borcu doğmasına yol açar.
Sigortasız geçen deneme süresi daha sonra hizmet tespiti davasıyla geriye dönük olarak tescil ettirilebilir. Bu dava işçi adına açılır ve beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Sigortasız çalıştırılan işçi aynı zamanda kıdem ve ihbar tazminatını da işvereninden talep etme hakkını korur.
Hayır, kesinlikle olamaz. İşçinin işe başladığı ilk gün sigorta girişinin yapılması zorunludur. Aksi durum suç teşkil eder ve işverene ağır idari para cezası uygulanır. Ayrıca sigortasız geçen süre ilerleyen dönemde işçi aleyhine kıdem hesabına yansıyabileceğinden bu konuda hukuki danışmanlık alınması önerilir.
İşveren deneme süresi içinde herhangi bir gerekçe göstermeden fesih yapabilir. Rapor almak feshin önüne geçmez. Ancak feshin kötü niyetli oldugu ispatlanırsa (örneğin raporlu oldugu için çıkarıldığı açıkça belliyse) kötü niyet tazminatı hakkı dogabilir.
Evet. Deneme süresini başarıyla geçen ve çalışmaya devam eden işçi için ileride hesaplanacak kıdem tazminatı ve yıllık izin süresinde işe ilk giriş tarihi (deneme süresinin başı) esas alınır. Bu nedenle deneme süresi kıdem süresinin bir parçasıdır.
Deneme süresi sona erdikten sonra artık genel iş güvencesi kuralları geçerli olur. İşveren geçerli bir neden göstermeden işçiyi çıkaramaz; aksi hâlde işçi kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş güvencesi kapsamındaki diğer hakları talep edebilir.
Hayır. Yargıtay kararlarına göre aynı işverende aynı ya da benzer pozisyonda daha önce çalışılmış olan işçi için tekrar deneme süresi uygulanamaz. Bu durum, deneme kaydını geçersiz kılar ve işçi dogrudan belirsiz süreli çalışan haklarından yararlanır.
Haksız fesih, eksik ödenen ücretler ve sigortasız çalıştırma durumlarında haklarınızı korumak için uzman Ankara İş Hukuku Avukatı desteği alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına ugramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)