Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
İş sözleşmesinin feshinde usul, işverenin işçiyi işten çıkarırken uymak zorunda olduğu yasal prosedürlerin tamamıdır. İş Kanunu'nun 19. maddesi, geçerli nedenle fesihlerde (performans, davranış vb.) işverene çok sıkı şekil şartları getirmiştir. İşveren, fesih sebebini ne kadar haklı görürse görsün, eğer usule uymazsa (örneğin yazılı bildirim yapmazsa veya savunma almazsa), mahkeme feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verir.
Ankara İş Hukuku Avukatı olarak, işe iade davalarının büyük çoğunluğunun işçinin kusurundan değil, işverenin fesih usulüne uymamasından dolayı kazanıldığını görüyoruz. Bu rehberde fesih bildiriminin şekli, savunma alma zorunluluğu, ihbar sürelerinin kullanımı ve usulsüz fesih halinde işçinin başvurabileceği hukuki yolları ayrıntılı biçimde ele aldık.
İş Kanunu madde 19 uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır.
"Performans düşüklüğü nedeniyle", "Görülen lüzum üzerine" veya "Verim alamadığımızdan" gibi genel ifadeler Yargıtay tarafından geçersiz sayılmaktadır. Fesih bildiriminde işçinin hangi davranışı, hangi tarihte yaptığı, hangi hedefleri tutturamadığı somut verilerle yazılmalıdır. Örneğin: "2024 yılı satış hedefini %40 oranında gerçekleştirmediğiniz ve 15.03.2024 tarihli uyarımıza rağmen düzelme olmadığı için..." gibi somut ve tarihli bir gerekçe şarttır.
"Yarın gelme", "Muhasebeye uğra" gibi sözlü beyanlarla yapılan fesihler geçersizdir. İşçi bu durumda işe iade davası açabilir ve kazanır. Fesih bildirimi işçiye tebliğ edilmeli; işçi imzalamazsa noter kanalıyla gönderilmelidir. Bildirimin işçiye ulaştığının belgelenmesi, olası bir davada işveren açısından kritik önem taşır.
İş Kanunu m. 19/2 çok net bir kural koyar: Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.
Savunma talebi yazılı yapılmalı, işçiye makul bir süre (genellikle 2-3 iş günü) tanınmalı ve işçinin verdiği yanıt da yazılı olarak dosyalanmalıdır. Geçerli nedenle fesih ve işe iade davası hakkında kapsamlı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Geçerli nedenle fesihte (süreli fesih) işveren, işçinin kıdemine göre belirlenen ihbar sürelerine (2-8 hafta) uymak zorundadır. İşveren iki yolu seçebilir:
Her iki yolda da kıdem tazminatının ayrıca hesaplanıp ödenmesi zorunludur. Peşin ödeme, ihbar tazminatının yerini tutar; kıdem tazminatının yerini tutmaz. İhbar süresi hesaplanırken işçinin SGK bildirge tarihinin değil, fiili işe başlama tarihinin esas alınması gerektiğini unutmayın.
Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa, savunma alınmamışsa ya da gerekçe yeterince somut değilse işçi aşağıdaki haklara sahip olur:
Fesih bildirimine itiraz usulü hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
İşçi bildirimi imzalamaktan kaçınırsa işveren bu durumu iki tanık huzurunda tutanakla tespit eder. Bu durumda bildirim yapılmış sayılır. Ancak işverenin bildirimi noter kanalıyla göndermesi en güvenli yoldur.
Evet. İşverenin savunma talebi de işçinin savunması da yazılı olmalıdır. Sözlü savunma ispat açısından risklidir. İşveren size savunma için makul bir süre (genellikle 2-3 gün) vermelidir.
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay (30 gün) içinde arabulucuya başvurarak işe iade talebinde bulunmalısınız. Bu süre hak düşürücüdür; kaçırılırsa işe iade hakkı tamamen ortadan kalkar.
Davranış veya verim gerekçesiyle savunma alınmadan yapılan fesih, Yargıtay yerleşik içtihadı uyarınca doğrudan geçersiz sayılır. İşçinin gerçekten kusurlu olup olmadığı değerlendirilmeksizin usul ihlali tek başına geçersizlik sonucu doğurur. Bu nedenle dava açılması güçlü bir hukuki zemine dayanır.
Evet. "Görülen lüzum" veya "verim düşüklüğü" gibi genel ifadeler Yargıtay kararlarıyla usule aykırı kabul edilmektedir. Somut tarih, olay ve sonuç içermeyen fesih bildirimleri geçersizlik gerekçesi oluşturur. İşçinin işe iade davası açması halinde bu hata tek başına davayı kazandırabilir.
Yargıtay son dönem kararlarında, işçinin mesajı okuduğunun belgelenebildiği hallerde elektronik iletişim araçları üzerinden yapılan bildirimlerin geçerli sayılabileceğine hükmetmiştir. Ancak ispat riski yüksektir; sözleşmede elektronik bildirime ilişkin hüküm yoksa en güvenli yol yazılı ve ıslak imzalı bildirim ya da noter tebligatıdır.
Savunmanız alınmadan işten çıkarıldıysanız veya fesih bildiriminiz usulsüzse, işe iade ve tazminat haklarınız için uzman Ankara İşçi Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)