Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Kısa çalışma ödeneği (KÇÖ), genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen ya da kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hâllerinde, sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği saglayan bir uygulamadır (4447 sayılı Kanun Ek Madde 2).
KÇÖ, işçi ve işveren arasında yapılan bir sözleşme degil, işverenin İŞKUR'a başvurusu ve uygunluk tespiti sonucu devlet tarafından saglanan bir destek mekanizmasıdır. İşverenlerin kriz dönemlerinde toplu işten çıkarmaya başvurmak yerine istihdamı korumasını saglayan bu ödenek, doğru başvuru süreci ve yasal şartların karşılanmasıyla hayata geçirilir.
KÇÖ'den yararlanabilmek için hem işverenin hem de işçinin belirli şartları sağlaması gerekir:
Prim günü veya hizmet akdi şartını karşılamayan işçi KÇÖ alamaz; ancak bu durum işçinin diğer yasal haklarını (kıdem tazminatı, ücret alacağı vb.) ortadan kaldırmaz. Özellikle yeni işe başlayan ya da kısa süreli sözleşmeyle çalışan işçiler bu şartı karşılayamayabileceğinden işverenin kısa çalışma talep formunu hazırlarken bu ayrımı dikkate alması gerekir.
Kısa çalışma ödeneginin miktarı ve süresi kanunla belirlenmiştir:
Son 12 aylık ortalama günlük brüt kazancı 500 TL olan bir işçi için günlük KÇÖ 500 x %60 = 300 TL olur. Aylık ödenek 300 x 30 = 9.000 TL'dir. Bu tutar aylık brüt asgari ücretin %150'sini aşarsa, üst sınır uygulanır. Hesaplama prime esas kazanç (PEK) üzerinden yapıldığından fiili maaş degil bordrodaki PEK belirleyicidir; bu nedenle eksik bildirilen prim, işçinin daha düşük ödenek almasına yol açar.
Kısa çalışma uygulanan işyerlerinde işverenlerin işçi çıkarması yasaktır. Yalnızca ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık (İş K. m. 25/II) hâlleri bu yasagın istisnasıdır. İşveren haksız biçimde işçi çıkarırsa kısa çalışma ödeneği iptal edilebilir ve cezai yaptırım uygulanır.
Bu yasak, işvereni uzun süreli kriz dönemlerinde bile işçiye ücret ödeme ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinden kısmen de olsa kurtarırken işçinin iş güvencesini koruma altına almaktadır. Kriz sona erdiğinde işçi normal çalışma düzenine döner; kısa çalışma süresi kıdem hesabına dahil edilir.
Kısa çalışma uygulamasının devam ettiği dönem kıdem süresinin hesabında dikkate alınır. Yani işçi kısa çalışma boyunca kıdem biriktirmeye devam eder. Kısa çalışma döneminde sigortalıya yalnızca Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri yatırılır; uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik, malullük) primleri yatırılmaz. Bu, işçinin emeklilik süresini uzatabileceginden dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur.
İşverenin İŞKUR'a başvurması için zorlayıcı sebebin gerçekleşmesi yeterli degildir; başvurunun belgelerle desteklenmesi ve doğru formların eksiksiz doldurulması şarttır. Eksik ya da hatalı başvurular red kararıyla sonuçlanır; itiraz hakkı kullanılabilir ancak bu süreç zaman alır.
Başvuruda bulunulacak belgeler arasında şunlar yer alır: İşyeri bilgileri ve varsa toplu iş sözleşmesi, kısa çalışma yapılacak işçilerin listesi (TC kimlik, SGK numarası, iş sözleşmesi türü), ekonomik gerekçeyi destekleyen finansal belgeler (mali tablolar, banka ekstreleri) ve zorlayıcı sebebi kanıtlayan resmi belgeler (pandemi, afet kararnamesi vb.). Başvuruların hatasız yapılması işverenin hem idari hem de hukuki sorumluluklarını minimize eder.
Kısa çalışma süresince işçiye yalnızca Genel Sağlık Sigortası (GSS) primleri yatırılır. Uzun vadeli sigorta kolları (emeklilik, malullük) primleri yatırılmaz. Bu durum işçinin emeklilik prim gün sayısını olumsuz etkileyebilir; eksik kalan günler isteğe baglı sigorta ile tamamlanabilir.
Evet. Kısa çalışma uygulanan işyerlerinde işten çıkarma yasaktır. Yalnızca İş Kanunu m. 25/II kapsamındaki ahlak ve iyiniyet kurallarını agir biçimde ihlal eden işçiler için haklı fesih mümkündür. Yasaga aykırı çıkarmada işverenin ödeneği geri ödemesi ve cezai yaptırımla karşılaşması söz konusu olur.
Evet. Çalışma izni olan ve gerekli prim şartlarını (450 gün prim + 60 gün hizmet akdi) taşıyan yabancı işçiler de kısa çalışma ödeneginden yararlanabilir. Çalışma izni olmayan ya da prim şartını karşılamayan yabancı işçiler ise bu haktan yararlanamaz.
Evet. Ret kararına karşı İŞKUR'a itiraz yolu açıktır. İtirazın belirli süreler içinde yapılması gerektiğinden red bildiriminin alındığı günden itibaren hareket edilmesi önerilir. İtirazda yetersiz bulunan belgeler tamamlanarak yeniden sunulabilir. Hukuki süreçlerin takibi için uzman destek almak başarı şansını artırır.
Zorlayıcı sebebin ortadan kalkması ya da azami sürenin dolması hâlinde kısa çalışma uygulaması kendiliğinden sona erer. İşçi normal çalışma düzenine döner ve işveren bu tarihten itibaren tam ücret ödeme yükümlülügünü yeniden üstlenir. Kısa çalışma döneminde biriken kıdem hakkı korunmaya devam eder.
Başvuru reddi, eksik ödeme ve işçi hakları konusunda uzman Ankara İş Hukuku Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına ugramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)