Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Boşanma sebepleri, Türk Medeni Kanunu'nda (TMK) sınırlı sayıda sayılmış olup tarafların evliliklerini yasal olarak sonlandırma kararı almalarına yol açan hukuki dayanaklardır. Boşanma davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemeleri, yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168).
Ankara Boşanma Avukatı olarak, boşanma davası açarken en önemli stratejinin "doğru sebebe dayanmak" olduğunu vurguluyoruz. Yanlış bir sebebe dayanarak açılan dava reddedilebilir ve 3 yıl boyunca tekrar dava açılamayabilir (Fiili Ayrılık Kuralı). Bu rehberde zina, hayata kast, terk ve şiddetli geçimsizlik gibi tüm boşanma nedenlerini, ispat şartlarını ve hak düşürücü süreleri kapsamlı biçimde ele aldık.
Boşanma sebebinin doğru belirlenmesi; nafaka, tazminat ve velayet taleplerini de doğrudan etkiler. Bu nedenle dava açmadan önce çekişmeli boşanma davası ve haklar konusunda mutlaka bilgi edinmenizi öneririz.
._show_a_scene_in_a_cou.png)
Boşanma sebebinin doğru tespiti, davanın seyrini ve sonucunu belirleyen en kritik adımdır (temsili görsel).
Mutlak boşanma sebeplerinde davacı yalnızca olayın varlığını ispat etmekle yükümlüdür. "Evlilik birliği sarsıldı mı?" diye ayrıca araştırmaya gerek yoktur; hakim olayı tespit edince boşanmaya karar vermek zorundadır.
Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Zina, cinsel sadakatsizliktir ve Türk hukukunda en ağır kusur olarak kabul edilir. İspatlanması halinde hakim boşanmaya hükmetmek zorundadır.
Eşe karşı canına kastetmek (öldürmeye teşebbüs, intihara yönlendirme), pek kötü davranmak (ağır işkence, sistematik fiziksel şiddet) veya ağır derecede onur kırıcı davranışlarda bulunmak (alenen küçük düşürme, ağır hakaret) boşanma sebebidir.

Zina davalarında suçüstü yakalamak zorunlu değildir; tanık beyanı ve yazışmalar geçerli delil sayılır (temsili görsel).
Bu sebeplerin varlığı tek başına boşanma için yetmez; ayrıca bu durumun "ortak hayatı diğer eş için çekilmez hale getirdiği" de ispatlanmalıdır. Hakim, her olayı somut koşullara göre değerlendirir.
Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler (hırsızlık, dolandırıcılık, cinsel saldırı vb.) veya haysiyetsiz bir hayat sürerse (ayyaşlık, kumarbazlık, uyuşturucu bağımlılığı vb.) ve bu nedenle onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse boşanma davası açılabilir. Her suç değil, yalnızca "yüz kızartıcı" suçlar bu kapsama girer. Bu sebep için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir; her zaman dava açılabilir.
Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk ederse veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmezse boşanma davası açılabilir. Ancak şartları oldukça ağırdır:
Eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hale gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla boşanma davası açılabilir. Resmi rapor olmaksızın bu sebebe dayanılamaz.

Terk sebebiyle boşanmada ihtarname süreci ve 6 aylık bekleme şartı mutlaka doğru yönetilmelidir (temsili görsel).
Uygulamada en sık başvurulan ve "torba hüküm" niteliğindeki sebeptir. Eşler arasında şiddetli geçimsizlik varsa ve ortak hayatın sürdürülmesi beklenemezse dava açılır. Mahkeme, tarafların iddialarını, delillerini ve tanık beyanlarını değerlendirerek kusur dağılımını belirler. Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Evlilik en az 1 yıl sürmüşse ve eşler birlikte başvurursa ya da bir eş diğerinin davasını kabul ederse, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hakim tarafları bizzat dinler; protokolü uygun bulursa boşanma gerçekleşir. Anlaşmalı boşanma protokolü ve dava süreci konusunda kapsamlı rehberimize başvurabilirsiniz.
Herhangi bir boşanma davasının reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren 3 yıl geçmesi halinde ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Boşanma sebebi yalnızca davanın açılma gerekçesi değil; aynı zamanda nafaka ve tazminat haklarını da şekillendirir. Özellikle kusur tespiti bu açıdan belirleyicidir.
Boşanma davası hakları rehberi sayfamızda nafaka, tazminat ve velayet haklarını bir arada bulabilirsiniz. Ayrıca boşanan kadının hakları ve nafaka konusu için özel rehberimize de göz atabilirsiniz.
Hayır. Zina "hayatın olağan akışına aykırı durumlar" ile de ispatlanabilir. Otel kayıtları, gece geç saatte yapılan telefon görüşmeleri, tanık beyanları veya fotoğraflar güçlü delil teşkil eder. Önemli olan hakimi ikna edecek nitelikte ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş delillerin sunulmasıdır.
Hakim, tarafların iddialarını ve delillerini (tanık, mesaj, sosyal medya paylaşımları vb.) inceleyerek kusur oranını belirler. Tam kusurlu, ağır kusurlu veya eşit kusurlu gibi farklı kusur dağılımları mümkündür. Kusurlu taraf tazminat ödemek zorunda kalabilir.
Terk tarihinden itibaren en az 4 ay bekledikten sonra ihtar çekebilirsiniz. İhtardan sonra eşiniz 2 ay içinde dönmezse (toplam 6 ay) dava açabilirsiniz. Süreler dolmadan açılan dava reddedilir; bu nedenle ihtarname tarihleri son derece önem taşır.
Evet, doğrudan etkiler. Tam kusurlu eş yoksulluk nafakası talep edemez. Zina veya şiddet gibi ağır kusurlar, karşı tarafın tazminat talebini de artırır. Bu nedenle doğru sebebe dayanmak ve kusur tespitini doğru yönetmek büyük önem taşır.
Hangi sebebe dayanarak dava açmanız gerektiğini belirlemek ve 6 aylık hak düşürücü süreleri kaçırmamak için uzman Ankara Boşanma Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)