Şimdi Yazın
Ankara merkezli uzman hukuk ekibimizle
güvenilir danışmanlık ve hızlı çözüm sunuyoruz.
Ceza hukuku, toplumsal düzeni korumak amacıyla suç teşkil eden fiillerin tanımlandığı ve bu fiillere uygulanacak yaptırımların belirlendiği bir hukuk dalıdır. Suç isnadıyla karşı karşıya kalan bireyler için etkili bir savunma yapılması, adil yargılanma hakkının korunması açısından hayati önemdedir. Özellikle özgürlüğü doğrudan etkileyen ceza davalarında, sürecin doğru yönetilmesi için bir Ankara avukatı ile çalışmak gereklidir. Ceza davalarında doğru hukuki stratejilerin belirlenmesi, mahkeme sürecinin en iyi şekilde yönetilmesini ve sanığın haklarının korunmasını sağlar.
CMK 147 ve 148. maddeler uyarınca şüphelinin veya sanığın ifadesi alınırken belirli usullere uyulması zorunludur. Ankara Ceza Avukatı olarak yürüttüğümüz savunmalarda, bu usul kurallarının ihlali davanın tüm seyrini değiştirebilmektedir:
Ceza hukukunun temel ilkeleri, adil bir yargılama sürecinin sağlanması ve birey haklarının korunması açısından büyük önem taşır. İşte ceza hukukunun en önemli ilkeleri:
Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi: Hiç kimse, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Suç ve cezaların önceden belirlenmiş olması hukuki güvenlik açısından gereklidir.
Masumiyet karinesi: Bir kişi, mahkeme tarafından suçlu olduğuna karar verilene kadar masum kabul edilir. Bu ilke, adil yargılanma hakkının temel taşlarından biridir ve her sanığın savunma hakkına sahip olduğunu gösterir.
Orantılılık ilkesi: Verilen cezaların, işlenen suç ile orantılı olması gerekir. Hukuk sisteminde keyfi cezalandırmaların önüne geçmek amacıyla bu ilke büyük önem taşır.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği: Bir suç nedeniyle yalnızca suçu işleyen kişi cezalandırılabilir. Başkalarının işlediği suçtan dolayı kimseye ceza verilemez.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.38/6 uyarınca; "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez." Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri'ndeki yargılamalarda en kritik savunma noktası budur.
Bu tür materyaller "meyvenin zehirli ağacı" ilkesi gereği dosya kapsamından çıkarılmalıdır. Profesyonel bir savunma, suçun işlenip işlenmediğinden önce, delillerin "temiz" olup olmadığını denetlemekle başlar.
Ceza davaları, soruşturma ve kovuşturma aşalarından oluşan bir yargılama sürecini kapsar. Sanık, savcılık soruşturmasından itibaren belirli haklara sahiptir ve bu hakların ihlal edilmemesi gerekir.
Soruşturma aşaması: Suç şüphesiyle birlikte savcılık tarafından başlatılan süreçtir. Bu aşamada şüpheli, ifade verme hakkına sahiptir ve avukatı ile birlikte savunmasını hazırlayabilir.
Kovuşturma aşaması: Savcılık, iddianamesini mahkemeye sunar ve yargılama süreci başlar. Sanık, mahkemede savunma yaparak suçlamalara karşı deliller sunabilir.
Mahkeme süreci: Hakim, savcılık tarafından sunulan iddianameyi ve delilleri değerlendirerek karar verir. Sanık, lehine olan tüm hukuki imkanları kullanarak beraatini sağlamaya çalışabilir.
Tutuklama, bir ceza değil; geçici bir koruma tedbiridir. Ancak Türk hukukunda en çok mağduriyet yaratan alanlardan biridir. Şüphelinin kaçma şüphesi yoksa, delilleri karartma ihtimali bulunmuyorsa tutuklama kararı verilmemelidir.
Ankara Sulh Ceza Hakimlikleri nezdinde yürütülen sorgularda, "tutuklamanın orantısız" olduğu ileri sürülerek imza atma, yurt dışı yasağı veya konutu terk etmeme gibi adli kontrol tedbirlerinin uygulanması talep edilmelidir. Haksız tutuklamalara karşı CMK 141 uyarınca devletten maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı saklıdır.
Ceza davalarında sanıkların sahip olduğu bazı temel haklar vardır. Bu haklar, sanığın adil yargılanmasını sağlamak ve hukuki güvence altında olmasını temin etmek amacıyla oluşturulmuştur.

Hırsızlık suçu: Bir kişinin malını rızası dışında alarak ekonomik zarar vermek hırsızlık suçunu oluşturur. TCK’da ağırlaştırıcı nedenlere bağlı olarak cezalar değişebilir.
Dolandırıcılık suçu: Bir kişiyi hileli davranışlarla kandırarak haksız menfaat sağlamak dolandırıcılık suçuna girer ve ağır cezalar öngörülmüştür.
Uyuşturucu suçu: Uyuşturucu madde ticareti yapmak veya bulundurmak, ağır cezalara tabi olup, mahkemelerde en sık görülen davalar arasındadır.
Adam öldürme ve yaralama suçları: Kasten öldürme, taksirle öldürme ve kasten yaralama suçları, ceza hukukunun en ağır suçları arasında yer alır.
Cinsel suçlar: Cinsel saldırı, çocuk istismarı ve taciz gibi suçlar, ağır cezalar içeren suç tipleridir ve sanıkların ciddi hukuki süreçlerden geçmesi gerekmektedir.
Ceza davaları, özgürlüğü doğrudan etkileyen davalar olduğu için sanıkların hukuki haklarını korumak adına alanında uzman bir Ankara avukatı ile çalışması büyük bir gerekliliktir. Deneyimli bir ceza avukatı, savunma stratejisinin oluşturulması, delil inceleme ve itiraz süreci, gözaltı ve tutukluluk süreçlerinin yönetilmesi ile istinaf/temyiz başvurularının yapılması gibi konularda müvekkiline destek olur.
Ceza davalarında başarı elde edebilmek için detaylı bir hukuki bilgiye sahip olmak ve sanığın haklarını etkin bir şekilde savunmak gerekir. Ceza hukukunda güçlü bir savunma yapmak ve hukuki haklarınızı korumak için alanında deneyimli bir avukatla çalışmak hayati önem taşımaktadır. 0532 136 67 54 numaralı hattımızdan bizimle iletişime geçerek profesyonel destek alabilirsiniz.
Ağır ceza davaları, tutukluluğa itiraz ve sanık hakları savunmasında Ankara'da uzman desteği yanınızda.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. Ceza yargılamasında yapılan usul hataları geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)