Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Hafta tatili, işçinin dinlenerek fiziki ve ruhi gücünü yenilemesi amacıyla İş Kanunu ile güvence altına alınan, haftalık çalışma süresinin (45 saat) tamamlanmasından sonra verilen kesintisiz 24 saatlik dinlenme hakkıdır. İşçinin bu günlerde çalıştırılması istisnai bir durumdur ve kanunen ek ücrete tabidir.
Özellikle mağaza, AVM ve güvenlik sektörü çalışanlarının hafta tatili kullanmadan çalıştırıldıgı ve bunun karşılıgının ödenmediği sıkça görülmektedir. Bayram mesaisi ücreti ve haklarında oldugu gibi, hafta tatili çalışmasının karşılıgı da paradır; izin kullandırılması yasal bir ödeme sayılmaz.
İşçinin hafta tatiline hak kazanabilmesi için temel şart, haftalık çalışma günlerinde (genellikle 6 gün) işyerinde çalışmış olmasıdır. İş Kanunu m. 46 geregince:
Hafta tatiline hak kazanmak için işçinin o hafta fiilen çalışmadıgı ancak kanunen çalışmış sayıldıgı günler de (rapor, yıllık izin, evlenme izni, işveren tarafından verilen diger izinler vb.) hesaba katılır. Bu düzenleme, kısa dönemli hastalık izninin hafta tatili hakkını ortadan kaldırmamasını güvence altına almaktadır.
Kural Pazar olmakla birlikte iş sözleşmesinde ya da işyeri uygulamasında farklı bir gün belirlenebilir. Belirlenmiş olmasa bile yargı, fiilen hangi gün çalışılmadıgına bakar. İşçinin haftanın hiçbir günü tatil kullanmadan çalışması hâlinde kullanılmayan tüm hafta tatilleri birikimli olarak alacak davasına konu edilebilir.
İşçinin hafta tatilinde dinlenmesi esastır. Ancak işçinin onayı ile çalıştırılması durumunda ücretlendirme şu şekilde olur:
İşçi tatil günü çalışmazsa o günün ücretini (aylık maktu ücretinin içinde) tam olarak alır. Maaşından kesinti yapılamaz; çalışmadıgı için ücret indirimi uygulamak İş Kanunu'na aykırıdır.
Yargıtay içtihatlarına göre hafta tatilinde çalışan işçiye şu ödemeler yapılmalıdır:
Hafta tatili ücreti hesaplanırken yalnızca çıplak maaş degil; yemek, yol, ikramiye gibi sürekli ve düzenli ek ödemelerden oluşan giydirilmiş ücret esas alınır. Düşük tutulmuş çıplak ücret üzerinden yapılan hesaplamalar gerçek alacagın altında kalabileceğinden bu kalemin dogru belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.
İşverenlerin en sık yaptıgı hata, işçiyi Pazar günü çalıştırıp "hafta içi bir gün izin kullan" demesidir. Yargıtay'a göre:
İşverenin hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilmesi için kural olarak işçinin onayı gerekir. Sözleşmede "hafta tatilinde çalışılır" hükmü bulunsa dahi bu hüküm hafta tatili ücretini ortadan kaldırmaz; yalnızca çalışma zorunlulugunu geçerli kılar. Onay alınmadan çalıştırılan işçi, iş akdini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatını talep edebilir.
Evet. Yargıtay kararlarına göre hafta tatilinde işyerine gelip 1 saat bile çalışılsa, dinlenme hakkı kesintiye ugradıgından işçiye o günün ücretinin tamamı zamlı olarak ödenmelidir.
Otel ve lokantalarda yüzde usulü ile çalışan işçilerin hafta tatili ücreti, işveren tarafından ayrıca ödenmelidir. Yüzdelerden toplanan paralar hafta tatili ücreti yerine geçmez.
Hafta tatili ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ücretin muaccel oldugu tarihten itibaren 5 yıl içinde dava açılmazsa hak düşer.
Evet. Kullanılmayan hafta tatilleri birikimli olarak talep edilebilir. 5 yıllık zamanaşımı içinde kalan tüm hafta tatili günleri, işyeri kayıtları ve tanık beyanıyla ispat edilmek kaydıyla alacak davasına konu edilebilir.
Evet. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve hafta tatili alacakları birbirinden bagımsız kalemlerdir; hepsi ayrı ayrı hesaplanarak tek bir işçilik alacakları davasında talep edilebilir.
Pazar mesaileri, eksik ödenen ücretler ve kıdem tazminatı hesaplamaları için uzman Ankara İşçi Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına ugramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)