Şimdi Yazın
Ankara merkezli uzman hukuk ekibimizle
güvenilir danışmanlık ve hızlı çözüm sunuyoruz.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesinden sonra soruşturma işlemlerinin başlatılması, hukuk sistemimizde önemli bir yer tutar. Bu süreç, adil yargılanma hakkının korunması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin sağlanmasında kritik bir role sahiptir. Bu tür bir durum, genellikle yeni delillerin ortaya çıkması veya mevcut delillerin farklı bir perspektiften değerlendirilmesi gerektiğinde meydana gelir.
Bir kovuşturmaya yer olmadığı kararı, savcılığın bir suç isnadı ile ilgili olarak yeterli delil bulunmadığına veya suçun unsurlarının oluşmadığına karar vermesi anlamına gelir. Bu karar, soruşturmanın bu aşamada sonlandırılması ve kovuşturma aşamasına geçilmemesi gerektiğini belirtir. Ancak, bu kararın kesinleşmesinin ardından bile, belirli koşullar altında yeni gelişmeler veya delillerin ortaya çıkması, soruşturma işlemlerinin yeniden başlatılmasını gerektirebilir.
Yeni delillerin ortaya çıkması, önceki kararın yeniden değerlendirilmesine yol açabilir. Bu durum, hukuki sürecin dinamik ve esnek yapısını yansıtır; adaletin gerçekleştirilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli manevra alanını sağlar. Yeniden başlatılan soruşturma işlemleri, adaletin sağlanması, suçluların cezalandırılması ve masumların korunması adına önem taşır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa Mahkemesi içtihatları uyarınca devlet, kendisine bildirilen suç iddialarını "etkili" bir şekilde soruşturmak zorundadır. KYOK (Takipsizlik) kararı verilmeden önce tüm deliller toplanmamış, tanıklar dinlenmemiş veya teknik incelemeler eksik bırakılmışsa, bu karar "etkili soruşturma ilkesi"ne aykırı hale gelir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesinleşmesinden sonra soruşturma işlemlerinin başlatılması süreci, şeffaf ve adil bir şekilde yönetilmelidir. Bu süreçte, hukuki normlara ve prosedürlere titizlikle uyulmalıdır. Ayrıca, bu süreçte savunma hakkının tam anlamıyla korunması ve sanığın veya şüphelinin hukuki destek alması da büyük önem taşır.
Ankara'da bir avukat olarak, bu tür durumlarda müvekkillerimize rehberlik etmek, onların haklarını korumak ve hukuki süreçlerde onları temsil etmek temel görevlerimiz arasında yer alır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ardından yeniden başlatılan soruşturma süreçlerinde, müvekkillerimizin adil bir şekilde yargılanmalarını ve haklarının korunmasını sağlamak adına detaylı bir hukuki destek sunuyoruz.
_decision__focusing_on.jpg)
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), itiraz edilmezse kararın tebliğinden 15 gün sonra, karara itiraz edilirse sulh ceza hakimliği tarafından itiraz başvurusunun reddedilmesi üzerine kesinleşir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadıkça savcılık tarafından kendiliğinden kamu davası açılamaz.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleştiktan sonra, yeniden soruşturma yapılarak kamu davası açabilmenin iki yolu vardır: KYOK kararı verilip kesinleştikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hakimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. (CMK md.172-2).
Her türlü bilgi veya belge "yeni delil" niteliği taşımaz. Soruşturmanın yeniden açılabilmesi için elde edilen delilin şu özellikleri taşıması gerekir:
CMK’nun 172/2. maddesinde yer alan “yeni delil” kavramının incelenmesi gerekmektedir. Buna göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan önce mevcut olan ancak ele geçirilemeyen veya dosyada bulunan ancak Cumhuriyet savcısı tarafından görülmeyen ve değerlendirilmeyen delil, yeni delildir. Yani yeni delilin kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karardan önce mevcut olması gerekmektedir.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilmesi üzerine, itiraz reddedildiğinde bu karar kesinleşir. İtirazın reddi üzerine yeni delil olsa dahi, aynı fiilden dolayı Cumhuriyet savcısının kendiliğinden dava açması mümkün değildir. Önceden verilen dilekçe hakkında karar vermiş olan merciin, kamu davasının açılması hususunda karar vermesi gerekir.
Takipsizlik kararının kesinleşmesinden sonra soruşturmanın yeniden açılmasının zorlu şartlara bağlanması, şüphelinin "Lekelenmeme Hakkı"nı korumayı amaçlar. Bir kişi hakkında sürekli aynı iddiayla soruşturma açılması, o kişinin haysiyetini ve sosyal hayatını zedeler. Bu nedenle kanun koyucu, savcının keyfi olarak dosyayı açmasını engellemiş; Sulh Ceza Hakimliği'nin onayını zorunlu kılmıştır. Ankara ceza avukatı desteği, bu noktada hem mağdurun hakkını araması hem de şüphelinin haksız yere yeniden soruşturulmaması için hayati önem taşır.
Yeni delillerin elde edilmesinden sonra sulh ceza hakimliğine müracaat edilmelidir. Sulh ceza hakimliği yeni delilleri değerlendirip, soruşturma işlemlerinin başlatılması için karar vermedikçe savcılık re’sen harekete geçip soruşturma yürütemez ve iddianame düzenleyerek kamu davası açılması için görevli ve yetkili mahkemeye başvuramaz.
Kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar aleyhine “kanun yararına bozma” başvurusu yapılarak kovuşturmaya yer olmadığına dair kesinleşmiş karar ortadan kaldırılırsa, savcılık soruşturma yaparak kamu davası açabilir. Bu olağanüstü bir kanun yolu olup, Adalet Bakanlığı'nın başvurusu üzerine Yargıtay tarafından karara bağlanır.
Soruşturma kapandıktan sonra alınan bir Adli Tıp Raporu veya Kriminal Uzman Bilirkişi Raporu, eğer olayın seyrini tamamen değiştirecek nitelikteyse "yeni delil" olarak kabul edilir. Özellikle Ankara gibi merkezlerde bulunan Jandarma ve Polis Kriminal laboratuvarlarından gelen güncel veriler, tozlu raflara kalkmış dosyaların yeniden açılmasını sağlayabilir. Mağdur vekilleri, dosya kapandıktan sonra dahi bu teknik delillerin peşini bırakmamalı, özel bilirkişi raporları (Uzman Görüşü - CMK 67) hazırlatarak mahkemeye sunmalıdır.
KYOK kararına itiraz, yeni delil tespiti ve soruşturmanın yeniden açılması süreçlerinde Ankara Ceza Avukatı yanınızda.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. KYOK kararının kaldırılması ve soruşturmanın yeniden açılması süreleri hak düşürücü ve teknik ayrıntılar barındırır. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)