Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Alacağınızı tahsil edemediğiniz durumlarda başvurabileceğiniz en etkili yasal yol icra takibi başlatmaktır. Ancak icra süreci yalnızca bir dilekçe vermekten ibaret değildir. Yetkili icra dairesinin doğru belirlenmesi, takip türünün doğru seçilmesi, harç ve masrafların eksiksiz yatırılması ve sürecin usule uygun yürütülmesi gerekir.
Yanlış başlatılan bir icra takibi; borçlunun yetki itirazı, zamanaşımı savunması veya usul eksikliği nedeniyle düşebilir. Bu da hem zaman hem de masraf kaybına yol açar. Bu nedenle Ankara icra avukatı desteğiyle sürecin en başından doğru kurgulanması büyük önem taşır.
Bu rehberde icra takibinin türleri, yetkili icra dairesinin belirlenmesi, ödeme emrine itiraz süreçleri ve takibin kesinleşmesinin ardından uygulanan haciz işlemleri adım adım ele alınmaktadır.
İcra takibi başlatabilmek için hukuken geçerli ve vadesi gelmiş (muaccel) bir alacak bulunmalıdır. Henüz vadesi gelmemiş bir borç için icra takibi yapılamaz. Alacağı ispatlayabileceğiniz belgeler şunlardır: yazılı sözleşme, fatura, senet/bono, çek, mahkeme kararı, kira sözleşmesi, hizmet sözleşmesi. Bu belgelerden hiçbirinin bulunmaması hâlinde takibin ardından itiraz gelirse mahkeme sürecine girilmesi kaçınılmaz olur.
Birçok alacak türü belirli süreler içinde talep edilmezse zamanaşımına uğrar. Temel zamanaşımı süreleri şöyledir: genel alacaklar 10 yıl, kira alacakları 5 yıl, ticari alacaklar 5 yıl, işçilik alacakları 5 yıl. Zamanaşımını durduran sebepler ve kesme yollarının bilinmesi hak kaybını önlemek açısından kritiktir. Zamanaşımı dolmuş olsa bile takip başlatılabilir; ancak borçlu süresinde itiraz ederse takip durabilir.
İtirazın iptali davası gibi ticari nitelikteki davalarda mahkemeye başvurmadan önce zorunlu arabuluculuğa gidilmesi gerekmektedir. Ancak icra takibi başlatmak için arabuluculuk şartı aranmaz; takip doğrudan icra dairesinde başlatılabilir.
Mahkeme kararı olmadan başlatılır; en yaygın takip türüdür. Fatura, kira ve sözleşmeden doğan alacaklarda kullanılır. Borçluya ödeme emri gönderilir; itiraz etmezse takip 7 gün sonra kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Mahkeme kararına, noter senedine veya arabuluculuk anlaşma belgesine dayanır. Borçlu itiraz edemez; yalnızca icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Bu takip türünde tahsilat çok daha hızlı ve kesin biçimde gerçekleşir.
Çek, bono ve senetler için özel ve daha hızlı bir takip türüdür. Borçlu kısa sürede (5 gün) itiraz etmek zorundadır; itiraz gerekçeleri sınırlıdır. Bu takip türünde ihtiyati haciz kararı da daha kolay alınabilir ve mallar tebligat beklenmeden hemen haczedilebilir.
Alacak ipotek veya rehinle güvence altına alınmışsa alacaklı önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmak zorundadır; doğrudan haciz yoluna gidilemez. Rehinli malın satışından elde edilen bedel borcu karşılamazsa kalan tutar için genel haciz yoluna başvurulabilir.
Genel kural, borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinin yetkili olmasıdır. Ancak şu durumlarda yetki farklılaşabilir: sözleşmede yetki şartı varsa tarafların anlaştığı yer, kira alacaklarında taşınmazın bulunduğu yer, kambiyo senetlerinde ödeme yeri veya senedin düzenlendiği yer, ilamlı takiplerde hükmü veren mahkemenin bulunduğu yer. Yanlış yerde başlatılan takip, borçlunun yetki itirazı ile durdurulabilir. İcra hukukunun yetki kurallarını bilmek, takibin sağlıklı başlamasının ön koşuludur.
Takip talebinde faiz hesaplamasının (yasal/ticari/akdi faiz ayrımı) ve alacak türünün doğru yazılması ilerleyen aşamalarda hak kaybını önler. Birden fazla borçlu varsa tümü aynı takip talebine dâhil edilebilir.
İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz ederse takip durur. Borçlu şu itirazları yapabilir: borca itiraz, kısmi itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz, zamanaşımı itirazı. İtiraz üzerine alacaklı dava açmak zorunda kalır.
Genel mahkemede açılır. Alacaklı, borcun varlığını ispat etmek zorundadır. Mahkeme alacaklı lehine karar verirse takip devam eder ve borçlu aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Ticari davalarda bu davadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur.
Alacak yazılı belgeye dayanıyorsa İcra Hukuk Mahkemesi'nde daha hızlı olan itirazın kaldırılması yoluna gidilebilir. Mahkeme alacaklıyı haklı bulursa takip kaldığı yerden devam eder.
Borçlu itiraz etmezse veya dava alacaklı lehine sonuçlanırsa takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir:
Tebligat yanlış adrese yapılmışsa veya usulsüz gerçekleştirilmişse "usulsüz tebligat şikâyeti" ile sürelerin yeniden başlatılması mümkündür. İcra işlemlerinde tebligat usulüne dikkat edilmesi hem alacaklı hem borçlu açısından kritiktir. Şikâyet, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır.
İcra takibi başlatılırken yapılan küçük bir hata, yetki itirazı, zamanaşımı savunması veya usul eksikliği nedeniyle dosyanın uzamasına yol açabilir. Takip talebinin doğru hazırlanması, faiz hesaplamasının hatasız yapılması ve sürecin icra müdürlüğü aşamasında doğru yönetilmesi alacağın hızlı tahsili açısından belirleyicidir.
Detaylı bilgi için icra hukuku hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Süreç hakkında detaylı bilgi almak ve profesyonel destek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup; her somut olayın özellikleri farklı olabileceğinden profesyonel değerlendirme yapılması önerilir. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)