WhatsApp ile İletişime Geç

Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

📍 İletişim İçin Tıklayın 💬 WhatsApp ile Görüş

İtirazın İptalinde Dilekçe Asile Tebliğ Edilmeli!

İtirazın İptalinde Dilekçe Asile Tebliğ Edilmeli!

Bu Kararın Önemi

İcra takibine itiraz eden borçlunun, itiraz aşamasında bir avukata vekâlet vermiş olması o avukatın ileride açılacak her dava için de yetkili olduğu anlamına gelmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararıyla kritik bir usul ilkesini hükme bağlamıştır:

Borçlu, icra takibine vekilini tayin ederek itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı itirazın iptali davasında dava dilekçesi vekile değil, doğrudan asile (borçlunun kendisine) tebliğ edilmelidir. Aksi hâlde taraf teşkili usulüne uygun biçimde sağlanmış olmaz ve yargılama hukuka aykırı sayılır.

Tebligat usulü ve icra hukuku konusunda Ankara İcra Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İtirazın iptali davasında dava dilekçesi asile tebliğ edilmelidir.

Neden Vekile Değil Asile Tebliğ Edilmeli?

Genel Kural: Vekile Tebliğ

Kural olarak, bir davada vekilin temsil yetkisi olduğu biliniyorsa tüm tebligatlar vekile yapılır. Vekil ile takip edilen bir davada asil duruşmaya bizzat gelse dahi tebliğin vekile yapılması zorunludur.

Özel Kural: İtirazın İptali Davasında Asile Tebliğ

Ancak bu genel kuralın bir istisnası vardır. Borçlu icra takibine itiraz ederken vekil tayin etmiş olabilir. Bu vekil takip aşamasında yetkilendirilmiştir; fakat alacaklının açtığı itirazın iptali davası, itiraz aşamasından bağımsız yeni bir davadır. Dolayısıyla:

  • Takip aşamasında tayin edilen vekilin bu yeni dava için de yetkili olup olmadığı davanın açıldığı sırada belli değildir.
  • Umumi vekâletname ile yetkilendirilmiş bir vekil, müvekkili adına tüm davaları takip etme zorunluluğunu otomatik olarak taşımaz.
  • Bu nedenle itirazın iptali davasında dava dilekçesi önce asile tebliğ edilmelidir; ancak asil vekil tayin edip yetki belgesi sunulursa bundan sonraki tebligatlar vekile yapılır.

Mahkemenin bu konuyu kendiliğinden araştırması zorunludur; vekilin temsil yetkisinin olup olmadığını hâkim resen incelemelidir.

Tebligat Usulünde Temel Kurallar

Doğru Adres Zorunluluğu

Tebligat Kanunu m. 10 uyarınca tebligat, tebliğ yapılacak kişinin bilinen en son adresinde yapılır. Dava dilekçesinde yanlış ya da eksik adres yazılması tebligatı usulsüz kılar. Tüzel kişiler için ticaret sicilindeki kayıtlı adres esas alınmalıdır.

Tüzel Kişilere Tebligat

Tebligat Kanunu m. 12-13 uyarınca tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, birden fazlaysa yalnız birine yapılır. Yetkili kişi işyerinde yoksa; kendisinden sonra gelen kişiye, yoksa evrak müdürüne, o da yoksa oradaki memur veya işçilerden birine yapılır. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluktur.

Elektronik Tebligat

Tebligat Kanunu m. 7/A uyarınca anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunludur. Elektronik tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır.

İsticvap ve Yemin: Asile Tebliğ Zorunlu

İsticvap (sorguya çekme), yemin gibi şahsa bağlı işlemlerde tebligat vekile değil bizzat işlemi yapacak asile yapılmalıdır. İtirazın iptali davası dilekçesi de bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Kararın Hukuki Analizi

Somut Olayda Ne Yaşandı?

  • Davacı işçi, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti için davalı işveren aleyhine iş mahkemesinde alacak davası açmıştır.
  • Dava dilekçesinde davalı şirketin adresi olarak açık adres yerine yalnızca "Turhal Devlet Hastanesi" yazılmıştır.
  • Tebligat davalı şirkete ait olmayan bu adrese yapılmıştır. Davalı şirketin gerçek adresi ticaret sicili kayıtlarında ve iş sözleşmesinde "Trabzon Teknoloji Geliştirme Bölgesi" olarak görünmekteydi.
  • Davalı vekili cevap dilekçesinde tebligatın usulsüz yapıldığını savunmuştur.
  • İlk derece mahkemesi taraf teşkili usulüne aykırı bu eksikliği görmezden gelerek işin esasına girmiş ve kısmen kabul kararı vermiştir.
  • Yargıtay; davalı şirket adına usulüne uygun tebligat yapılmadığını, önce bilinen adrese tebliğ yapılması, bu mümkün olmazsa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden adres araştırması yapılması gerektiğini hükme bağlayarak kararı bozmuştur.

Bozmanın Gerekçeleri

  • Dava dilekçesi davalı şirkete ait olmayan bir adrese tebliğ edilmiştir; bu tebligat usulsüzdür.
  • Usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilmesi kamu düzenine aykırıdır.
  • Davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır; bu durum HMK ve Tebligat Kanunu'nun emredici hükümleriyle bağdaşmaz.

Usulsüz tebligat ve icra süreçleri için İtirazın İptali Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Yargıtay 9. HD 2017/16674 E. — 2020/10403 K. Karar Özeti

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi     2017/16674 E.  ,  2020/10403 K.

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: ALACAK

Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.

Vekilin umumi vekâletname ile yetkilendirilmiş olması, müvekkilin talimatı olmadan tüm davaları takip etme yetki ve zorunluluğunu ona yüklemez. Örneğin, hakkında icra takibi yapılan borçlu, vekili aracılığıyla takibe itiraz etmiş olsa dahi, alacaklının açtığı "itirazın iptali davası" bakımından, borçlunun takibe itiraz aşamasında tayin ettiği vekilin, bu davada da yetkili bulunup bulunmadığı davanın açılması sırasında belirli olmadığından, dava dilekçesinin vekil yerine asile tebliği gerekir. Aksi takdirde usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlanmış olmaz. Bu itibarla bir davada vekilin temsil yetkisinin olup olmadığı mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır.

Somut olayda, dava dilekçesinde davalının adresi yerine açık adres bilgisi yazılmaksızın yalnızca "Turhal Devlet Hastanesi" yazılmıştır. Dava dilekçesi davalı şirket adına bu adrese tebliğe çıkarılmıştır. Oysa iş sözleşmelerinde ve hizmet sözleşmesinde davalı şirket adresi "Trabzon Teknoloji Geliştirme Bölgesi Üniversite Mahallesi Hastane Caddesi No:33 2.B Kat:A 211" olarak gösterilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, davalı şirket adına usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ve tensip zaptının öncelikle davalının bilinen adresine tebliğe çıkartılması, bu tebligatın yapılamaması hâlinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden adres araştırması yapılması, adres araştırması sonucuna göre normal tebligat veya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılıp yapılmayacağı değerlendirilmelidir. Mahkemece taraf teşkili usulüne uygun olarak sağlanmadan işin esasına girilmesi hatalı olmuştur.

Sonuç:

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre esasa dair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 05.10.2020 günde oybirliği ile karar verildi.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

İtirazın iptali davasında tebligat neden vekile değil asile yapılmalıdır?

Borçlunun icra takibine itiraz ederken vekil tayin etmesi, o vekilin ileride açılacak itirazın iptali davası için de yetkili olduğu anlamına gelmez. Davanın açıldığı anda vekilin temsil yetkisinin bu dava için geçerli olup olmadığı bilinmediğinden, dilekçe önce asile tebliğ edilmelidir.

Usulsüz tebligat davanın seyrini nasıl etkiler?

Usulsüz tebligat, taraf teşkilinin usulüne uygun sağlanamaması anlamına gelir. Bu durum kamu düzenine aykırıdır ve hâkim tarafından resen gözetilmesi gerekir. Usulsüz tebligatla yapılan yargılama Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılır.

Şirketin ticaret sicilindeki adresi ile fiili adresi farklıysa hangisi esas alınır?

Tebligat önce bilinen en son adrese yapılmalıdır. Tebligat yapılamıyorsa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden adres araştırması yapılır. Daha önce tebligat yapılmamışsa tüzel kişiler için resmî kayıtlardaki adres esas alınır (Tebligat Kanunu m. 35).

Taraf teşkili nedir ve neden önemlidir?

Taraf teşkili, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmesidir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılamaz; bu durum savunma hakkının ihlali ve kamu düzeni ihlali sayılır.

Şirkete tebligat yaparken sıra nasıl işler?

Tebligat Kanunu m. 12-13 uyarınca sırasıyla: yetkili temsilci → kendisinden sonra gelen kişi → evrak müdürü → oradaki memur veya işçilerden biri. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluktur; sıra atlayarak yapılan tebligat usulsüz sayılır.

Elektronik tebligat hangi şirketler için zorunludur?

Tebligat Kanunu m. 7/A uyarınca anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik tebligat (KEP) zorunludur. Elektronik tebligat, adrese ulaştığı tarihi izleyen 5. günün sonunda yapılmış sayılır.

Usulsüz tebligat aldım; ne yapabilirim?

Tebligatın usulsüz yapıldığını öğrendiğiniz tarihten itibaren, ilgili dava dosyasındaki sürelerin başlamadığını ileri sürerek mahkemeye başvurabilirsiniz. Usulsüz tebligat şikâyeti için avukat aracılığıyla hareket edilmesi önerilir.

Tebligat ve İcra Hukuku Konularında Hukuki Destek Alın

Usulsüz tebligat ve itirazın iptali davaları konusunda hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.

Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)