WhatsApp ile İletişime Geç

Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

📍 İletişim İçin Tıklayın 💬 WhatsApp ile Görüş

Kefil Tek Taraflı Vazgeçemez!

Kefil Tek Taraflı Vazgeçemez!

Bu Kararın Önemi

Kredi sözleşmesine kefil olan kişi, ilerleyen dönemde pişmanlık duyarak bankaya ihtarname göndermek suretiyle kefaletten vazgeçebilir mi? Hesap bakiyesi sıfırlandığında kefalet yükümlülüğü sona erer mi? Yargıtay 19. Hukuk Dairesi bu kararıyla iki temel ilkeyi hükme bağlamıştır:

1. Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletinden vazgeçemez. Bu bildirimin hukuki sonuç doğurabilmesi için alacaklı tarafın açıkça kabul etmesi şarttır.

2. Cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin bir tarihte sıfırlanması, kefilin sorumluluktan kurtulması sonucunu doğurmaz; kredi ilişkisi devam ettiği sürece kefalet sorumluluğu da devam eder.

Kefalet sözleşmeleri ve borç ilişkileri konusunda Ankara Borçlar Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz.

Kefalet Sözleşmesinin Bağlayıcılığı

Kefalet Nedir?

Kefalet, bir kişinin (kefil) bir alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesi halinde bu borcu üstlenmeyi taahhüt ettiği bir teminat sözleşmesidir (TBK m. 581). Geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulabilmesi için yazılı şekil zorunludur; ayrıca kefalet bedelinin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın açıkça gösterilmesi gerekir.

Tek Taraflı Vazgeçme Neden Mümkün Değildir?

Kefalet sözleşmesi, kefil ile alacaklı arasında kurulan iki taraflı bir akittir. Bu sözleşme geçerli biçimde kurulduğunda tarafları bağlar; tek bir tarafın iradesiyle sona erdirilemez. Kefilin alacaklıya ihtarname göndererek kefaletten vazgeçtiğini bildirmesi, alacaklı tarafından açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz.

BK m. 493-494 Haklarından Önceden Feragat

Eski Borçlar Kanunu m. 493-494 (süreli olmayan kefalet ve kefilin ihbar hakkı) emredici nitelikte değildir. Bu nedenle kefil, kefalet sözleşmesi kurulurken bu haklardan baştan feragat edebilir. Söz konusu feragat kefili, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olarak, sözleşme ilişkisi devam ettiği sürece yükümlülük altında tutar.

Hesap Sıfırlanması Kefaleti Sona Erdirmez

Cari hesap ilişkisinde kredi bakiyesinin bir tarihte sıfırlanması, kefalet sözleşmesini sona erdirmez. Sözleşmeden doğan kredi ilişkisi hukuken devam ettiği sürece kefalet yükümlülüğü de devam eder. Borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde değildir; mevcut kefalet sözleşmesinin kapsamında kalmaya devam eder. (Yargıtay HGK 23.10.2002, 19-866/845)

Kararın Hukuki Analizi

Somut Olayda Ne Yaşandı?

  • Davalı, 14.04.2010 tarihinde banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine 60.000 TL limitle müteselsil kefil olmuştur. Sözleşmede BK m. 493-494 haklarından feragat hükmü mevcuttur.
  • Davalı kefil, 14.12.2010 tarihinde bankaya ihtarname göndererek şirket ortaklığından ayrıldığını ve bundan sonraki kredilere kefil olmayacağını bildirmiştir.
  • Banka, 17.01.2011 tarihli cevabi ihtarıyla kefaletten vazgeçme talebini açıkça reddetmiştir.
  • Kefaletten vazgeçme bildiriminin bankaya ulaştığı tarihte cari hesap bakiyesi sıfır düzeydeydi; ancak sonraki dönemde borçlu şirkete yeniden kredi kullandırılmış ve bu krediler ödenmemiştir.
  • Banka, borçlu şirket ile kefil aleyhine icra takibi başlatmış; kefil haksız itirazda bulunmuştur.

Mahkemelerin Değerlendirmesi

  • İlk derece (ret): Kefaletten çekilme beyanının bankaya tebliğ edildiği tarihte borç bakiyesi sıfırlanmıştı; takibe konu borçlar bu tarihten sonraki işlemlerden kaynaklanmaktadır. Davalı sorumlu değildir.
  • BAM (istinafı reddet): Sözleşmedeki feragat hükmü genel işlem şartları kapsamında geçersizdir; ayrıca kefalet sözleşmesi gereğince herhangi bir banka alacağının bulunmadığı anda kefaletten vazgeçilmiştir.
  • Yargıtay 19. HD (bozma): Kefil tek taraflı olarak kefaletinden vazgeçemez; banka bu bildirimi açıkça reddetmiştir. Hesabın sıfırlanması kefalet sorumluluğunu sona erdirmez. Kefalet limiti gözetilerek kefilin sorumlu olduğu borç miktarı saptanarak karar verilmesi gerekirdi. Eksik inceleme bozma sebebidir.

Kefalet ve alacak davaları için Alacak Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Yargıtay 19. HD 2017/4953 E. — 2019/5618 K. Karar Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi         2017/4953 E.  ,  2019/5618 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

Davacı vekili; davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine davalının 72.000 TL limitle müteselsil kefil olduğunu, söz konusu kredilerin zamanında ödenmediğini, itirazın 60.774,40 TL yönünden iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; 14.12.2010 tarihli ihtarname ile dava dışı borçlu şirket ortaklığından ayrıldığını ve bundan sonraki kredilere kefil olmayacağını davacı bankaya bildirdiğini, kefaletten vazgeçme beyanından sonra kullandırılan kredilerden kaynaklı borç çıkartıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

BK'nın 493. ve 494. maddeleri emredici nitelikte bulunmadığından kefilin anılan yasa hükümleriyle kendisine tanınan haklardan başlangıçta vazgeçmesi olanaklıdır. Süresiz kefalette kefilin BK'nın 493. ve 494. maddelerindeki haklardan başlangıçta feragati, onu kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sınırlı olmak kaydıyla borçlu ile birlikte sözleşme ilişkisi devam ettiği süre boyunca yükümlülük altına sokar.

Kefil, geçerli bir kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra tek taraflı olarak kefaletini geri alamaz. Bu şekildeki bildirim akdin diğer tarafça açıkça kabul edilmedikçe hukuki sonuç doğurmaz. Nitekim davacı banka 17.01.2011 tarihli cevabi ihtarı ile davalının kefaletten vazgeçme talebini kabul etmemiştir. Kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da sonuca etkili değildir. (HGK 23.10.2002 19-866/845). Borç sıfırlandıktan sonra borçluya tekrar kredi kullandırılması yeni bir borç ilişkisi niteliğinde olmadığından, sözleşmeden doğan kefalet sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.

Bu durumda Mahkemece davalı kefilin, kefalet limiti gözetilerek takip tarihi itibarıyla sorumlu olduğu borç miktarı saptanarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değişik gerekçe ile istinaf talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19/12/2019 günde oybirliğiyle karar verildi.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

Kefalet sözleşmesinden çekilmek için ne yapmak gerekir?

Tek taraflı ihtarname yeterli değildir. Kefilin kefaletten kurtulabilmesi için alacaklının (banka veya alacaklı taraf) bu vazgeçme beyanını açıkça kabul etmesi şarttır. Kabul edilmediği sürece kefalet sözleşmesi geçerliliğini korur.

Cari hesapta borç sıfırlandığında kefalet sona erer mi?

Hayır. Yargıtay'ın bu kararında ve HGK içtihadında (23.10.2002) net biçimde belirlenen ilkeye göre hesap bakiyesinin sıfırlanması kefalet sorumluluğunu sona erdirmez. Kredi ilişkisi devam ettiği sürece kefalet yükümlülüğü de devam eder.

Kefalet sözleşmesinin geçerlilik şartları nelerdir?

TBK m. 583 uyarınca kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalıdır. Kefil tarafından sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve türünün (adi kefalet mi, müteselsil kefalet mi) kendi el yazısıyla belirtilmesi zorunludur. Bu şartlara uyulmayan kefalet sözleşmesi geçersizdir.

Süresiz kefalet ne zaman sona erer?

Süresiz kefalet, borçlu ile alacaklı arasındaki kredi ilişkisi sona erince ya da alacaklının açık kabulüyle kefaletten vazgeçme gerçekleşince sona erer. BK m. 493-494 haklarından önceden feragat edilmişse kefil ihbar yoluyla da ilişkiyi bitiremez.

Müteselsil kefalet ile adi kefalet arasındaki fark nedir?

Adi kefalette alacaklı önce asıl borçluya başvurmak zorundadır. Müteselsil kefalette ise alacaklı borçlu ile kefile aynı anda ya da doğrudan kefile başvurabilir; asıl borçluya önce gitme zorunluluğu yoktur. Banka kefalet sözleşmelerinin büyük bölümü müteselsil kefalet içermektedir.

Kefalet sözleşmesindeki feragat hükmü her zaman geçerli midir?

Bu kararın tartışmalı noktalarından biri de budur. BAM, sözleşmedeki feragat hükmünü genel işlem şartı olarak değerlendirip geçersiz saymıştı. Yargıtay ise BK m. 493-494'ün emredici olmadığını ve kefilin bu haklardan baştan feragat edebileceğini benimseyerek BAM kararını bozmuştur. Somut sözleşme koşulları ve tarafların durumu her davada ayrıca değerlendirilmelidir.

Kefil olarak kredi borcunu ödersem asıl borçluya rücu edebilir miyim?

Evet. TBK m. 596 uyarınca kefil, alacaklıya ödeme yaptığı andan itibaren alacaklının asıl borçluya karşı sahip olduğu haklara halef olur (halefiyet). Bu sayede kefil, ödediği miktarı asıl borçludan rücu yoluyla geri talep edebilir.

Kefalet ve Kredi Sözleşmeleri Konusunda Hukuki Destek Alın

Kefalet sorumluluğunuzun kapsamını anlamak ve hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.

Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)