Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Aile içi şiddet mağdurları çoğu zaman iki farklı hukuki süreçle aynı anda karşı karşıya kalır: biri ceza davası, diğeri boşanma davası. Bu iki sürecin birbirinden bağımsız olduğu ve ceza davasındaki bir kararın boşanma davasını otomatik olarak etkilemeyeceği, uygulamada çok sık yanlış anlaşılan bir noktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/2622 K. sayılı bu kararı, bu yanlış anlaşılmayı gidermektedir: Şiddet mağduru kadının ceza davasında şikayetini geri çekmesi, eşini boşanma hukuku anlamında affettiği anlamına gelmez. Yerel mahkeme bu gerekçeyle boşanma davasını reddederken Yargıtay, bu kararı açıkça hatalı bularak bozmuştur.
Bu karar özellikle aile içi şiddet mağdurları açısından son derece koruyucu bir içtihattır. Şikayetten vazgeçme; baskı, ekonomik bağımlılık veya çocuklar için endişe gibi pek çok farklı gerekçeyle yapılabilmekte; bunların hiçbirinin hukuki "af" niteliği taşımadığı bu kararla güçlü biçimde teyit edilmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi (Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranışlar) kapsamında af, hak düşürücü bir sebeptir. Yani eşini affeden taraf, o eyleme dayanarak boşanma davası açma hakkını yitirmektedir. Bu nedenle af iddiası, davalı tarafça sıkça gündirme getirilen bir savunma aracıdır. Ancak Yargıtay'ın affı kabul edebilmesi için şu koşullar aranmaktadır:
Karar Başlığı: Ceza Davasında Şikayetten Vazgeçen Kadın, Boşanmaya Sebep Olaylar Konusunda Erkeği Affetmiş Sayılamaz.
Mahkemesi: Aile Mahkemesi
Yargıtay Dairesi: 2. Hukuk Dairesi
Esas/Karar: 2018/1054 E. , 2018/2622 K.
Karar Tarihi: 27.02.2018
Tüm dosya kapsamı ve yerel mahkeme kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davacı kadın eşine uygulanan fiziksel şiddet eylemleri nedeniyle ceza yargılamasında bulunmuştur. Ancak ceza davasında şikayetinden vazgeçmiş ve yerel mahkeme bu vazgeçmeyi "Af" kabul ederek boşanma davasının reddine karar vermiştir. Yargıtay ise bu kararı bozmuştur.

Boşanma davalarında af (forgiveness), Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 162. maddesi (Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranışlar) uyarınca hak düşürücü bir sebeptir. Ancak Yargıtay'a göre affın kabul edilebilmesi için:
Yargıtay, davalı erkeğin kadının saçlarını koparacak boyutta fiziksel şiddet uygulamasını pek kötü ve onur kırıcı davranış (TMK m. 162) olarak kabul etmiştir. Bu eylem, boşanma için başlı başına yeterli bir sebeptir.
Yargıtay Kararı: "Kaldı ki, davalı tarafın 31.05.2015 tarihli fiziksel şiddet eyleminden sonra affa ilişkin somut delillerle desteklenmeyen iddiası affın kabulü için de yeterli değildir. Gerçekleşen bu durum karşısında... Türk Medeni Kanununun 162. maddesine dayalı olarak açılan iş bu davanın kabulü gerekirken, reddi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir."
Bu karar, Ankara Aile Mahkemeleri'nde fiziksel şiddet gibi ağır kusurlu davranışlarda, sadece şikayetten vazgeçmenin boşanma hakkını ortadan kaldırmayacağını teyit etmektedir.
Türk hukukunda ceza yargılaması ile medeni yargılama ayrı usul kurallarına tabi, birbirinden bağımsız iki hukuki süreçtir. Ceza davasında verilen bir karar, boşanma davasının sonucunu otomatik olarak belirlemez. Ceza davasında beraat etmek, eylemin medeni hukukta da hukuka uygun sayılacağı anlamına gelmez. Benzer biçimde ceza davasından şikayetin geri çekilmesi, medeni hukuktaki af beyanıyla özdeşleştirilemez.
Aile içi şiddet davalarında mağdurların şikayetlerini geri çekmesi çok sık karşılaşılan bir olgudur. Bu vazgeçmelerin arkasında pek çok farklı etken yatabilmektedir: ekonomik bağımlılık, çocukları için endişe, baskı ve tehdit, uzlaşma umudu veya sosyal çevre baskısı. Yargıtay bu gerçeği göz önünde bulundurarak şikayetten vazgeçmeyi otomatik "af" olarak yorumlamamaktadır. Aksi bir yaklaşım, şiddeti kolaylaştıracak ve mağduru boşanma hakkından mahrum bırakacaktır.
Pek kötü veya onur kırıcı davranışa dayalı boşanma davalarında (TMK m.162), af iddiası ile zamanaşımı birlikte bir savunma stratejisi oluşturabilmektedir. Yargıtay her iki savunmayı da sıkı koşullara bağlamaktadır. Bu kararda af iddiasının somut delille desteklenmemesi, savunmanın çökmesine ve davanın kabulüne yol açmıştır. Boşanma davası süreci hakkında Ankara Aile Hukuku ve Avukatlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Fiziksel şiddet veya onur kırıcı davranışa dayalı boşanma davası açmayı düşünen mağdurların göz önünde bulundurması gereken başlıca noktalar şunlardır:
Aile içi şiddet ve boşanma davaları konusunda Ankara Boşanma Avukatı Hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Hayır. Bu Yargıtay kararına göre ceza davasından şikayetin geri çekilmesi, boşanma hukuku anlamında af sayılmamaktadır. Ceza davası ile boşanma davası birbirinden bağımsız süreçlerdir; birindeki karar diğerini otomatik olarak etkilemez.
Af olgusunu ileri süren taraf, bunu somut delillerle ispat etmek zorundadır. Kayıtsız şartsız yapılmış açık bir af beyanı, yazılı mesaj veya tanık ifadesi gibi deliller aranmaktadır. Soyut iddia veya yorum af iddiasını kanıtlamaz.
Pek kötü veya onur kırıcı davranış; fiziksel şiddet, cinsel şiddet, ağır hakaret, insanlık dışı muamele gibi eylemleri kapsar. Bu eylemlerin birinin varlığı bile boşanma için yeterli olabilir. Mahkeme, eylemin niteliğini ve ağırlığını somut koşullara göre değerlendirir.
Yargıtay, şiddet olayından sonra birlikte yaşamaya devam etmeyi tek başına af olarak kabul etmemektedir. Bunun yanı sıra ekonomik zorunluluk, çocuklar veya barınma sorunu gibi nedenlerle aynı evde kalmanın, eşi affetmek anlamına gelmediği bilinmektedir.
Pek kötü veya onur kırıcı davranışa dayalı boşanma davası; olayı öğrenmeden itibaren 6 ay ve her durumda olaydan itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup geçirilmesi durumunda dava hakkı tamamen ortadan kalkar.
Evet. Ağır kusurlu eşe karşı TMK m.174 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Fiziksel şiddet ağır kusur sayıldığından, bu eyleme dayalı boşanma davalarında tazminat talebi güçlü bir hukuki zemine sahiptir.
Hayır. Ceza mahkemesindeki beraat kararı, aile mahkemesini bağlamaz. Medeni hukuk ile ceza hukukunun ispat ölçütleri farklıdır; ceza davasında beraat eden eş, aile mahkemesinde kusurlu bulunabilir.
Boşanma hakkınızın affedilme iddiasıyla kısıtlanmaması için uzman Boşanma Avukatı desteği alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)