WhatsApp ile İletişime Geç

Şimdi Yazın

  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/Kartalhanhukuk
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=905321366754
  • https://www.twitter.com/KartalhanMeltem
  • https://www.instagram.com/kartalhanhukuk1/
Kartalhan Hukuk Bürosu

Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.

📍 İletişim İçin Tıklayın 💬 WhatsApp ile Görüş

"Allah Belanı Versin" Hakaret Mi?

"Allah Belanı Versin" Hakaret Mi?

Bu Kararın Önemi

Günlük hayatta sıkça kullanılan bazı ifadelerin hukuken hakaret suçu oluşturup oluşturmadığı, hem bireyler hem de yargı mensupları açısından tartışmalı olmaya devam etmektedir. "Allah belanı versin", "Allah seni bilir", "Allah cezanı versin" gibi beddua içerikli sözler, toplumsal kültürde öfke anında sıkça başvurulan ifadelerdir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2020/6679 K. sayılı bu kararı, söz konusu ifadelerin hakaret suçu oluşturmadığını net biçimde ortaya koymaktadır. Yerel mahkeme tarafından sanığa 1.100 TL adli para cezası verilmiş; ancak Yargıtay bu cezayı kaldırarak sanığın beraatine hükmetmiştir.

Kararın pratik önemi büyüktür: Hakaret suçundan yargılanan bireyler, beddua niteliğindeki sözler nedeniyle mahkûm edilemeyeceğini bu içtihatla güçlü biçimde savunabilmektedir. Öte yandan mağdur taraftaki bireyler ise hangi ifadelerin gerçek anlamda hakaret suçu oluşturacağını bu karardan anlamlı biçimde öğrenebilmektedir.

Hakaret Suçunda Temel Kavramlar: Beddua ile Hakaret Arasındaki Fark

TCK m.125 uyarınca hakaret suçunun oluşabilmesi için söz veya davranışın, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte olması gerekmektedir. Yargıtay bu değerlendirmede iki temel ölçüt kullanmaktadır:

  • Somut fiil veya olgu isnadı: Hakaret suçu için kişiye belirli bir olumsuz davranış veya sıfatın atfedilmesi gerekir. "Hırsız", "yalancı", "namussuz" gibi ifadeler bu kapsamdadır.
  • Sövme fiili: Doğrudan aşağılama ve küçük düşürme kastı taşıyan ifadeler sövme kapsamında değerlendirilir.
  • Beddua: Kişinin karşısındakine ilahi bir ceza veya felaket dilemesi, onur ve şeref üzerinde doğrudan bir saldırı içermez. Bu nedenle Yargıtay, beddua niteliğindeki sözleri hakaret suçu kapsamında değerlendirmemektedir.
  • Nispilik ilkesi: Bir ifadenin hakaret sayılıp sayılmayacağı; zamana, yere, duruma ve sosyal bağlama göre değişebilir. Aynı söz, farklı koşullarda farklı hukuki niteleme alabilir.

Karar Metni

Sanığın Allah senin belanı versin şeklindeki sözleri beddua niteliğindedir, hakaret suçunu oluşturmaz.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi   2019/23504 E. , 2020/6679 K.

"İçtihat Metni"

KARAR

Hakaret suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 129/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.100,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/04/2019 tarihli ve 2018/174 esas, 2019/286 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

İstem yazısında: "Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 01/04/1993 tarihli ve 3113-4093 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın 'Allah senin belanı versin' şeklindeki sözlerinin beddua niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine hükmolunmasında isabet görülmemiştir." denilmektedir.

I- Olay:

Sanık hakkında hakaret suçundan yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame ile yapılan yargılama sonucunda Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nce, sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanığa hükmedilen adli para cezasının miktar itibarıyla verildiği anda kesin olduğu, bu hükme yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:

Sanığın sarf etmiş olduğu: "Allah senin belanı versin." ifadesinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme:

Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın katılana hitaben: "Allah senin belanı versin." şeklindeki beddua niteliğinde olan sözlerinin, müşteki ve katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine dair hüküm kurulması hukuka aykırıdır.

IV- Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,

1) Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/04/2019 tarihli ve 2018/174 esas, 2019/286 karar sayılı hükmünün, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

2) Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE,

3) Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu dosya için yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,

4) Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 08/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kararın Hukuki Analizi

Bu karar, hakaret suçu ile beddua arasındaki sınırı netleştiren önemli bir içtihattır. Analiz edilmesi gereken birkaç kritik nokta bulunmaktadır:

Kanun Yararına Bozma Nedir?

Bu kararın usul açısından dikkat çekici bir özelliği, temyiz değil kanun yararına bozma yoluyla bozulmuş olmasıdır. Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başvurduğu olağanüstü bir kanun yoludur. Yerel mahkemenin verdiği 1.100 TL para cezası kesinleşmiş olmasına karşın Yargıtay bu yola başvurarak kararı bozmuştur. Bu durum, hatanın ne denli açık olduğunu gözler önüne sermektedir.

Hakaret ile Beddua Arasındaki Hukuki Sınır

Yargıtay'ın bu içtihadı incelendiğinde, sınırın üç temel unsura göre çizildiği görülmektedir. Birincisi, ifadenin kişiyi küçük düşürmeye yönelik somut bir isnat içerip içermediğidir. İkincisi, muhatabın onur ve şerefini doğrudan rencide edecek nitelikte olup olmadığıdır. Üçüncüsü ise sözlerin bağlamı; yani nerede, ne zaman ve hangi koşullarda söylendiğidir. "Allah belanı versin" ifadesi bu üç ölçüte göre değerlendirildiğinde; somut bir isnat içermediği, kişiyi küçük düşürmediği ve genel toplumsal kültürde öfke anında kullanılan bir beddua formülü olduğu sonucuna varılmaktadır.

Hangi İfadeler Hakaret Suçu Oluşturur?

Beddua niteliğindeki sözlerin hakaret suçu oluşturmadığını belirtmek, her türlü kaba söylemin serbest olduğu anlamına gelmez. Yargıtay'ın kabul ettiği içtihatlara göre aşağıdaki türden ifadeler hakaret suçu kapsamında değerlendirilebilir:

  • Somut sıfat ya da fiil isnadı: "Hırsızsın", "yalancısın", "sahtekarsın" gibi ifadeler.
  • Cinsel ya da ahlaki değer yargıları: Kişinin namusu veya ahlaki değerlerine yönelik doğrudan saldırı içeren söylemler.
  • Aşağılayıcı benzetmeler: Kişiyi hayvan ya da aşağı varlıklara benzeten ifadeler.
  • Aleni hakaret: Alenen yapılan ve sosyal çevrede kişinin itibarını düşürecek nitelikteki sözler veya davranışlar.

Hakaret suçu ve cezası hakkında kapsamlı bilgi için Birine Hakaret Etmenin Cezası ve Dava Süreci sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sosyal Medyada Hakaret ve Beddua

Bu kararın önemi, yüz yüze iletişimin yanı sıra sosyal medya ortamlarında da geçerliliğini korumaktadır. WhatsApp, Instagram, Twitter/X ve Facebook gibi platformlarda sıkça karşılaşılan "Allah belanı versin" tarzı ifadeler, Yargıtay'ın bu içtihadı doğrultusunda hakaret suçu oluşturmamaktadır.

Bununla birlikte sosyal medyada hakaret suçunun bazı önemli özellikleri bulunmaktadır:

  • Aleniyet unsuru: Sosyal medyada yapılan paylaşımlar "alenen hakaret" kapsamında değerlendirilebilir ve TCK m.125/4 uyarınca ceza artırımına konu olabilir.
  • Birden fazla kişiye ulaşma: İnternette yayılan içerikler çok sayıda kişiye ulaştığından sosyal itibar üzerindeki etkisi yüz yüze hakaretten çok daha büyük olabilir.
  • Delil tespiti: Sosyal medya hakaretlerinde ekran görüntüsünün ve URL'nin noter aracılığıyla ya da zaman damgalı biçimde tespit edilmesi, şikayet sürecinde belirleyici önem taşır.
  • Şikayet süresi: Hakaret suçu şikayete bağlı olup faili öğrenme tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre işlemektedir.

Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ve hukuki süreçler hakkında Sosyal Medyada Suç İşlemek ve Hukuki Sonuçları sayfamıza göz atabilirsiniz.

Hakaret Davasında Savunma ve Mağdur Hakları

Hakaret davalarında hem sanık hem de mağdur açısından bilinmesi gereken önemli hukuki bilgiler şu şekilde özetlenebilir:

Sanık Konumundakilerin Hakları

  • Sözün bağlamı ve söylenme koşulları savunmada belirleyici rol oynar; tanık ifadeleri ve ortam delilleri önem taşır.
  • Beddua niteliğindeki sözlerin hakaret suçu oluşturmadığına ilişkin Yargıtay içtihatları, savunmada etkin biçimde kullanılabilir.
  • TCK m.129 kapsamında haksız tahrik indirimi, karşılıklı tartışma ortamında söylenen sözlerde uygulanabilir.
  • Uzlaşma kurumu, hakaret davasının daha hızlı sonuçlanmasını sağlayabilir; uzlaşma sağlanırsa dava düşer.

Mağdur Konumundakilerin Hakları

  • Hakaret suçu şikayete bağlı olduğundan mağdurun 6 ay içinde savcılığa başvurması zorunludur.
  • Ceza davası yanı sıra TBK m.58 kapsamında manevi tazminat davası da açılabilir.
  • Sosyal medyada gerçekleşen hakaretlerde içerik kaldırma ve erişim engeli talebinde de bulunulabilir.
  • Alenen yapılan hakaretlerde kamuoyuna duyurma kararı talep edilebilir.

Ankara'da ceza davaları ve savunma süreçleri hakkında Ankara Ceza Avukatı Hizmetleri sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

❓ Sıkça Sorulan Sorular

"Allah belanı versin" demek suç mudur?

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin bu kararına göre hayır. "Allah senin belanı versin" ifadesi beddua niteliğinde kabul edilmekte ve hakaret suçunun unsurlarını taşımamaktadır. Bu nedenle yalnızca bu ifade nedeniyle mahkûmiyet kararı verilemez.

Beddua ile hakaret arasındaki fark nedir?

Hakaret suçu, kişinin onur, şeref ve saygınlığını doğrudan rencide eden somut isnat veya sövme içerir. Beddua ise kişiye ilahi bir ceza dileme olup muhataba yönelik somut bir olumsuz isnat içermez. Yargıtay, beddua niteliğindeki ifadeleri hakaret suçu kapsamında değerlendirmemektedir.

Kanun yararına bozma nedir ve neden bu davada uygulandı?

Kanun yararına bozma, kesinleşmiş kararlardaki açık hukuka aykırılıkların giderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başvurduğu olağanüstü bir kanun yoludur. Bu davada yerel mahkeme kararı kesinleşmesine karşın açıkça hukuka aykırı bulunduğundan bu yola başvurulmuştur.

Hakaret suçu için şikayet süresi ne kadardır?

Hakaret suçu şikayete bağlı olup faili öğrenme tarihinden itibaren 6 aylık hak düşürücü süre işlemektedir. Bu süre kaçırıldığında şikayet hakkı ortadan kalkar ve dava açılamaz.

Sosyal medyada "Allah belanı versin" yazmak suç mudur?

Bu Yargıtay kararına göre hayır. Beddua niteliğindeki ifadeler, sosyal medya ortamında da hakaret suçu oluşturmamaktadır. Bununla birlikte sosyal medyadaki paylaşımlar "aleniyet" unsuru taşıdığından başka suç unsurlarının bulunması halinde farklı değerlendirmeler söz konusu olabilir.

Hakaret davasında haksız tahrik indirimi ne anlama gelir?

TCK m.129 uyarınca, hakaret eyleminin karşılıklı bir tartışma ortamında ve karşı tarafın haksız tahrikine tepki olarak gerçekleşmesi halinde sanığa hükmedilecek cezada indirim uygulanabilir veya ceza tamamen kaldırılabilir. Bu davada da TCK m.129 uyarınca indirim uygulanmıştır.

Hakaret davası uzlaşmayla sonuçlanabilir mi?

Evet. Hakaret suçu uzlaşma kapsamındaki suçlar arasında yer almaktadır. Tarafların uzlaşması halinde dava düşer ve sanık hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Uzlaşma, hem sanık hem de mağdur açısından zaman ve masraf tasarrufu sağlar.

Hakaret Davaları İçin Hukuki Destek Alın

Hakaret suçu, şikayet ve savunma süreçlerinde uzman ceza avukatı desteği alın.

Yukarıda yer alan Yargıtay kararı bilgilendirme amaçlı paylaşılmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay farklı koşullar içerebileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)