Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
İstinaf yargılamasında en sık yapılan hatalardan biri, Bölge Adliye Mahkemesi'nin (BAM) "deliller eksik toplandı" gerekçesiyle dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermesidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu açıkça hükme bağlamaktadır.
HMK m. 353'teki geri gönderme sebepleri sınırlı sayıdadır (tahdidi). Bu sebepler arasında "delillerin eksik toplanması" yer almamaktadır; yalnızca "delillerin hiçbirinin toplanmaması veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi" yer almaktadır. İlk derece mahkemesinde deliller toplanmış ve tanıklar dinlenmişse, BAM dosyayı geri göndermek yerine eksik delilleri bizzat toplamalıdır.
Bu kural HMK m. 357/3'te açıkça düzenlenmiştir: "İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği halde incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir." Kararda ayrıca harç eksikliğinin giderilmesi yetkisinin de BAM'da olduğu vurgulanmaktadır.
HMK m. 353'te BAM'ın dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderebileceği haller tahdidi (sınırlı sayı) ilkesiyle sayılmıştır. Bu haller dışında BAM, dosyayı geri göndermek yerine eksikliği bizzat tamamlamak zorundadır.
Boşanma ve aile hukuku konularında Ankara Miras ve Aile Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ:
Boşanma-Nafaka
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tedbir ve yoksulluk nafakası ile aleyhine hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla eksik inceleme, tedbir ve yoksulluk nafakası, tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-İlk derece mahkemesince; davacı-karşı davalı erkek tarafından, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m.166/1) dayalı boşanma davası ile kadın lehine TMK m. 197 gereğince hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılması azaltılması taleplerinin reddine, davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m.166/1) dayalı karşı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 900-TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile, 10.000-TL maddi ve 20.000-TL manevi tazminata karar verilmiş, bu karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince, kadın yararına hükmedilen tazminatların miktarı az olduğu gerekçesiyle miktarlar artırılarak kadın yararına 20.000-TL maddi ve 30.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş, erkeğin boşanma talebi ile birlikte davalı-karşı davacı kadın için, Kadıköy 4. Aile Mahkemesinin 2009/1027 esas, 2010/905 karar sayılı dosyasında hükmedilen tedbir nafakasının öncelikle tamamen kaldırılmasını, aksi takdirde azaltılması talebine yönelik isteklerin ayrı harca tabi olduğu, dosyada mevcut peşin harcın boşanma davasına yönelik olup tedbir nafakasına ilişkin davası yönünden noksan harcın ikmali için ve yoksulluk nafakası yönünden kadının gelir durumunun araştırılmak üzere, ilk derece mahkemesi kararından tedbir nafakasının kaldırılması/indirilmesi ve yoksulluk nafakasına ilişkin hüküm fıkralarının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, tarafların diğer istinaf itirazlarının ise esastan reddine dosya üzerinden karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesinin yukarda belirtilen iki konuda dosyayı ilk derece mahkemesine gönderme kararının yasal dayanağı olarak 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi gösterilmiştir. Bölge adliye mahkemesince, eksiklikler tamamlandıktan sonra hüküm kurulması gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, HMK 353/l-a-6. maddesi uyarınca karar verildiği görülmektedir. HMK 353/l-a-6. maddesinde ise ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir. İşbu dosyada, ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tanıkların beyanları alınmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbirinin toplanmamış veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemiş olmasından söz edilemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinde, bölge adliye mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebepleri tadadi olarak değil tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunda sayılan geri gönderme sebepleri arasında "Delillerin eksik toplanması" bulunmamaktadır, "Delillerin hiç birinin toplanmaması ve gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi" vardır. O halde kanundaki düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesince delillerin eksik toplanması sebebiyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyizinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
Bölge adliye mahkemesince verilen kararda bu hususlara işaret edilmiş, ancak eksik delillerin toplanması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Az yukarıda da açıklandığı üzere ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri deliller toplandığından Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/l-a-6. maddesi uyarınca eksik hususların ikmali için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eksik delillerin toplanması konusunda özellikle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353, 354 ve 357. maddeleri ele alındığında da, kanundaki düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. Bu maddelere bakacak olursak; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/l-b-3 maddesinde; "Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir."
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 354. maddesinde "(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.
(2) İnceleme sırasında gereken hallerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.
Yine Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 357/3. maddesinde "İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği halde incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler değerlendirildiğinde de, eksik delillerin bölge adliye mahkemesince toplanması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde bölge adliye mahkemesince davalı-karşı davacı kadının emekli maaşının olduğu ve kafe işlettiği iddiası karşısında davacı-karşı davalı erkeğin de ailesinden miras kalan gayrimenkulleri ve kira gelirleri olduğu iddiası dikkate alınarak, kadının emekli maaşı yanında başka geliri olup olmadığı, erkeğin de malvarlığı olup olmadığı ve malvarlığı varsa bunlardan gelir elde edip etmediği araştırılarak sonucuna göre yoksulluk nafakası konusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri yanında, tazminat ödemekle yükümlü kılınan tarafın tespit edilen ekonomik ve sosyal durumu tazminat miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak en önemli unsurlardandır. O halde, yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, HMK m. 353/l-b/3 gereğince, bölge adliye mahkemesince gerekli ekonomik ve sosyal durum araştırması yapıldıktan sonra maddi ve manevi tazminatın miktarının belirlenmesi gerekirken, bu hususlarda eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı-karşı davalı erkek, dava dilekçesinde boşanma davası yanında kadın lehine Kadıköy 4. Aile Mahkemesinin 2009/1027 esas, 2010/905 karar sayılı dosyasında hükmedilen tedbir nafakasının öncelikle tamamen kaldırılmasını ya da azaltılmasını talep etmiş ve tek dava için harç yatırmıştır. Davacının birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı harca tabi iki davası bulunmaktadır. Dava açarken alınan başvuru harcı her iki davayı da kapsar. Bölge adliye mahkemece, tedbir nafakasının kaldırılması/azaltılması davası yönünden tedbir nafakasının bir yıllık tutarının toplamı üzerinden nispi harcın tamamlanması için süre verilip sonucuna göre işlem yapılması gerekirken (Harçlar Kanunu m. 30-32), bu eksiklik giderilmek üzere bu dava yönünden de dosyanın yasal dayanağı olmayan yazılı gerekçe ile ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (HMK m. 353/1-b/3).
SONUÇ:
Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, tarafların nafakalara ve tazminatlara ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 06.02.2020 (Prş.)
Bu karar, HMK m. 353'teki geri gönderme nedenlerinin tahdidi (sınırlı sayı) niteliğini güçlü biçimde vurgulamaktadır. Tahdidi sayımda kanun koyucu kasıtlı olarak sınırlamayı dar tutmuştur; mahkeme yorumla bu sınırı genişletemez. BAM'ın "deliller eksik toplandı" gerekçesiyle dosyayı geri göndermesi, kanunda olmayan yeni bir geri gönderme sebebi icat etmek anlamına gelir ve bu durum temyize konu olabilir.
Yargıtay bu kararda yoksulluk nafakasının belirlenmesinde her iki tarafın ekonomik durumunun kapsamlı araştırılması gerektiğini de vurgulamaktadır. Tek tarafın gelirinin incelenmesi yeterli değildir; talepte bulunan tarafın yoksulluğa düşüp düşmeyeceği ile yükümlü tarafın ödeme gücü birlikte değerlendirilmelidir.
Birden fazla bağımsız talep içeren davada harç eksikliği tespit edilmesi halinde BAM, bu eksikliği gidermek için dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermek yerine Harçlar Kanunu m. 30-32 kapsamında süre vererek bizzat harcı tamamlatmak zorundadır. Aksi uygulama yargılamayı gereksiz yere uzatır. İstinaf ve temyiz süreçleri için Ankara Avukat sayfamıza göz atabilirsiniz.
HMK m. 357/3 uygulamada iki farklı durumda gündeme gelir:
Boşanma ve nafaka davaları konusunda Ankara Arabuluculuk ve uzlaşma süreçleri hakkında bilgi alabilirsiniz.
HMK m. 353'te sınırlı sayıda (tahdidi) sayılmıştır. Başlıca haller şunlardır: dava şartı eksikliği, görev ve yetki sorunu ile ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri delillerin hiçbirinin toplanmamış ya da hiç değerlendirilmemiş olması. Bu sayılı haller dışında BAM, dosyayı geri göndermek yerine eksikliği bizzat tamamlamak zorundadır.
Hayır. Bu karar tam da bunu hükme bağlamaktadır: "Delillerin eksik toplanması" kanunda sayılan geri gönderme sebepleri arasında yer almamaktadır. Bazı deliller toplanmış, bazıları toplanmamışsa BAM bu eksikliği bizzat gidermek zorundadır. Aksi karar temyize konu olabilir.
Kural olarak istinafta yeni delil sunulamaz; ilk derece yargılamasında sunulmuş deliller incelenir. Ancak HMK m. 357/3 kapsamında iki istisna vardır: ilk derece mahkemesinde usulüne uygun gösterildiği halde incelenmeden reddedilen deliller ve mücbir sebeple gösterilemeyen deliller BAM tarafından incelenebilir.
Boşanma sonucunda yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, her iki tarafın geliri, mal varlığı, çalışma durumu ve yaşam standardı dikkate alınır. Bu karar, yalnızca nafaka talep eden tarafın değil, yükümlü tutulan tarafın da ekonomik durumunun kapsamlı araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Evet, bu kararda da vurgulandığı gibi BAM'ın kanundaki geri gönderme sebepleri dışında verdiği kararlar temyize konu olabilmektedir. HMK m. 353/1-a kapsamındaki kesin kararlar dışında, BAM'ın nihai kararları Yargıtay denetimine tabidir.
Hayır. Bu karara göre harç eksikliği nedeniyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi hukuka aykırıdır. BAM, Harçlar Kanunu m. 30-32 uyarınca taraflara süre vererek harcı bizzat tamamlatmak zorundadır; aksi halde bozma nedeni oluşur.
Dar yorumlanmaktadır. Tarafın kendi kusurundan veya ihmalinden kaynaklanmayan, öngörülmesi ve bertaraf edilmesi mümkün olmayan engeller bu kapsama girer. Sıradan bir belge getirme gecikmesi veya avukatın ihmalinden kaynaklanan durumlar mücbir sebep olarak kabul edilmemektedir.
Ankara Hukuk Bürosu olarak istinaf ve temyiz süreçlerinde yanınızdayız.
Yukarıda aktarılan içtihat metni, Yargıtay kararının orijinal metninden alınmış olup bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)