Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Tebligat hukuku, icra ve yargılama süreçlerinin belki de en teknik alanlarından biridir. Usulsüz tebligat; ihalenin feshi, ödeme emrine itiraz sürelerinin yeniden başlaması ve hatta kesinleşmiş kararların bozulması gibi ağır hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle tebliğin kime, nasıl ve hangi koşullarda yapıldığı, davaların seyrini doğrudan etkiler.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/14554 K. sayılı bu kararı, uygulamada sıkça karşılaşılan bir soruyu kesin biçimde yanıtlamaktadır: Tebliğ yapılan kişinin 18 yaşından küçük görünmesi, tebligatı her durumda usulsüz kılmaz.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 22. maddesi, tebliğ yapılacak kişinin görünüşe göre reşit olmasını yeterli kabul etmekte; tebliğ memuruna fiili yaş araştırması yükümlülüğü yüklememektedir. Bu yaklaşım, icra süreçlerinde karşı tarafın zaman kazanmak amacıyla tebligat usulsüzlüğüne dayanmasının önüne geçmektedir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 22. maddesi şu ilkeyi düzenlemektedir: Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin, görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz surette ehliyetsiz bulunmaması gerekir. Kanunun kullandığı ifade "görünüşüne nazaran"dır — yani tebliğ memurundan fiili nüfus kaydı araştırması yapması beklenmez.
Bu düzenlemenin pratik sonuçları şöyle özetlenebilir:

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakim tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu ve ihaleye konu taşınmaz üzerinde lehine aile konutu şerhi bulunan şikayetçi vekilinin, 07/11/2018 tarihinde gerçekleştirilen taşınmaz satışına ilişkin sair nedenlerle birlikte satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshi istemi ile icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedildiği, kararın şikayetçiler tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğundan bahisle, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunun 22. maddesinde ise; "Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, borçlu adına kendisine tebligat yapılan kişinin 18 yaşından küçük olması, mutlaka tebliğ işleminin usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, şikayetçiye çıkarılan 28/09/2018 tebliğ tarihli satış ilanına ilişkin tebligatın incelenmesinde; "Muhatabın işe gittiğini, akşam döneceğini ve aynı konutta birlikte ikamet ettiğini beyan eden ehil ve reşit oğlu Uygar Karadağ imzasına tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edildiği görülmüştür. Tebligat Kanununun anılan maddesine göre, tebliğin yapıldığı şahsın görünüşe göre reşit olması yeterli olup şikayetçiye yapılan satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, temyiz dilekçesi içeriği ve başkaca fesih nedeni bulunmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca şikayetçi yönünden, ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde ihalenin feshi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/2019 tarih ve 2019/731 E. - 2019/1073 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu Yargıtay kararının icra hukuku pratiğine yansımaları son derece önemlidir. Özellikle borçlular tarafından ihalenin feshini geciktirme amacıyla sıkça başvurulan "usulsüz tebligat" argümanının sınırlarını net biçimde çizmektedir.
Yargıtay'ın bu kararından hareketle tebligatın geçerli sayılabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması aranmaktadır:
Taşınmaz ihalelerinde satış ilanının tebliği, ihale öncesinde yapılması zorunlu usul işlemlerinden biridir. Satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu iddiasıyla ihalenin feshi talep edilebilmekte; ancak Yargıtay, bu argümanın somut olgularla desteklenmesini aramaktadır. "Görünüşe göre reşit" değerlendirmesi yapılmış olmasına rağmen salt 18 yaş altı olduğu iddiasıyla tebligat usulsüzlüğü ileri sürmek, mahkemeler tarafından kabul görmemektedir.
Tebligat usulsüzlüğü şikayetleri ve icra süreçlerinde hak arama yolları hakkında kapsamlı bilgi için İcra Tebligatı ve Usulsüzlük Şikayeti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Tebligat usulsüzlüğü, icra hukukunda birden fazla sonuç doğurabilmektedir. Hangi hukuki yola başvurulacağı, usulsüzlüğün niteliğine ve sürecin hangi aşamasında olduğuna göre belirlenir:
İcra hukuku süreçlerinde itiraz süreleri ve başvuru yolları hakkında İcra İtiraz Süreleri Ankara sayfamıza göz atabilirsiniz.
Yargıtay'ın tebligat usulsüzlüğüne ilişkin kararlarında gözlemlenen genel eğilim, salt şekli argümanlara dayalı fesih taleplerinin kabul görmediği yönündedir. Özellikle şu hususlar Yargıtay içtihatlarında belirleyici kabul edilmektedir:
Ankara'da icra takibi ve alacak davalarında uzman hukuki destek için Ankara İcra Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Hayır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 22. maddesi, tebliğ yapılacak kişinin görünüşüne nazaran reşit olmasını yeterli saymaktadır. Tebliğ memurunun fiili yaş araştırması yapması beklenmez; dolayısıyla görünüşe göre reşit olan kişiye yapılan tebligat geçerli kabul edilir.
Bu ibare, tebliğ memurunun karşısındaki kişiyi görünüşe göre reşit ve ehil bulduğunu belgelemektedir. Sonradan yapılacak usulsüzlük iddialarında mahkemeler öncelikle bu şerhi inceler; şerhin doğru düzenlenmesi tebligatın geçerliliğini koruma altına alır.
Usulsüz tebligat, ihalenin feshi için başvurulabilecek nedenlerden biridir. Ancak Yargıtay, bu iddiayı somut olgularla desteklenmesi halinde kabul etmektedir. Görünüşe göre reşit birinin tebliği aldığının belgelenmesi durumunda sırf 18 yaş altı olduğu iddiasına dayanan fesih talepleri kabul görmemektedir.
Tebligat usulsüzlüğü nedeniyle icra mahkemesine yapılacak şikayet, usulsüzlüğün öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde yapılmalıdır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup kaçırılması halinde şikayet hakkı ortadan kalkar.
Muhatapla aynı konutta ikamet etmeyen kişiye yapılan tebligat usulsüzdür. Tebliğ yapılan kişinin "aynı adreste ikamet ettiğini beyan etmesi" şartı, tebligatın geçerliliği için zorunludur. Bu beyanın zaptın şerhine yansıtılması hukuki güvenceyi artırır.
Evet. Somut gerekçeden yoksun, süreci uzatmaya yönelik ihale feshi taleplerinde icra mahkemesi, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedebilmektedir. Bu kararın ilk derece aşamasında da şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmiş olması bu riski somutlaştırmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi tebligatı usulsüz bularak ihalenin feshine karar vermiş; ancak Yargıtay bu değerlendirmeyi hatalı bularak bozmuştur. Tebliğ zaptındaki "ehil ve reşit oğlu" şerhi, Yargıtay'a göre tebligatın usulüne uygunluğunu kanıtlamakta yeterliydi. Bu durum, hukuki değerlendirmedeki teknik inceliklerin ne denli belirleyici olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Tebligat usulsüzlüğü, ihale feshi veya icra takibi süreçlerinde hak kaybına uğramamak için uzman avukat desteği alın.
Yukarıda yer alan Yargıtay kararı bilgilendirme amaçlı paylaşılmış olup hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Her somut olay farklı koşullar içerebileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)