Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
İşçiler fazla mesai alacağını ispat ederken hangi delillere dayanabilir? Bordro imzasız olsa dahi bankaya yatan ücret bordroda görünen tutarla örtüşüyorsa tanık beyanı yeterli midir? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararıyla önemli bir sınır çizmiştir:
Bordro imzasız olsa ve ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olsa bile, bankaya yatan ücretle bordroda görünen tutar aynıysa işçi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yaptığını yalnızca yazılı delille kanıtlayabilir; salt tanık beyanı yeterli değildir.
Fazla mesai ve işçi alacakları konusunda İşverenin Hukuki Sorumluluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Fazla çalışma yapıldığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre ispat hiyerarşisi şu şekilde işler:
İşçinin imzasını taşıyan bordro, sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. İmzalı bordroda fazla çalışma ücreti ödendiği görülüyorsa işçi daha fazla çalışma yaptığını ileri süremez. Ancak ihtirazi kayıt (çekince) koyarak imzalamışsa her türlü delille fazla çalışmasını kanıtlayabilir.
Bu kararın belirlediği temel ilke burasıdır: Bordrolar imzasız olsa dahi, her ay değişen miktarlarda yapılan banka ödemeleri bordrodaki fazla mesai tahakkuklarıyla örtüşüyorsa ve işçi ihtirazi kayıt ileri sürmemişse; ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille kanıtlanması gerekir. Salt tanık beyanı yeterli değildir.
Fazla çalışma yazılı belgelerle kanıtlanamıyorsa tanık beyanlarına başvurulabilir. Ancak Yargıtay bu kararla bir sınır daha çizmiştir: Tanıklar işyeri çalışma düzenini yalnızca kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak bilebilirler. Tüm çalışma dönemi için aynı tanıkların beyanına dayanılarak hesaplama yapılması hatalıdır.
Fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları için Maddi Tazminat sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/30134 E. , 2020/14690 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette makam şoförü olarak çalıştığını, ihtarname ile fazla mesai ücretini talep etmesi üzerine işten çıkarıldığını, çalışmalarını haftanın 7 günü boyunca her gün fazladan mesai yaparak sürdürdüğünü hatta bazen 24 saat aralıksız şekilde çalıştığını, ayrıca işverenin şahsi ve ailevi işleri ile de ilgilendiğini, Şoförlük Hizmetleri Planlaması Cetveli'ne de yansıtılmış olan bu durumların kanıt niteliği taşıdığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ücret alacağı ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Gerekçe:
Fazla çalışma yapıldığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ücret alacağı hesaplanmış ise de hesaplamanın denetime elverişli olmadığı, tanıkların işyeri çalışma düzenini kendi çalışma süreleri ile sınırlı olarak bilebilecekleri hususunun gözetilmeyerek tüm çalışma dönemi için hesaplama yapıldığı görülmüş olup ayrıca hükmün gerekçesinde de bordrolar da tahakkuk ettirilen fazla mesai ücret alacağı ödemelerinin neden dışlanmadığı açıklanmamıştır. Mahkemece tanık beyanlarına tanıkların çalıştığı dönemle sınırlı olarak itibar edilerek ve fazla mesai tahakkuku bulunan aylar için bu ödemeler de değerlendirilerek yeniden bir hesaplama yaptırılması suretiyle fazla mesai alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2020 günde oybirliğiyle karar verildi.
İşyerine giriş-çıkış kayıtları, parmak izi veya kart sistemi çıktıları, çalışma cetvelleri, iç yazışmalar, e-postalar ve işveren onaylı fazla mesai formları yazılı delil sayılır. Bu belgeler yoksa tanık beyanına başvurulabilir; ancak tanıklar yalnızca kendi çalıştıkları dönem için geçerlidir.
Bu kararın belirlediği ilkeye göre: Bordrolar imzasız olsa dahi, bankaya yatan ücretle bordroda görünen tutar örtüşüyorsa yalnızca tanık beyanı yetmez; yazılı delil zorunludur. Banka ödemeleriyle örtüşmeyen durumlarda tanık beyanına başvurulabilir.
İhtirazi kayıt, işçinin bordroyu veya ödeme belgesini imzalarken "bu ödeme eksiktir, farkı talep hakkımı saklı tutarım" gibi bir çekince koymasıdır. İhtirazi kayıt konulursa bordroda görünenden daha fazla çalışma her türlü delille (tanık dahil) kanıtlanabilir. Konulmazsa yazılı delil şartı devreye girer.
İşçi, fazla mesai yaptığına dair her türlü yazılı belgeyi (çalışma cetveli, görev tablosu, iletişim kayıtları) saklamalıdır. Banka hesap hareketlerini de düzenli takip etmelidir. Bir hukuki uyuşmazlık doğmadan bu belgelerin toplanması, ilerideki dava sürecini kolaylaştırır.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 25.10.2017 tarihinden itibaren fazla çalışma alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu tarihten önce doğan alacaklar ise 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı her durumda iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Bu kararın önemli bir tespiti de bilirkişi raporu hakkındadır: Rapor denetime elverişli olmalıdır. Yani hesaplama yöntemi, dayandığı veriler ve kabul edilen çalışma süreleri açıkça belirtilmelidir. Denetime elverişli olmayan raporlar Yargıtay tarafından bozma nedeni sayılmaktadır.
Bu davada da görüldüğü gibi, fazla mesai talebini ihtarname yoluyla ileten işçi işten çıkarılmıştır. Bu durumda hem işe iade davası (İK m. 20 kapsamında) hem de fazla mesai alacak davası ayrı ayrı ya da birlikte açılabilir. Arabuluculuk zorunlu ön koşuldur.
Fazla çalışma alacağınızı doğru delillerle kanıtlamak ve hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.
Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)