Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Satın aldığınız ürün garanti süresi dolduktan sonra bozuldu ve servis "garanti bitti, ücret ödersiniz" mi dedi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu kararıyla net bir ilke belirlemiştir: Arıza üretimden kaynaklanan gizli bir ayıptan kaynaklanıyorsa, garanti süresi dolmuş olsa dahi üretici ve satıcı sorumludur.
Bu karar, pahalı elektronik eşya, beyaz eşya ve diğer dayanıklı tüketim malları satın alan her tüketicinin bilmesi gereken kritik bir içtihattır. Özellikle "anakart arızası", "panel bozukluğu" gibi yapısal sorunlarda üreticinin sorumluluğu devam etmektedir.
Tüketici hakları ve ayıplı mal davaları konusunda Ayıplı Mal Sorumluluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ayıp, malın satış anında taşıması gereken nitelikleri taşımamasıdır. Gizli ayıp ise malın teslimi sırasında fark edilemeyen, ancak ilerleyen süreçte kendini gösteren üretim kaynaklı bir kusurdur.
Yargıtay HGK bu kararda çok önemli bir tüketici hukuku ilkesini belirlemiştir: Üreticiler dayanıklı tüketim mallarının asli parçalarını, ürünün beklenen kullanım ömrünü karşılayacak kalitede sunmak zorundadır. Garanti süresi dolsa dahi üretimden kaynaklanan gizli ayıp ortaya çıkarsa bu ayıp, satıcının ağır kusuruyla tüketiciden gizlenmiş sayılır ve zamanaşımından yararlanılamaz.
Ayıplı mal ve tüketici hakları konusunda Alacak Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/650 E. , 2020/301 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Tüketici Mahkemesi
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı 24.05.2012 tarihli dava dilekçesinde; 01.06.2009 tarihinde 4.500 TL bedelle davalıdan satın aldığı Samsung marka televizyonun 03.05.2012 tarihinde arızalandığını, yetkili servis ile görüşüldüğünde cihazın garanti süresi dolduğundan tamirin ücretli olarak yapılabileceğinin söylendiğini, arızanın televizyonun panelinden kaynaklandığını, bu teknolojideki bir televizyonda en önemli parçanın panel olması nedeniyle tamirinin gerektirdiği ücretle yeni bir televizyon dahi alınabileceğini, kullanım hatası olmaksızın üretim hatasından kaynaklanan bu tip bir arızanın cihazın kullanım süresini kısaltabileceği hususunda kendisine servis tarafından bilgi verildiğini ancak ileri derecede teknik ve detaylı bir analizi gerektirecek kadar gizli ayıbı bünyesinde barındıran kusurlu cihazın mevcudiyeti halinde üreticilerin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 96. maddesi çerçevesinde ve on yıllık zamanaşımına tabi şekilde sorumluluklarının bulunduğunu, cihaza ödenen ücret göz önüne alındığında beklenen kalitenin sağlanamadığını ve cihazın lüzumlu vasfında ortaya çıkan esaslı kusurun kullanım ömrünü de kısalttığını ileri sürerek ürün bedelinin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 13. ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik'in 13. maddesi hükmü gereği müvekkilinin satılan malı garanti süresi içerisinde meydana gelen arızalar halinde ücretsiz onarım yükümlülüğünde olduğunu, ancak davacının iki yıllık garanti süresi geçtikten çok sonra ortaya çıkan arıza ile ilgili olarak açtığı davanın haksız ve mesnetsiz bulunduğunu, nitekim Kanun'un 4. maddesinde açıkça ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile bu tip davalarda zamanaşımının malın tesliminden itibaren iki yıl olarak düzenlendiğini, davanın bu yönden de reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararı:
6. Ankara 5. Tüketici Mahkemesinin 14.02.2013 tarihli ve 2012/813 E., 2013/172 K. sayılı kararı ile; dava konusu televizyonun anakartında meydana gelen arızanın üretimden kaynaklı olduğu, zamanla ve kullanıldıkça ortaya çıkan arızanın üründen beklenen faydanın sağlanmasına engel teşkil ettiği, davalının söz konusu gizli ayıp nedeniyle zamanaşımından faydalanamayacağı ve tüketicinin seçimlik haklarına karşı sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ürünün davalıya iadesiyle satış bedeli 4.500 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
8. Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarihli ve 2013/15574 E., 2013/27664 K. sayılı kararı ile; "...1.6.2009 tarihinde satın alınan televizyonun tesliminden itibaren yaklaşık 3 yılın hitamında ve garanti süresi dolduktan sonra arızalanması ve ayıbın hile ile gizlendiği de ileri sürülüp ispatlanmamış olması karşısında davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir..." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Direnme Kararı:
9. Mahkemece 27.03.2014 tarihli ve 2014/315 E., 2014/678 K. sayılı karar ile; "ürünün garanti süresi iki yıl olmakla birlikte kullanım ömrünün 10 yıl olduğu, oldukça pahalı bir bedelle markasına ve kalitesine olan güven nedeniyle satın alınan ve kullanım ömrü 10 yıl olan dava konusu ürünün davacının kullanım hatası olmaksızın kullanılamaz hale geldiği, ürünün ana kartının arızalı olduğu anlaşıldığından dosyada mevcut bilirkişi raporu dosya içeriğine uygun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu" şeklindeki gerekçeyle direnme kararı verilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
11. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; garanti süresi dolduktan sonra meydana çıkan üretimden kaynaklı gizli ayıp iddiasına dayalı olarak tüketicinin bedel iadesi istemiyle açtığı davada 4077 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ayıba karşı sorumluluk ile ilgili olarak düzenlenen iki yıllık zamanaşımı süresinin somut olay bakımından uygulanmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE
19. Bu düzenlemeye göre ayıptan sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa dahi iki yıllık zamanaşımı süresiyle sınırlıdır. Kural bu olmakla birlikte maddenin son cümlesinde istisna öngörülmüş ve ağır kusur veya hile ile ayıbı tüketiciden gizleyen satıcının zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı hüküm altına alınmıştır.
21. Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; her tüketim malının belli bir kullanım ömrü olması tabii ise de günümüz teknolojik koşullarında üreticilerin piyasaya sürdükleri dayanıklı tüketim mallarının asli parçalarını oluştururken üründen beklenen mutat ömrü karşılayacak donanımı sunması gerekir. Tüketici bu haklı beklenti ve güvenle hareket eder. Aksi halde, yani garanti süresinin dolmasından sonra üretimdeki hata sebebiyle malın tümüyle işlevsiz hale gelmesi riskini ve hiçbir kusuru olmamasına rağmen bundan doğan sorumluluğunun salt kendisi üzerinde kalacağını bilse tüketici bu malı satın almayacaktır. Somut olayda davacı tüketicinin, sözleşme tarihi koşullarına göre yüksek bir bedelle satın aldığı televizyondan beklentisinin, ileri teknolojiyle ve titizlikle üretilmiş, kaliteli ve sağlam bir elektronik cihaz almak olduğu açıktır. Ne var ki söz konusu cihaz garanti süresinin dolmasının akabinde arızalanmış ve bu arıza sebebiyle kullanılamaz hale gelmiştir. Yapılan yargılamada, televizyonun anakartında meydana gelen ve görüntü vermemesine sebep olan arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp mahiyetinde olduğu, zamana bağlı olarak ortaya çıktığı ve kullanıcı hatasının bulunmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde satın alınan maldaki üretimden kaynaklı ayıbın ağır kusurla tüketiciden gizlendiğinin kabulü gerekir. Bu halde üretici yanında satıcı da tüketicinin seçimlik haklarından sorumlu tutulmalıdır.
IV. SONUÇ:
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının ONANMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/III-1. maddesine göre karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 12.03.2020 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
Arıza üretimden kaynaklanan gizli bir ayıpsa evet. Bu Yargıtay HGK kararına göre üretimden kaynaklı gizli ayıp, ağır kusurla tüketiciden gizlenmiş sayılır ve satıcı/üretici iki yıllık zamanaşımı definden yararlanamaz.
Mahkeme, konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla arızanın kullanım hatasından mı yoksa üretim kaynaklı gizli ayıptan mı kaynaklandığını tespit ettirir. Tüketici olarak yapmanız gereken; servis kayıtlarını, faturayı, garanti belgesini ve varsa yazışmaları saklamaktır.
Ayıplı mal karşısında tüketici; (1) sözleşmeden dönerek ödediği bedelin iadesini, (2) malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini, (3) ücretsiz onarımı, (4) onarım mümkünse ayıp oranında indirim yapılmasını talep edebilir. Bu dört hak arasında seçim tüketiciye aittir.
Bu kararda HGK, gizli ayıp nedeniyle hem satıcının hem de üreticinin tüketicinin seçimlik haklarından sorumlu tutulması gerektiğini hükme bağlamıştır. Yani tüketici, satın aldığı mağazaya karşı dava açabileceği gibi üreticiye karşı da başvurabilir.
Televizyon, buzdolabı, çamaşır makinesi, telefon gibi dayanıklı tüketim mallarının tamamı için geçerlidir. Özellikle anakart, kompresör, motor gibi asli parçaların üretim kaynaklı arızalanması halinde bu içtihat doğrudan uygulanır.
Servise yazılı başvuruda bulunun ve ret cevabını yazılı alın. Ardından bir avukat aracılığıyla Tüketici Mahkemesi'nde dava açılabilir. Dava öncesinde Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru zorunludur (5.900 TL ve altı için Hakem Heyeti; üzeri için doğrudan Tüketici Mahkemesi).
Tüketici Mahkemelerinde yargılama süresi bilirkişi sürecine bağlı olarak ortalama 1-2 yıldır. Tüketici Hakem Heyeti kararları ise 6 ay içinde sonuçlanabilir. Bu nedenle talep miktarı hakem heyeti sınırının altındaysa önce heyete başvurulması önerilir.
Gizli ayıp ve garanti kapsamı konularında hak kaybı yaşamamak için profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.
Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)