Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
COVID-19 salgını döneminde çıkarılan 7226 sayılı Kanun ile yargıdaki tüm süreler durdurulmuştu. Bölge Adliye Mahkemeleri, bu durdurma kararını gözetmeksizin istinaf başvurularını süre aşımı gerekçesiyle reddetti. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bu kararıyla temel ilkeyi tescil etti:
Pandemi nedeniyle 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi kapsamında durdurulan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu kural gözetilmeden istinaf talebinin reddi isabetsizdir.
Yargıda süre hataları ve istinaf süreçleri konusunda Ankara İcra Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

7226 sayılı Kanun kapsamında durdurulan yargılama süreleri gözetilmeksizin verilen ret kararları hatalıdır.
COVID-19 salgını nedeniyle çıkarılan 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca; yargı süreleri 13.03.2020 tarihinden itibaren 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuştu. Ardından 30.04.2020 tarih ve 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla bu durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi, sürelerin durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren yeniden işlemeye başlayacağını öngörmektedir. Ayrıca durma süresinin başladığı tarih itibarıyla bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılmaktadır. Bu düzenleme gereğince 15.06.2020 tarihinde duran süreler yeniden işlemeye başlamış; uzamış sürenin son günü ise 30.06.2020 olmuştur.
Bu kararın ilgilendiği alanda; İİK m. 363 uyarınca istinaf yoluna başvuru süresi, tefhim veya tebliğden itibaren 10 gündür. Pandemi durdurma kararı, bu 10 günlük süreyi de kapsamaktadır. Durma dönemine giren süreler donmuş; durdurmanın sona ermesinden sonra kalan günlerden işlemeye devam etmiştir.
Gerekçeli karar 12.04.2020'de tebliğ edilmiştir. Normal koşullarda 10 günlük istinaf süresi 22.04.2020'de dolacaktı. Ancak bu süre pandemi durdurması içinde kaldığından donmuştur. Durdurma 15.06.2020'de sona ermiş; kalan süre bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlamıştır. Bitimine 15 günden az kalan süreler ayrıca 15 gün uzadığından son gün 30.06.2020 olmuştur. 15.05.2020 tarihinde verilen gerekçeli istinaf dilekçesi bu son tarihten çok önce sunulmuştur; dolayısıyla süresindedir.
İstinaf süreçleri ve yargılamada süre kuralları konusunda İstinaf Başvurusu ve Süreleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2020/8528 E. , 2020/10903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi
İİK m. 363'e göre istinaf yoluna başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren 10 gündür. Ancak pandemi nedeniyle 7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca 13.03.2020 tarihinden itibaren 30.04.2020 tarihine kadar, diğer sürelerle birlikte HMK'da belirlenen istinaf süreleri de durmuştur. 30.04.2020 tarih ve 31114 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır.
7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile bu sürelerin, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı; durma süresinin başladığı tarih itibarıyla bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan sürelerin ise durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılacağı öngörülmüştür. Bu nedenle 15.06.2020 tarihine kadar duran süreler bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlamış; uzamış sürenin son günü 30.06.2020 tarihi olmuştur.
İncelenen dosyada; ilk derece mahkemesi kararının 04.03.2020 tarihinde borçlu şirket vekilinin yüzüne karşı verildiği, borçlu şirket vekili tarafından 07.03.2020 tarihinde süre tutum dilekçesi verildiği, gerekçeli kararın 12.04.2020 tarihinde borçlu şirket vekiline tebliğ edildiği, borçlu şirket vekili tarafından gerekçeli istinaf dilekçesinin 15.05.2020 tarihinde verildiği görülmekle; gerekçeli istinaf dilekçesinin yukarıda yer alan düzenleme uyarınca süresinde gönderildiği anlaşılmıştır.
O halde; Bölge Adliye Mahkemesi'nce, gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde verildiği gözetilerek, gerekçeli istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istinaf talebinin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ:
Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca yargı süreleri 13.03.2020 tarihinde durmuş; 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla bu durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. 15.06.2020'den itibaren süreler yeniden işlemeye başlamıştır.
7226 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca; durma süresinin başladığı tarih itibarıyla bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün uzamış sayılmaktadır. Bu hesaplamaya göre son gün 30.06.2020 olmuştur.
İİK m. 363 uyarınca icra hukukuna ilişkin kararlarda istinaf başvuru süresi tefhim veya tebliğden itibaren 10 gündür. Bu süre, pandemi durdurma kapsamında 10 günlük genel HMK istinaf süresiyle birlikte dondurulmuştu.
Pandemi durdurması sona ermiş olsa da o döneme ait davalar hala yargılama aşamasında olabilir. Pandemi döneminde süre hesaplamasının yanlış yapılması gerekçesiyle ret edilen kararlar için temyiz yoluna başvurulabilir. Bu kararın içtihadı, yanlış hesaplama yapılan her dosyada geçerliliğini korumaktadır.
Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilir. Bu kararın da gösterdiği üzere Yargıtay, pandemi süre durdurmasını gözetmeksizin verilen ret kararlarını bozmaktadır. Temyiz süresi, BAM kararının tebliğinden itibaren 10 gündür.
İstinaf süresi hak düşürücüdür. Süre geçirildikten sonra yapılan başvuru usulden reddedilir ve karar kesinleşir. Olağanüstü haller (hastalık, zorlayıcı neden) dışında sürenin yeniden tanınması mümkün değildir. Bu nedenle sürelerin dikkatle takip edilmesi şarttır.
Evet. Yalnızca süre tutum dilekçesi vererek istinaf başvurusunu başlatmak yeterli değildir; gerekçeli istinaf dilekçesinin de ayrıca sunulması gerekir. Bu kararın somut olayında da süre tutum dilekçesi verilmiş; gerekçeli dilekçe ise ayrıca ve pandemi süre uzaması kapsamında yasal süresinde sunulmuştur.
Süre hesaplama hataları nedeniyle hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)