Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Kira alacağı ya da diğer borç ilişkilerinde zaman zaman şu soruyla karşılaşılır: Borçlu, mevcut bir borcunu kabul ederek senet vermişse ve sonradan zamanaşımı def'i ileri sürerse, verilen senet bu savunmayı etkiler mi?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararıyla açık bir ilke koymuştur:
Mevcut bir borç için verilen senet, borcun ikrarı niteliğindedir ve TBK m. 154 uyarınca zamanaşımını keser. Senedin verildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
Kira alacağı ve borç uyuşmazlıkları konusunda Ankara Borçlar Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Mevcut bir borç için verilen senet, borcun ikrarı sayılır ve zamanaşımını keser.
Kira alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 147/1). Zamanaşımı süresi dolmadan davanın açılmaması halinde borçlu, alacaklıya karşı zamanaşımı def'i ileri sürerek borcun ifasından kaçınabilir. Ancak bu süre; kanunda sayılan belli olaylar gerçekleştiğinde kesilir ve sıfırdan yeniden işlemeye başlar.
TBK m. 154/1 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser. İkrar; borcun yazılı veya sözlü olarak kabul edilmesidir. Kanun bu konuda örnekler sıralamıştır: faiz ödemesi, kısmi ifa, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi. Bu liste sınırlı sayıda değildir; borcun varlığını kabul eden her türlü davranış ikrar sayılabilir.
Bu kararın temel tespiti budur: Mevcut bir borç için senet verilmesi, o borcun ikrarı niteliğindedir. Senedin ödeme için değil, borcun varlığını kabul ederek ve ilerideki ödemeyi güvence altına almak amacıyla verilmiş olması bu sonucu değiştirmez. Senet; borcun yazılı biçimde tanınması niteliği taşıdığından zamanaşımını keser ve senedin verildiği tarihten itibaren beş yıllık süre yeniden işlemeye başlar.
Senette yalnızca belirli bir miktarın ödeneceği değil; bu ödemenin hangi borca karşılık yapıldığı, hangi davayla ilişkilendirildiği ve hangi koşullarda takip konusu yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu ayrıntılar, senedin mevcut kira borcunu kabul etme (ikrar etme) amacıyla verildiğini ve borçlunun borcun varlığını tartışmadığını ortaya koymaktadır.
Kira uyuşmazlıkları ve tahliye davaları konusunda Tahliye Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/7383 E. , 2019/5789 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sulh Hukuk Mahkemesi
Birleşen davada, davacı kiraya veren tarafından 01.07.2010 tarihinden itibaren 11 aylık kira bedeli dava konusu edilmiştir. Mahkemece beş yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihinden önce dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK m. 154'te zamanaşımını kesen sebepler gösterilmiştir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasında "Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse" düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı kiracı tarafından 18.03.2015 düzenleme tarihli 12.800 Euro bedelli senet verilmiş olup söz konusu senette, senedin 01.07.2010 tarihinden başlayan 11 aylık kira bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, bu ödemenin temyiz aşamasındaki davanın sonunda davacı lehine doğacak alacaktan mahsup edileceği, dava sonunda davacının haklı olmadığı veya kiralayanın alacağından eksik alacak doğarsa senedin eksik kalan kira alacağı için takip konusu yapılabileceği belirtilmiştir.
Davalı kiracı, asıl davada doğacak alacağından kira alacağının mahsup edilmesini, dava sonunda alacağı doğmazsa veya kira alacağından eksik olursa kira alacağı için senedin takip konusu yapılacağını kabul etmiş olmakla verilen bu senet borcun ikrarı niteliğinde olup zamanaşımını kesen bir nedendir. Bu durumda dava tarihi itibarıyla yeniden başlayan zamanaşımı süresi henüz dolmamış olduğundan birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Birleşen davada verilen hükmün altıncı bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosya davacısı lehine BOZULMASINA, 25.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Evet. Bu kararın belirlediği ilkeye göre mevcut bir borç için senet verilmesi, o borcun ikrarı niteliğindedir ve TBK m. 154 uyarınca zamanaşımını keser. Senedin verildiği tarihten itibaren zamanaşımı süresi sıfırdan yeniden işlemeye başlar.
Borçlunun borcu ikrar etmesi zamanaşımını keser. Kanun örnekler vermiştir: faiz ödenmesi, kısmi ifa, rehin verilmesi, kefil gösterilmesi. Bu liste sınırlı sayıda değildir; borcun varlığını kabul eden her türlü davranış ikrar sayılabilir.
TBK m. 147/1 uyarınca kira alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre, borcun muaccel olduğu tarihten yani kiranın ödenmiş olması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.
Hayır. Senet verilmesi borcun ikrarı sayıldığından zamanaşımı senedin verildiği tarihte kesilir ve yeniden başlar. Senedin verilmesinden sonra alacaklının dava açması için yeni beş yıllık süre işlemeye başladığından, senet verilmesine rağmen zamanaşımı def'i ileri sürmek hukuken sonuç doğurmaz.
Hayır. Zamanaşımı def'i borçlu tarafından ileri sürülmelidir; mahkeme resen zamanaşımını gözetemez. Borçlu, cevap dilekçesinde veya en geç ilk itirazlarda zamanaşımı def'ini açıkça belirtmek zorundadır.
Senedin ikrar sayılabilmesi için mevcut bir borca karşılık verilmiş olması gerekir. Senedin içeriğinde borcun hangi ilişkiden kaynaklandığı, nasıl ödeneceği ya da hangi koşulda icra konusu yapılacağına dair açıklamalar varsa bu senet açıkça ikrar niteliği taşır. Senedin amacı ve içeriği somut olayda değerlendirilmelidir.
Hayır. TBK m. 154'teki ikrar yoluyla zamanaşımının kesilmesi ilkesi tüm borç ilişkileri için geçerlidir. Kira alacağı bu davada yalnızca somut uyuşmazlığın konusudur; prensip genel olarak uygulanır.
Zamanaşımı def'i veya ikrar yoluyla alacak tahsili konularında hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)