Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Trafik kazası sonucunda taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçlarından mahkûm edilen sürücülere, ceza yanında sürücü belgesinin geri alınması yaptırımı da uygulanmaktadır. Ancak bu yaptırımın hangi sınıf ehliyet için geçerli olacağı, uygulamada sıkça yanlış yorumlanan bir konudur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/3055 K. sayılı bu kararı, TCK m.53/6 kapsamındaki sürücü belgesi geri alma yaptırımının sınırlarını son derece net biçimde ortaya koymaktadır: Kaza hangi sınıfa ait araç kullanılırken yapılmışsa, yalnızca o sınıfa ait sürücü belgesi geri alınabilir; diğer sınıflara ait belgeler bu yaptırımdan etkilenmez.
Bu kararın önemi sadece sürücü belgesiyle sınırlı değildir. Yargıtay aynı davada cezanın orantılılığı ve bilinçli taksirde artırım hesabı konularında da iki ayrı bozma gerekçesi belirlemiştir. Trafik suçlarında savunma yürüten ceza avukatlarının bu üç gerekçeyi birlikte değerlendirmesi, davayı doğrudan etkileyecek sonuçlar doğurabilmektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi, mahkûmiyetin belirli haklardan yoksunluk sonucu doğurduğu halleri düzenlemektedir. Maddenin 6. fıkrası ise trafik suçlarında özel olarak uygulanmaktadır:
Suç: Taksirle Öldürme
Yargıtay Dairesi: 12. Ceza Dairesi
Esas/Karar: 2020/826 E. , 2020/3055 K.
Karar Tarihi: 04.06.2020
Dava, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkindir. Sanık, güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek şekilde alkollü ve aşırı hızlı seyir halindeyken (102 km/saat hızla) kontrolsüz şerit değiştirerek kaza yapmış, bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Yerel mahkeme, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verirken, sürücü belgesinin tamamının geri alınmasına karar vermiştir. Yargıtay bu kararı, TCK'nın 53/6 maddesinin yanlış uygulanması başta olmak üzere üç temel nedenle bozmuştur.

Bu karar, Türk Ceza Kanunu'nun 53/6. maddesinin uygulanmasına kesinlik getirmiştir. Söz konusu madde, trafik suçu nedeniyle sürücü belgesinin geri alınması yaptırımının sınırlarını belirler:
Yargıtay, mahkemenin uyguladığı ceza miktarında da iki ayrı hata tespit etmiştir:
Bu karar, trafik davalarında hem cezanın alt sınırdan uzaklaşma oranının hem de ehliyet geri alma yaptırımının hukuka uygunluğunun titizlikle incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
TCK m.22 kapsamında taksir; dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda suçun istemeden gerçekleştirilmesidir. Bilinçli taksir ise failin sonucun gerçekleşebileceğini öngörmesine karşın "gerçekleşmez" diyerek harekete devam etmesidir. Bu davada alkollü araç kullanmak, 102 km/saat hız ve kontrolsüz şerit değiştirme; failin sonucu öngörebilecek konumda olduğunun somut göstergesi sayılmıştır. Bilinçli taksirde ceza, TCK m.22/3 uyarınca yarı oranına kadar artırılmaktadır.
TCK m.3/1 uyarınca suç ile ceza arasında orantılılık bulunması zorunludur. Mahkeme, temel cezayı belirlerken alt sınırdan uzaklaşıyorsa bu uzaklaşmanın somut gerekçeye dayanması gerekmektedir. Bu davada mahkeme, alt sınırdan aşırı uzaklaşarak belirlediği cezayı yeterince gerekçelendirmemiş; bu da Yargıtay'ın ikinci bozma gerekçesini oluşturmuştur.
Bu karar, trafik suçundan yargılanan sanıkların avukatları için üç ayrı savunma cephesi açmaktadır. Birincisi, sürücü belgesinin tamamının geri alınmasına itiraz: Kazanın gerçekleştiği araç sınıfı dışındaki belgeler için geri alma yaptırımı kaldırılabilir. İkincisi, cezanın orantılılığına itiraz: Alt sınırdan uzaklaşmanın somut gerekçe içerip içermediği titizlikle incelenmelidir. Üçüncüsü, bilinçli taksir tespitine itiraz: Failin sonucu öngörüp öngöremeyeceği somut olayın koşullarına göre değerlendirilmeli ve gerekirse bu nitelendirmeye karşı çıkılmalıdır. Ankara ceza hukuku hizmetleri için Ankara Ceza Avukatı Hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Taksirle öldürme veya taksirle yaralama suçlarından yargılanan sürücülerin savunma sürecinde göz önünde bulundurması gereken başlıca noktalar şunlardır:
Trafik kazası sonrası ceza ve tazminat süreçleri için Trafik Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat sayfamıza da göz atabilirsiniz.
Hayır. Bu Yargıtay kararına göre kaza hangi sınıfa ait araç kullanılırken yapılmışsa yalnızca o sınıfa ait sürücü belgesi geri alınabilir. Diğer sınıflara ait sürücü belgeleri TCK m.53/6 kapsamında geri alınamaz.
TCK m.53/6 uyarınca sürücü belgesinin geri alınma süresi, hükmedilen hapis cezasının yarısı kadardır. Ancak bu süre her halükarda 3 yıldan az olamaz.
Taksir, öngörülebilir bir sonucun öngörülememesi nedeniyle istemeden gerçekleştirilmesidir. Bilinçli taksirde ise fail sonucu öngörmesine karşın "olmaz" diyerek devam eder. Bilinçli taksirde ceza yarı oranına kadar artırılabilmektedir.
Alkollü araç kullanmak, bilinçli taksir uygulanmasına zemin hazırlayan önemli bir etkendir; ancak tek başına yeterli değildir. Mahkeme, olayın tüm koşullarını değerlendirerek bilinçli taksirin oluşup oluşmadığına karar verir. Alkol, hız ve kontrolsüz manevranın bir arada bulunması; bu davada bilinçli taksirin kabulünü desteklemiştir.
TCK m.85 uyarınca taksirle öldürme suçunun cezası 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır. Birden fazla kişinin ölümüne veya ölümle birlikte yaralanmaya sebebiyet verilmesi halinde bu sınırlar artırılmaktadır. Bilinçli taksir halinde ceza bu üst sınıra kadar ayrıca artırılır.
Evet. Yerel mahkeme kararına karşı önce istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi), ardından belirli koşulların varlığında Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir. Usul hataları, sürücü belgesi geri alma kapsamı ve ceza belirleme gibi konulardaki hatalar temyizde bozma nedeni oluşturabilmektedir.
TCK m.3/1 kapsamında suç ile yaptırım arasında adil bir denge kurulması zorunludur. Mahkemenin alt sınırdan orantısız biçimde uzaklaşması ya da bilinçli taksir artırımını yanlış hesaplaması; kararın temyizde bozulmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle ceza miktarının gerekçesi ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
TCK 53/6 kapsamındaki yaptırımların sınırlandırılması ve adil yargılanma hakkınızın korunması için uzman görüşü alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)