Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Ücret, iş sözleşmesinin en temel unsurlarından biridir. İşverenin çalışanın ücretini kesmesi, indirmesi veya başkaca bir yolla azaltması, işçi açısından son derece ağır sonuçlar doğurmaktadır. Uygulamada birçok işveren, ekonomik gerekçe, organizasyonel değişiklik veya sözleşme imzalattırma yoluyla işçi ücretini tek taraflı düşürmeye çalışmaktadır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2019/5212 K. sayılı bu kararı iki kritik ilkeyi aynı anda hükme bağlamaktadır: Ücret indirimi işçinin yazılı rızası olmadan yapılamaz; ancak işçi daha sonra düşük ücretli yeni bir sözleşme imzalamışsa bu sözleşme yeni ücrete muvafakat anlamına gelir.
Bu içtihat; hem ücret indiriminin hukuki geçerliliğini hem de sonradan imzalanan sözleşmelerin önceki döneme etkisini net biçimde ortaya koyduğundan, iş hukuku davalarında sıkça başvurulan bir emsal karar niteliği taşımaktadır.
İş Kanunu'nun 22. maddesi, işverenin çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapmasını belirli bir usule tabi kılmaktadır. "Esaslı değişiklik"; iş sözleşmesinin temel unsurlarında (ücret, çalışma yeri, çalışma saatleri, görev tanımı gibi) yapılan ve işçiyi olumsuz etkileyen değişikliklerdir. Bu değişikliklerin tek taraflı uygulanması geçersizdir.
Karar Başlığı: İşçinin Yazılı Oluru Olmadan Tek Taraflı Olarak Ücretten İndirim Yapılamaz.
Dava Türü: Ücret Farkı Alacağı
Yargıtay Dairesi: 9. Hukuk Dairesi
Esas/Karar: 2015/33272 E. , 2019/5212 K.
Karar Tarihi: 11.03.2019

Uyuşmazlık, davacının ücretinde yapılan indirimin hukuka uygun olup olmadığı ve bu indirime bağlı olarak ücret farkı alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmıştır. Davalı şirket, işçinin yeni sözleşmeler imzalayarak yeni ücrete muvafakat ettiğini savunmuş; davacı ise indirimin rızası dışında yapıldığını iddia etmiştir.
Ücret, iş sözleşmesinin en esaslı unsuru olup, ücrette yapılan indirim işçi aleyhine esaslı değişiklik teşkil eder. İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince, işveren bu tür esaslı bir değişikliği tek taraflı yapamaz. Kanun, bunun için şu usulü zorunlu kılar:
Mahkeme, davacıya yasal düzenlemelerde öngörülen şekilde yazılı bir teklif yapılmadığı ve davacının yazılı rızasının alınmadığı gerekçesiyle ücret farkı alacağının yerinde olduğuna karar vermiştir.
Yargıtay, yerel mahkemenin kararını tamamen onamayıp kısmen bozmuştur. Bozma gerekçesi şu ayrımı yapmaktadır:
Hukuki Sonuç: Ücret indirimi tek taraflı yapıldıysa geçersizdir. Ancak işçi, daha sonra düşük ücretli yeni bir sözleşme imzalamışsa, bu durum yeni ücrete muvafakat ettiği anlamına gelir. Bu, işveren ve işçi vekilliği yapan Ankara İş Hukuku Avukatları için kritik bir ispat ve savunma noktasıdır.
Bu kararın en kritik boyutu, Toplu İş Sözleşmesi dönemindeki haklar ile sonraki bireysel sözleşme dönemindeki hakların birbirinden kesin olarak ayrılmasıdır. TİS kapsamında kazanılan ücret ve zam hakları, TİS sona erene kadar işçinin değişmez hakkıdır; bu dönemde yapılan indirimler kesinlikle geçersizdir. Ancak TİS sona erdikten sonra yeni bir bireysel sözleşme imzalanması, işçinin yeni koşulları kabul ettiği anlamına gelmektedir.
Bu kararın işçiler açısından en önemli pratik sonucu şudur: İşverenin düşük ücretle yeni sözleşme imzalatması girişimine karşı itiraz edilmeksizin sözleşmenin imzalanması, geriye dönük tüm ücret farkı taleplerini ortadan kaldırabilmektedir. Bu nedenle herhangi bir sözleşme imzalanmadan önce mevcut haklardan feragat edilip edilmediğinin titizlikle değerlendirilmesi zorunludur.
İşçinin ücret indirimini yazılı olarak reddetmiş olması ve bu reddin belgelenmesi kritik önem taşımaktadır. Reddetmiş olduğu halde çalışmaya devam eden işçi; bu dönemdeki ücret farkı için dava açabileceği gibi, aynı zamanda iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı da talep edebilir. İş hukuku ve ücret alacakları konularında Ankara İş Hukuku Avukatı Hizmetleri sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İşverenin ücret indirimi baskısıyla karşılaşan işçilerin yapması gerekenler:
İşçilik alacakları ve ücret farkı davaları konusunda Ankara İş Hukuku Avukatı sayfamıza da göz atabilirsiniz.
Hayır. Bu Yargıtay kararına göre işçinin yazılı rızası olmadan tek taraflı ücret indirimi yapılamaz. İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca değişikliğin yazılı olarak teklif edilmesi ve işçinin 6 iş günü içinde yazılı olarak kabul etmesi gerekmektedir.
Bu karara göre evet; yeni bireysel sözleşme imzalamak, işçinin yeni ücrete muvafakat ettiği anlamına gelmektedir. Bu nedenle herhangi bir sözleşme imzalanmadan önce mutlaka bir iş hukuku avukatından görüş alınmalıdır.
İşçinin değişikliği reddetmesi üzerine işveren iki seçenekle karşı karşıya kalır: değişiklik teklifinden vazgeçmek ya da iş sözleşmesini geçerli bir nedenle bildirim süresi tanıyarak feshetmek. Fesih halinde işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanır.
Tek başına bordro imzalamak, ücret indirimini kabul anlamına gelmeyebilir; ancak bu durum ispat yükünü ağırlaştırır. Yeni ve düşük ücretli bir sözleşme imzalamak ise bu kararın da gösterdiği üzere kabul sayılmaktadır. Bordroya ihtirazi kayıt koyulması bu riski büyük ölçüde azaltır.
Ücret alacaklarında 5 yıllık zamanaşımı uygulanmaktadır. Alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren bu süre işlemeye başlar. Zamanaşımı dolmadan arabuluculuk başvurusu veya dava açılması gerekmektedir.
Evet. İşverenin yazılı rıza olmaksızın ücret indirmesi, işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshetme hakkı tanır. Bu fesih, kıdem tazminatı hakkını doğurur. Haklı fesih yolunu seçmeden önce avukattan görüş alınması önerilir; çünkü bu hakkın zamanında ve doğru biçimde kullanılması belirleyici önem taşır.
TİS dönemi içinde kazanılan haklar, TİS süresi içinde bireysel sözleşmeyle kaldırılamaz; ancak TİS sona erdikten sonra imzalanan bireysel sözleşme, bu kararın da gösterdiği üzere, yeni koşulları geçerli kılabilir. TİS döneminde yapılan ücret indirimleri ise her halükarda geçersizdir.
Ücret farkı, esaslı değişiklik ve sözleşme feshi konularında uzman İş Hukuku Avukatı desteği alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)