Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Alacaklının borçluya ihtarname göndermesi her zaman temerrüt sonucunu doğurur mu? İhtarname herhangi bir içerik taşısa yeterli midir? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi bu kararında ve önceki içtihadında kritik ilkeleri belirlemiştir:
1. Sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda temerrüt faizi işleyebilmesi için alacağın muaccel olması tek başına yeterli değildir; borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da taraflarca kesin vade belirlenmesi şarttır (TBK m. 117).
2. İhtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisi olabilmesi için belirli bir süre içinde belirli bir borcun ödenmesi talebini içermesi zorunludur. Bedel içermeyen ya da içeriğinden borç miktarı belirlenemeyen ihtarnameler temerrüde düşürücü nitelikte sayılmaz.
Borç ilişkileri ve alacak davaları konusunda Ankara Borçlar Hukuku Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtarname belirli bir bedel ve süre içermelidir.
Temerrüt; muaccel bir borcunu ödeme zamanı geldiğinde haklı bir sebep olmaksızın ödemeyen borçlunun içine düştüğü gecikmeli ifa durumudur. Temerrüdün en önemli sonucu, alacaklının temerrüt faizi talep etme hakkını kazanmasıdır.
TBK m. 117 (mülga BK m. 101) uyarınca sözleşmeden kaynaklanan borçlarda temerrüt faizi yürütülebilmesi için yalnızca alacağın muaccel olması yeterli değildir. Temerrüt faizinin işleyebilmesi için iki koşuldan birinin gerçekleşmesi gerekir:
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin bu kararı ve önceki içtihadında (2015/2786 K.) net biçimde belirlediği ilkeye göre ihtarnamenin temerrüde düşürücü etkisi olabilmesi için:
Bu iki unsuru taşımayan ihtarname, borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte sayılmaz. Dolayısıyla böyle bir ihtar üzerine faiz talep etmek mümkün olmaz.
Bu dava aynı zamanda itirazın iptali davası niteliğinde olup %40 icra inkar tazminatı da talep edilmiştir. Temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği; işlemiş faiz hesabını, dolayısıyla takip miktarını ve inkar tazminatının hesap tabanını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle ihtarname tarihinin ve içeriğinin titizlikle hazırlanması pratik açıdan da büyük önem taşır.
Alacak ve itirazın iptali davaları konusunda Alacak Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2017/2243 E. , 2018/3228 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi: Ticaret Mahkemesi
Dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101. maddesinin 1. bendine göre (6098 sayılı TBK m. 117) sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacaklara temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp, borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da aynı maddenin 2. bendi uyarınca taraflarca ödeme tarihinin kesin olarak belirlenmesi gerekmektedir.
Dairemizin 25.05.2015 günlü 2014/7125 E. — 2015/2786 K. sayılı ilamında da; "Alacaklı tarafından gönderilen ihtarnamenin borçluyu temerrüde düşürücü etkisinin olduğunun kabul edilebilmesi için, ihtarnamenin belirli bir süre içerisinde bir borcun ödenmesi ihtarını içermesinin zorunlu olduğu; bir bedel içermeyen ya da içeriğinden bedel belirlenemeyen ihtarnamelerin borçluyu temerrüde düşürücü nitelikte kabul edilemeyeceği" belirtilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından takip tarihinden önce ödeme talebini içeren bir ihtarname keşide edilmediği ve taraflarca kararlaştırılmış kesin vade bulunmadığından davalının temerrüdü icra takip tarihinde gerçekleşmiştir. Mahkemece işlemiş faiz isteminin reddine ve asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken işlemiş faiz bakımından da itirazın iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:
Davalının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 17.09.2018 günde oybirliğiyle karar verildi.
Hayır. Sözleşmeden kaynaklanan borçlarda temerrüt faizinin işleyebilmesi için borçlunun ihtarla temerrüde düşürülmesi ya da taraflarca kesin vadenin kararlaştırılmış olması gerekir. Alacağın muaccel olması tek başına yeterli değildir.
İhtarnamenin temerrüde düşürücü etkisi olabilmesi için iki zorunlu unsur taşıması gerekir: belirli bir süre içinde ödeme yapılması talebi ve belirli ya da belirlenebilir bir borç miktarı. Bu unsurlardan biri eksikse ihtarname temerrüde düşürücü nitelik taşımaz.
Bu kararın somut olayında görüldüğü üzere; takip öncesi geçerli bir ihtarname yoksa ve kesin vade de kararlaştırılmamışsa, borçlunun temerrüdü icra takibinin başlatıldığı tarihte gerçekleşir. Temerrüt faizi de ancak bu tarihten itibaren işler.
TBK m. 117/2 uyarınca, taraflarca ödeme tarihi açıkça ve kesin olarak kararlaştırılmışsa o tarihin geçmesiyle birlikte ihtara gerek kalmaksızın temerrüt gerçekleşir. Ancak kesin vadenin sözleşmede açıkça yazılı olması şarttır; vade tarihinin genel bir ifadeyle belirtilmesi yeterli sayılmayabilir.
Temerrüt tarihi; temerrüt faizinin hangi tarihten itibaren işlemeye başladığını, icra takibinde "işlemiş faiz" olarak talep edilebilecek tutarı ve itirazın iptali davasındaki icra inkar tazminatının hesap tabanını doğrudan belirler. Yanlış belirlenen temerrüt tarihi önemli hak kayıplarına neden olabilir.
Evet, ancak yalnızca temerrüdün gerçekleştiği tarihten itibaren işlemiş faiz talep edilebilir. Bu kararın bozma konusu da budur: Takip öncesi geçerli bir ihtar yokken takip öncesi döneme ait faiz de itirazın iptali kapsamına alınması hatalı bulunmuştur.
Temerrüde düşürücü etkisi bakımından sonuç doğurmaz. Ancak sözleşmenin fesih bildirimi, teslim talebinin teyidi ya da ilerideki uyuşmazlıklarda delil olarak kullanılması gibi farklı hukuki amaçlara hizmet edebilir. Temerrüt faizinin başlangıcı açısından ise mutlaka belirli bedel ve süre içeren bir ihtarname gerekmektedir.
İhtarname hazırlama, temerrüt tarihi hesaplama ve alacak tahsili süreçlerinde hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alabilirsiniz.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)