Şimdi Yazın
Ankara merkezli uzman hukuk ekibimizle
güvenilir danışmanlık ve hızlı çözüm sunuyoruz.
Yalan tanıklık suçu ve cezası TCK’nın 273 ile 274. Maddelerinde, Adliyeye karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Tanıklık, kişinin gördüğü, duyduğu, bildiği bir olayı yetkili makamlar önünde anlatması şeklinde gerçekleşen bir eylemdir. Tanık, bizzat gördüğü, duyduğu olayları yetkili makamlar huzurunda doğru bir şekilde anlatmalıdır.
Tanıklık yapmak kanun koyucu tarafından kişilere yüklenmiş bir ödevdir. Tanığın bildiğini doğru bir şekilde yetkili makamlara anlatmaması halinde, yalan tanıklık durumu ortaya çıkar ki bu husus, kanun koyucu tarafından cezalandırılmıştır. Adaletin tecellisi için en önemli ispat araçlarından biri olan tanık beyanının gerçek dışı olması, yargı sisteminin bütünlüğüne vurulan en ağır darbelerden biridir.

Kanun koyucu TCK’nın 272. Maddesinde yalan tanıklık suçunun oluşabilmesi için, tanıklık eyleminin tanık dinlemeye yetkili makamlar huzurunda gerçekleşmesini şart koşmuştur. CMK uyarınca tanık dinlemeye yetkili makamlar Cumhuriyet savcılığı ve mahkemelerdir.
Nitekim kanun koyucu; hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye ceza verilir demek suretiyle bu hususa açıklık getirmiştir.
Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında verilecek cezanın alt sınırı normal tanıklığın cezasından fazladır. Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri (örn: adli kontrol) uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla cezada artırım sebebi olarak öngörülmüştür.

Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. Bu, failin sadece TCK 272'den değil, aynı zamanda haksız tutuklamaya sebebiyet vermekten de yargılanması anlamına gelir.
Yalan tanıklık sadece ceza davalarında değil, Asliye Hukuk, Aile, İş veya Ticaret Mahkemeleri gibi hukuk mahkemelerinde de işlenebilir. HMK uyarınca tanıklar mahkeme huzurunda yemin ederek ifade verirler. Eğer bir tanık, maddi bir kazanç sağlamak veya bir tarafı haklı çıkarmak amacıyla hukuk mahkemesinde yalan söylerse:
TCK’nın 273. Maddesi uyarınca fail, yalan tanıklık yaptığı bazı durumlarda hiç ceza almaz ya da cezasında indirime gidilir. Failin kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması, tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapması halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

TCK’nın 274. Maddesi uyarınca yalan tanıklık durumundan vazgeçen failin cezasında indirim yapılmaktadır. Ancak bu indirim, yalan beyandan ne zaman vazgeçildiğine göre kademelendirilir:
| Aşama | Hukuki Sonuç |
|---|---|
| Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hüküm verilmeden önce | Ceza verilmez. |
| Hükümden sonra fakat hüküm kesinleşmeden önce | Ceza yarı oranında indirilir. |
| Hüküm kesinleştikten sonra (Yargılamanın iadesi durumunda) | Cezada üçte birden yarıya kadar indirim yapılır. |
Yalan tanıklı suçu, şikayete tabi bir suç değildir. Ayrıca bu suç uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Kamu davası şeklinde ilerleyen bu süreçte, tanığın kendi isteğiyle doğruyu söylemesi adaletin sağlanması için hayati bir "dönüş yolu"dur.
Yalan tanıklık, yargı sürecinde oldukça ciddi sonuçlara yol açabilen bir suçtur. Bu suç, mahkemede doğru olmayan ifadelerde bulunarak veya gerçeği saklayarak adaletin sağlanmasını engeller. Türk Ceza Kanunu'na göre, yalan tanıklık suçu işleyenler ağır cezalara çarptırılabilirler. Mahkemeler, tanıkların verdiği ifadeleri ciddiye alır ve bunların doğru olup olmadığını titizlikle inceler.

Bu suçla karşı karşıya kalan kişilerin mutlaka hukuki destek almaları önemlidir. Ankara Ceza Avukatı olarak, müvekkillerimize yalan tanıklık suçuyla ilgili profesyonel bir hukuki savunma sunuyoruz. Müvekkillerimizin haklarını korumak ve adil bir yargılama süreci sağlamak için gerekli adımları atıyoruz. Yalan tanıklık suçunda, delillerin titizlikle incelenmesi ve doğru savunmanın yapılması büyük önem taşır.
Bizler, müvekkillerimizin adil bir şekilde savunulmasını sağlamak için tüm hukuki ve teknik olanakları kullanıyoruz. Özellikle tanığın "bilgi eksikliği" veya "hata" sonucu gerçeğe aykırı beyanda bulunup bulunmadığı, suçun manevi unsurunun oluşup oluşmadığı noktasında Ankara ceza mahkemelerinde emsal savunmalar gerçekleştiriyoruz. 0532 136 67 54 numaralı telefonumuzdan her zaman bize ulaşabilirsiniz.
Yalan tanıklık suçlamaları, beyan düzeltme ve adli hatalara karşı Ankara Ceza Avukatı yanınızda.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. Tanıklık süreci ve adli makamlar nezdindeki beyanlar geri dönüşü zor hukuki sonuçlar doğurur. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)