Şimdi Yazın
Dijital çağda işverenlerin işçileri iş bilgisayarları, e-posta ve internet geçmişi üzerinden izlemesi tartışmalı bir alan haline gelmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi bu kararıyla hem işverenin izleme yetkisinin kapsamını hem de sınırlarını net biçimde belirlemiştir:
İşveren, yönetim hakkı kapsamında işçiyi elektronik ortamda izleyebilir. Ancak bunun için işçinin bu izlemeden önceden haberdar edilmiş olması şarttır. Gizli izleme yoluyla elde edilen veriler, işçinin iş sözleşmesini açıkça ihlal ettiğini ortaya koysa dahi hukuka aykırı delil sayılır ve haklı fesih gerekçesi olarak kullanılamaz.
İş hukuku ve kıdem tazminatı konularında İşverenin Hukuki Sorumluluğu sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Evet. İşverenin yönetim hakkı kapsamında iş bilgisayarları, şirket e-postası ve internet kullanımını izleme yetkisi mevcuttur. TBK m. 417 uyarınca işveren işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede verimliliği denetlemek ve şirket sırlarını korumak amacıyla elektronik izleme yapılabilir.
Bu kararın en kritik tespiti şudur: İzleme yapılabilmesi için işçinin önceden bu izlemeden haberdar edilmiş olması şarttır. Bilgilendirme şu yollarla sağlanabilir:
Hayır. İşçinin haberi olmadan klavye kaydedici, ekran takip programı veya benzeri yöntemlerle yapılan gizli izleme hukuka aykırıdır. Bu yolla elde edilen veriler CMK m. 206 kapsamında hukuka aykırı delil sayılır ve iş mahkemesinde işçi aleyhine kullanılamaz.
Kişisel veri ihlalleri ve işçi hakları için Maddi Tazminat sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/21857 E. , 2019/9884 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İTİRAZIN İPTALİ
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde mühendis olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini, dört haftalık ihbar tazminatı tutarının ödenmemesi sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı işverenin haksız ve hukuka aykırı olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini, davalı işverenin icra inkar tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin başında kendisinde olmayan nitelikleri varmış gibi göstererek işvereni yanılttığını, şirkete ait gizli bilgilerin korunmasının esas olduğunu, davacının buna rağmen web sitelerinde alışveriş yaptığını, kariyer sitelerine iş başvuruları yaptığını, sosyal medya üzerinden rakip firmalarla görüştüğünü, güvenlik amacıyla bilgisayarının takibe alındığını, davacıya ait USB belleğin şirket aracında araç yıkama firması tarafından bulunduğunu ve içinde şirkete ait dışarı çıkmaması gereken bilgilerin bulunduğunun tespit edildiğini, iş sözleşmesinin İş Kanunu m. 25/II'ye göre haklı sebeple feshedildiğini savunmuştur.
Dosya kapsamına göre, davacının iş sözleşmesi 15.11.2014 tarihli fesih bildirimi ile "gizlilik ve tarafsızlık sözleşmesine aykırı olarak iş haricindeki web sitelerine sürekli erişimde bulunmak, gizlilik içeren bilgileri şirket dışına yazılı olarak çıkarmak, her gün kısa süreli de olsa iş amaçlı bilgisayardan alışveriş ve kariyer sitelerine girmek, şirket kaynaklarını verimsiz ve amaç dışı kullanmak, mesai saatlerine uymamak, iş disiplinini bozmak ve yanıltıcı beyanda bulunmak" sebebiyle feshedilmiştir.
İşverenin yönetim hakkının bir sonucu olarak işçiyi elektronik ortamda izlemesi ve takip etmesi her zaman mümkündür. Ancak bunun için işçinin bu izleme hakkında bilgilendirilmiş olması şarttır. İşçinin izlendiğine dair bilgilendirilmemesi veya gizlice izlenmesi, bu izleme neticesinde elde edilen veriler, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edildiğini açıkça ortaya koysa dahi, hukuka aykırı olarak kabul edilmelidir.
Davalı işveren, işçinin bu izlemeden haberdar olduğu veya izlemenin yapılacağı konusunda bilgilendirildiğine dair somut bir delil sunmamıştır. Şu halde davacı işçinin bilgisayarında bulunan klavye yakalayıcısı adı verilen programdan haberi olmadığı, işverence bu konuda bilgilendirilmediği, davacının rızası hilafına tüm kayıtların özel ya da işe ilişkin bilgi ayrımı yapılmadan işverence günlük olarak elde edildiğinin anlaşılması karşısında, elde edilen bu bilgilerin fesih sebebi olarak ileri sürülemeyeceği değerlendirilmelidir.
Mahkemece feshin haklı bir sebebe dayanmadığı ve davacının ihbar tazminatına hak kazandığı sonucuna varılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Evet, ancak koşullu olarak. Bu kararın belirlediği ilkeye göre işveren, yönetim hakkı kapsamında elektronik izleme yapabilir; fakat bunun için işçinin bu izlemeden önceden haberdar edilmiş olması şarttır. Bilgilendirme yapılmadan gerçekleştirilen izleme hukuka aykırıdır.
Haberdar olmadan yapılan gizli izleme hem iş hukuku hem KVKK hem de TCK kapsamında hukuka aykırıdır. İşveren hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabilir, KVKK ihlali için Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na şikayet başvurusu yapabilir ve iş mahkemesinde tazminat talep edebilirsiniz.
Bilgilendirme yapılmış olsa dahi izleme orantılı ve amaçla sınırlı olmalıdır. TBK m. 419 uyarınca işveren, işçiye ait kişisel verileri yalnızca işçinin işe yatkınlığıyla ilgili veya hizmet sözleşmesinin ifası için zorunlu olduğu ölçüde kullanabilir. Tüm özel hayata ilişkin verilerin ve kişisel mesajların kaydedilmesi bu sınırı aşar.
Hayır. Bu kararın özü şudur: Gizli izleme yoluyla elde edilen veriler, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edildiğini açıkça ortaya koysa dahi hukuka aykırı delil sayılır ve haklı fesih gerekçesi olarak kullanılamaz. Bu gerekçeyle yapılan fesih geçersiz sayılır ve işçi ihbar (ve koşullar varsa kıdem) tazminatına hak kazanır.
Bilgilendirme yapılmış ve gizlilik sözleşmesine aykırı davranılmışsa evet, disiplin yaptırımına ya da feshe konu olabilir. Ancak bu kararın gösterdiği üzere, fesih gerekçesine dayanak oluşturan delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmiş olması şarttır. Gizli izlemeyle elde edilen delil geçersizdir.
İşçi, KVKK m. 11 kapsamında işlenen kişisel verileri hakkında bilgi alma, düzeltme talep etme, işlemenin kısıtlanmasını isteme ve gerektiğinde silinmesini talep etme haklarına sahiptir. Aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren hakkında KVKK Kurumu'na şikayet yoluna başvurulabilir.
Kurumsal e-posta hesapları şirket mülkiyetindedir ve iş sözleşmesi ile politika belgelerinde denetleneceği belirtilmişse izlenebilir. Ancak bu denetim önceden bildirilmeli, orantılı olmalı ve yalnızca iş amaçlı yazışmalarla sınırlı tutulmalıdır. Kişisel nitelikteki yazışmaların ayrımsız kaydedilmesi kişilik haklarına saldırı oluşturur.
Hukuka aykırı izleme nedeniyle işten çıkarılmanız ya da kişisel verilerinizin ihlal edilmesi durumunda profesyonel destek alabilirsiniz.
Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)