Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Tüketici uyuşmazlıklarında sıkça karşılaşılan bir soru şudur: Hakem heyetine başvurmadan doğrudan icra takibi başlatılabilir mi? Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararıyla hem tüketiciler hem de alacaklılar açısından kritik bir ilke belirlemiştir: Hakem heyetine başvuru zorunluluğu olan miktar dahilindeki uyuşmazlıklarda da taraflar, istedikleri takdirde hakem heyetine başvurmaksızın doğrudan genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir.
Bu karar aynı zamanda şu soruyu da yanıtlamaktadır: İcra takibine itiraz edilirse itirazın iptali davası nerede açılır? Yanıt; Tüketici Mahkemesi'nde. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin itirazın iptaline bakma yetkisi yoktur.
Tüketici alacakları ve icra süreçleri konusunda Ankara İcra Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Tüketici Sorunları Hakem Heyeti, tüketici işlemlerinden doğan belirli miktar altındaki uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla oluşturulmuş idari bir kuruluştur. Anayasa Mahkemesi'nin 2008 tarihli kararında açıkça hükme bağlandığı üzere, hakem heyetleri mahkeme niteliği taşımaz ve yargı yetkisine sahip değildir.
Not: Yukarıdaki miktar sınırları her yıl güncellenmektedir. Güncel limitleri uygulamadan önce teyit etmeniz önerilir.
İcra takibi ve itirazın iptali konusunda İtirazın İptali Davası sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/9990 E. , 2019/3427 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararı'nın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda, yerel mahkemece kesin olarak verilen hüküm Adalet Bakanlığı'nın 28.12.2016 tarih ve 2016/400056 sayılı yazısına istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelenerek bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde; davalının, müvekkili kurumun elektrik abonesi olduğunu, meskeninde kullandığı elektrik bedelini ödemediğinden (asıl alacak miktarı 594,74 TL ile gecikme cezası 626,21 TL üzerinden KDV'si ile birlikte tahsili için) aleyhinde icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını; Tüketici Mahkemesince 4077 sayılı yasanın 22. Maddesi gereğince, davanın reddine karar verildiğini; bunun üzerine, Bayrampaşa Tüketici Sorunları İlçe Hakem Heyetine başvurduğunu, İlçe Hakem Heyetince ise; 04.03.2013 tarihli 2013/116 Esas- 2013/166 Karar sayılı kararla taleplerinin görev yönünden reddine karar verildiğini belirterek; iş bu dava ile Hakem Heyetinin red kararının kaldırılmasına ve borçlunun takibe yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; "Dava; Hakem Heyeti kararının iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar, davacı vekili itirazın iptali istemi ile mahkememize dava açmış ise de; dava tarihi itibariyle dava değeri 594,74 TL olan miktara bakmaya yetkili yerin Tüketici Hakem Heyetlerinin olduğu anlaşılmakla, açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur" gerekçesiyle, açılan davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, miktar itibariyle, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin görev alanına giren bir konuda hakem heyetine müracaat etmeksizin icra takibi yapılıp yapılmayacağı, icra takibinin yapılması halinde de Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin karar verme yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Temyize konu itirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takiple, dolayısıyla İcra Hukukunun kendine özgü kuralları ile sıkı sıkıya bağlı kendine özgü bir dava türü olan itirazın iptali davası hakkındaki mevzuattaki düzenlemelerin "mahkeme" ve "hakim" üzerine bina edildiği tartışmasızdır. Tüketici Sorunları Hakem Heyeti ise; 4077 (yeni 6502) sayılı kanunun uygulamasından doğan ve "tüketici işlemi" olarak tanımlanan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla oluşturulmuştur.
Anayasa Mahkemesi'nin 20/03/2008 tarih, 2006/78 Esas, 2008/84 Karar sayılı kararında; Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, yargı işlevi yerine getiren bir kurul olarak düzenlenmediğini ve yargı yetkisine sahip olmadığını hükme bağlamıştır.
7063 Sayılı kanunun 11. Maddesi ile 6502 sayılı Kanun'un 68/1. maddesi şu şekilde değiştirilmiştir: "Tarafların İcra ve İflas Kanunundaki hakları saklı olmak kaydıyla; değeri dört bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, altı bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise dört bin Türk Lirası ile altı bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz."
Bu düzenlemeye göre, taraflar, tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu teşkil eden miktar dahilindeki uyuşmazlıklarda, isterlerse hakem heyetine başvuruda bulunmaksızın, İcra İflas Kanunu'ndaki ilamsız/genel haciz yoluyla icra takibinde bulunabilecekler, takibe itiraz halinde ise icra takibinin devamını sağlamak için İİK m. 67/1 uyarınca itirazın iptali davasını Tüketici Mahkemelerinde açabileceklerdir.
SONUÇ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile; Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesinin 13.05.2015 tarihli ve 2013/1121 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararının sonucu etkili olmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, HMK'nın 363/3 maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere kararının bir örneğinin ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine 16.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Evet. Bu kararın temel içtihadı şudur: 6502 sayılı Kanun m. 68/1'deki "tarafların İİK'daki hakları saklıdır" ifadesi uyarınca, hakem heyetine başvuru zorunluluğu olan miktar dahilinde de olsa taraflar genel haciz yoluyla icra takibi başlatabilir.
Evet. Borçlu icra takibine itiraz edebilir. Bu durumda alacaklı, İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali davası açmak zorundadır. Bu dava Tüketici Mahkemesi'nde görülür.
Hayır. Hakem heyeti, itirazın iptali davasına bakma yetkisine sahip değildir. Bu dava yalnızca Tüketici Mahkemesi'nde görülebilir. Hakem heyetinin yargı yetkisi bulunmadığından icra inkar tazminatına da hükmedemez.
Hakem heyeti kararları, kanuni düzenleme gereği ilamlar gibi infaz olunur; yani ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Ancak bu, hakem heyetinin mahkeme niteliği taşıdığı anlamına gelmez; sadece kararın infaz usulüne ilişkin özel bir düzenlemedir.
Evet. Hakem heyeti kararına karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesi'ne itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz, kararın icrasını durdurmaz; yürütmeyi durdurma talep edilmesi gerekir.
Güncel sınırlara göre: 4.000 TL altı için ilçe hakem heyetine, 6.000 TL altı için il hakem heyetine, büyükşehirlerde 4.000-6.000 TL arası için il hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu sınırların üzerindeki uyuşmazlıklar için doğrudan Tüketici Mahkemesi'ne gidilir. Ancak alacaklı isterse bu sınırlar dahilinde de icra yolunu tercih edebilir.
Evet. Bu kararın konusu olan elektrik aboneliği dahil su, doğalgaz ve benzeri kamu hizmeti abonelik sözleşmeleri de tüketici işlemi sayılır ve 6502 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Abone ile hizmet sağlayıcı arasındaki uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemesi'nde görülür.
Hakem heyeti, icra takibi ve itirazın iptali süreçlerinde hak kaybı yaşamamak için profesyonel hukuki destek alabilirsiniz.
Yukarıda aktarılan içtihat bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her somut olay farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)