Şimdi Yazın
Ankara merkezli uzman hukuk ekibimizle
güvenilir danışmanlık ve hızlı çözüm sunuyoruz.
Süreli fesih (Bildirimli Fesih), belirsiz süreli iş sözleşmelerinin, taraflardan biri (işçi veya işveren) tarafından, kanunda öngörülen bildirim sürelerine uyularak sona erdirilmesidir. İş Kanunu'nun 17. maddesinde düzenlenen bu fesih türü, "Haklı Nedenle Fesih"ten (Derhal Fesih) farklıdır. Burada tarafların bir kusuru veya acil bir durum olması gerekmez; sadece sözleşmeyi sonlandırma iradesi yeterlidir.
Ankara İş Hukuku Avukatı olarak, işten çıkarmalarda veya istifalarda en sık karşılaştığımız sorun, bu bildirim sürelerine (ihbar sürelerine) uyulmamasıdır. Süreye uymayan taraf, diğer tarafa İhbar Tazminatı ödemek zorunda kalır. Ayrıca, fesih bildiriminin yapıldığı andan işten ayrılma anına kadar geçen sürede işçinin Yeni İş Arama İzni hakkı da yasayla güvence altına alınmıştır.

İş sözleşmesini feshetmek isteyen taraf, karşı tarafa durumu yazılı olarak bildirmek zorundadır. Fesih bildirimi yapıldıktan sonra iş sözleşmesi hemen sona ermez; işçinin kıdemine göre belirlenen şu sürelerin geçmesi beklenir:
Bu süreler asgari sürelerdir; yani toplu iş sözleşmeleri veya bireysel sözleşmelerle artırılabilir ancak azaltılamaz. Süreler bölünemez veya kısmen uygulanamaz.
Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. Buna İhbar Tazminatı denir. Bu tazminat hem işçi hem de işveren için geçerlidir.
İşveren, ihbar süresini beklemek istemiyorsa, bu süreye ait ücreti peşin olarak ödeyerek sözleşmeyi derhal feshedebilir. Ancak işçi, istifa ederken "ben paramı verip hemen çıkıyorum" diyemez; işverenin onayı gerekir.
İhbar tazminatı hesaplanırken sadece çıplak maaş değil; işçiye sağlanan para veya para ile ölçülmesi mümkün menfaatler (yemek parası, yol parası, ikramiye, yakacak yardımı vb.) de eklenerek bulunan Giydirilmiş Brüt Ücret esas alınır.
Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermek zorundadır.

İş Kanunu'nun 18, 19, 20 ve 21. maddeleri (İş Güvencesi) dışında kalan işçilerin iş sözleşmesi, işveren tarafından fesih hakkı kötüye kullanılarak sona erdirilirse (örneğin sendikalı olduğu için veya hamile kaldığı için), işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Buna Kötü Niyet Tazminatı denir.
Evet. Eğer haklı bir nedeniniz (örneğin maaş ödenmemesi, mobbing vb.) yoksa, sadece istifa ediyorsanız yasal ihbar süresini çalışarak tamamlamanız gerekir. Aksi takdirde işveren sizden ihbar tazminatı talep edebilir.
Hayır. İhbar süresi içinde işçinin rapor alması durumunda, raporlu geçen süreler ihbar süresine eklenir. İhbar süresi, işçinin fiilen çalışabileceği veya iş arayabileceği bir süre olmalıdır.
Hayır. Emeklilik, askerlik veya kadın işçinin evlenmesi nedeniyle (1 yıl içinde) yapılan fesihlerde işçinin ihbar süresi tanımasına gerek yoktur ve işverene ihbar tazminatı ödemezler.
İşten çıkarma veya istifa süreçlerinizde ihbar tazminatı ve iş arama izni haklarınız için Ankara İş Hukuku Avukatı kadromuzla görüşün.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)