Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
Pek kötü veya onur kırıcı davranış, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde düzenlenen ve eşlerden birinin diğerine karşı uyguladığı ağır şiddet, eziyet, işkence veya insan onurunu zedeleyen hareketleri kapsayan mutlak boşanma sebebidir. Bu dava türünde eylemin ispatlanması yeterlidir; ayrıca evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığına bakılmaz, hâkim boşanmaya karar vermek zorundadır.
Ankara Boşanma Avukatı olarak özellikle şiddet mağduru müvekkillerimizin bu maddeye dayanarak açtığı davalarda yalnızca boşanma değil, yüksek miktarda manevi tazminat da talep etmekteyiz. Şiddetin ya da onur kırıcı davranışın ispat yöntemi, dava sürecindeki doğru adımlar ve 6 aylık hak düşürücü süreye dikkat etmek bu davalarda belirleyici rol oynar.
Pek kötü davranış davasının diğer özel boşanma sebepleriyle farkını anlamak için boşanma sebepleri ve hukuki süreç rehberimizi incelemenizi öneririz.
._visualize_a_courtr.png)
Pek kötü davranış ve onur kırıcı davranış, mutlak boşanma sebebi olduğundan ispatı hâlinde hâkim doğrudan boşanmaya hükmeder (temsili görsel).
Kanun koyucu iki farklı eylemi aynı maddede düzenlemiştir. Her ikisi de mutlak boşanma sebebi olmakla birlikte nitelikleri bakımından birbirinden ayrılır.
Eşin vücut bütünlüğüne ve sağlığına yönelik, acı veren ve eziyet boyutuna varan ağır fiziksel saldırılardır. Basit bir tokat veya hafif itiş kakış bu kapsamda değerlendirilmez; Yargıtay, şiddetin sistematik veya eziyet boyutuna ulaşmış olmasını aramaktadır.
Eşin manevi varlığına, şerefine ve haysiyetine yönelik ağır saldırılardır. Her hakaret veya kaba söz bu kapsamda değerlendirilemez; ağır derecede onur kırıcı nitelik taşıması aranır.
Benzer bir özel boşanma sebebi olan hayata kast sebebiyle boşanma davası da aynı madde kapsamında değerlendirilmekte olup farklı ağırlıkta hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu özel sebebe dayanarak boşanma davası açabilmek için süre şartlarına titizlikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Süreler hak düşürücü nitelikte olup uzatılması mümkün değildir.
Eş, kendisine uygulanan eziyeti veya hakareti affederse dava hakkı düşer. Affetme; sözlü, yazılı veya eylemli (şiddet gördükten sonra barışıp tatile gitmek, cinsel ilişkiye girmek) olabilir. Ancak korku ve baskı altında sessiz kalmak af sayılmaz. Mahkemeler bu konuyu değerlendirirken şiddetin yarattığı psikolojik baskı ortamını göz önünde bulundurur. Şiddetten korkan ve bu nedenle ses çıkaramayan eşin suskunluğu onun affettiği anlamına gelmez.

Darp raporu en güçlü delil olmakla birlikte, tanık beyanı ve polis tutanakları da mahkemede kabul görmektedir (temsili görsel).
Pek kötü davranış, boşanmada "tam kusur" veya "ağır kusur" sayılır. Bu nedenle hukuki sonuçları son derece ağırdır:
Boşanma sonrasında mali hakların tamamı için boşanan kadının hakları ve nafaka sayfamıza ve boşanmanın mali yönü ve tasfiyesi rehberimize başvurabilirsiniz.
Şiddet mağdurlarının en sık dile getirdiği endişe, ellerinde darp raporu bulunmamasıdır. Ancak darp raporu tek ispat aracı değildir:
Yargıtay kararlarına göre tek bir tokat veya basit itiş kakış "pek kötü davranış" (m. 162) kapsamında değil, "evlilik birliğinin sarsılması" (m. 166) kapsamında değerlendirilir. Pek kötü davranış için şiddetin eziyet boyutunda veya sistematik nitelikte olması aranır.
Evet. Darp raporu en güçlü delildir ancak zorunlu değildir. Tanık beyanları, polis tutanakları, şiddet sonrası gönderilen mesajlar ve fotoğraflar da delil olarak kabul edilir.
Hayır. Pek kötü davranış için eşin kusurlu (bilinçli) olması gerekir. Akıl hastalığı nedeniyle yapılan eylemlerde kusur aranmaz. Bu durumda "akıl hastalığı nedeniyle boşanma" (TMK m. 165) veya şiddetli geçimsizlik (TMK m. 166) davası açılmalıdır. Şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma konusunda bilgi alabilirsiniz.
TMK m. 162'ye dayalı dava hakkı düşmüş olsa bile şiddetli geçimsizlik (m. 166) davası her zaman açılabilir. Dahası şiddet eylemleri bu davada da ağır kusur unsuru olarak değerlendirilir ve tazminat taleplerini güçlendirir.
Sistematik psikolojik baskı, tehdit ve aşağılama "onur kırıcı davranış" kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca ekonomik şiddet (para vermeme, bankacılık işlemlerini engelleme) de evlilik birliğinin sarsılmasına dayanak oluşturur.
Uzaklaştırma kararı almak, boşanma davası açmak ve yüksek tazminat talep etmek için uzman Ankara Boşanma Avukatı kadromuzla iletişime geçin.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)