Verification: 9024c1042b2b512e yandex-verification: 9024c1042b2b512e
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905321366754
  • https://www.instagram.com/sunerinkartalhanhukuk

En iyi avukat meltem kartalhan boşanma icra iş hukuku Kartalhan Hukuk & Danışmanlık        Av. Meltem KARTALHAN

YARGITAY KARARLARI

Sanığın, "Allah Senin Belanı Versin"Şeklindeki Sözleri Beddua Niteliğindedir. Hakaret Suçunu Oluşturmaz.

SANIĞIN, "ALLAH SENİN BELANI VERSİN"ŞEKLİNDEKİ SÖZLERİ BEDDUA NİTELİĞİNDEDİR. HAKARET SUÇUNU OLUŞTURMAZ.

SANIĞIN,

Yargıtay 18. Ceza Dairesi         2019/23504 E.  ,  2020/6679 K.


"İçtihat Metni"



KARAR

Hakaret suçundan sanık ...'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125/1, 129/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.100,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/04/2019 tarihli ve 2018/174 esas, 2019/286 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.


İstem yazısında: “Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 01/04/1993 tarihli ve 3113-4093 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın "Allah senin belanı versin" şeklindeki sözlerinin beddua niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeden, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmolunmasında isabet görülmemiştir.” denilmektedir.


I- Olay:
Sanık hakkında hakaret suçundan yürütülen soruşturma sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen iddianame ile yapılan yargılama sonucunda Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nce, sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, sanığa hükmedilen adli para cezasının miktar itibarıyla verildiği anda kesin olduğu, bu hükme yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.


II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Sanık ...’ün sarf etmiş olduğu: “Allah senin belanı versin.” ifadesinin hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.


III- Hukuksal Değerlendirme:Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda sanığın katılana hitaben: “Allah senin belanı versin.” şeklindeki beddua niteliğinde olan sözlerinin, müşteki ve katılanların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine dair hüküm kurulması hukuka aykırıdır.


IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1) Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/04/2019 tarihli ve 2018/174 esas, 2019/286 karar sayılı hükmünün, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2) Hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın hakaret suçundan BERAATİNE,
3) Sanığın beraat etmesi nedeni ile bu dosya için yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına,
4) Hükmolunan cezanın çektirilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 08/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.