Şimdi Yazın
Ankara merkezli Uzman Avukat kadromuzla, güncel mevzuat ışığında
güvenilir danışmanlık ve sonuç odaklı hukuki çözümler sunuyoruz.
İcra hukukunda itiraz süreleri, borçlunun icra takibine karşı koyması ve haklarını savunması için belirlenen yasal zaman dilimleridir. Bu sürelerin doğru hesaplanmaması hâlinde icra takibi kesinleşir ve haciz işlemleri başlayabilir. İcra hukukundaki süreler hak düşürücü nitelik taşır; yani süre geçirildikten sonra itiraz hakkı tamamen ortadan kalkar, eski hâle getirme (eski hâle iade) yoluna yalnızca çok istisnai durumlarda başvurulabilir.
Ankara'da yürütülen icra dosyalarında ödeme emrinin tebliğ tarihi büyük önem taşır. Süreler gün olarak hesaplanır; tatil günleri, tebliğ günü ve son günün tatile denk gelmesi gibi ayrıntılar süre hesabını doğrudan etkiler. Bu rehberde takip türlerine göre itiraz sürelerini, süre hesaplama kurallarını ve süre kaçırıldığında başvurulabilecek yolları ayrıntılı biçimde ele aldık.
İlamsız icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmelidir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur; alacaklı haciz aşamasına geçemez ve itirazın iptali ya da kaldırılması yoluna başvurmak zorunda kalır.
Süre geçirilirse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. İtirazın içeriği de belirleyicidir: borçlu ya borcun tamamına ya da bir kısmına itiraz edebilir; imzaya veya yetkiye de ayrıca itiraz mümkündür.
Süre, ödeme emrinin tebliğ edildiği gün sayılmaz; ertesi gün başlar. Örneğin Pazartesi tebliğ edildiyse süre Salı günü işlemeye başlar ve 7. gün olan Pazartesi mesai saati sonunda biter. Son günün resmi tatile denk gelmesi hâlinde süre bir sonraki iş günü uzar. Hafta sonu ve resmî tatiller son gün olmadığı sürece süreyi durdurmaz.
İlamsız icra takibinde borçlu, itirazını gerekçesiz de yapabilir. Ancak itirazın kapsamının (borca itiraz, kısmi itiraz, imzaya itiraz, yetkiye itiraz) itiraz dilekçesinde açıkça belirtilmesi, sonraki dava aşamasını doğrudan etkiler. Yetkiye itiraz, borca itirazdan ayrı ve özel bir itiraz türüdür; yetkisiz icra dairesinde başlatılan takipler yetkiye itirazla durdurulabilir.
Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) özgü icra takibinde itiraz süreleri ilamsız takibe göre çok daha kısadır ve itiraz yolları sınırlıdır:
Kambiyo takibinde itiraz icra dairesine değil, doğrudan icra mahkemesine dava açılarak yapılır. Dava açılması tek başına takibi durdurmaz; ayrıca ihtiyati tedbir kararı alınması ya da teminat yatırılması gerekir. İtiraz gerekçesinin dilekçede özellikle ve açıkça belirtilmesi zorunludur; belirtilmeyen gerekçe sonradan ileri sürülemez.
İlamlı icra takibinde icra dairesine yapılan itiraz takibi durdurmaz. Borçlunun icradan kurtulabilmesi için mahkemeye başvurarak icranın geri bırakılmasını (tehirini) talep etmesi gerekir.
İlamlı icra takibinde ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icrayı başlatan mahkemeye veya Yargıtay'a başvurularak icranın geri bırakılması talep edilebilir. Bu süre içinde başvuru yapılıp borcun %100 ile %150'si arasında teminat gösterilirse mahkeme icranın geri bırakılmasına karar verebilir. Teminat yatırılmaksızın yapılan başvuru icrayı durdurmaz.
Mahkeme ilamları, noter senetleri, arabuluculuk anlaşma belgeleri ve hakem kararları gibi ilam niteliğindeki belgelere dayalı takiplerde icranın geri bırakılması yoluna gidilebilir. Ancak nafaka ilamlarına dayalı takiplerde bu imkân son derece sınırlıdır.
İtiraz süreleri dışında icra dosyasının farklı aşamalarında da titizlikle takip edilmesi gereken süreler bulunmaktadır. Bu sürelerin tamamı icra hukukundaki süreler kapsamında değerlendirilmektedir:
İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün, kambiyo senetlerine özgü takipte ise 5 gün içinde itiraz edilmelidir. Her iki süre de hak düşürücüdür; kaçırılması hâlinde itiraz hakkı ortadan kalkar.
Evet. İtiraz süresi geçirilirse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Borçlunun maaşı, banka hesapları, araçları ve taşınmazları haczedilebilir. Bu nedenle ödeme emri teslim alınır alınmaz derhal bir avukattan destek alınması önerilir.
Borçlunun fiilen öğrendiği tarihten itibaren başlar. Usulsüz tebligat şikayeti, öğrenme tarihinden itibaren 7 gün içinde İcra Mahkemesi'ne yapılmalıdır. Şikayet kabul edilirse tebliğ tarihi düzeltilir ve itiraz süresi yeniden işlemeye başlar.
İcra hukukunda eski hâle getirme (eski hâle iade) oldukça sınırlı koşullarda mümkündür. Süreyi etkileyemeyecek bir engelin (ağır hastalık, mücbir sebep, ülkeden zorunlu ayrılış vb.) varlığının ispat edilmesi gerekir. Bu ispatın güçlüğü göz önünde bulundurulduğunda, sürelerin önceden sıkı biçimde takip edilmesi çok daha güvenli bir yoldur.
Kural olarak tatil günlerinde tebligat yapılamaz. Ancak uygulamada PTT aracılığıyla gönderilen tebligatlar tatil günlerinde kişiye teslim edilebilir; tebligat o tarihte yapılmış sayılır ve süre o tarihten itibaren işlemeye başlar. Son günün tatile denk gelmesi hâlinde süre bir sonraki iş günü uzar.
Hak kaybı yaşamamak için dosyanız hakkında gecikmeden Ankara İcra Avukatı kadromuzdan bilgi alın.
Yukarıda değinilmiş olan hususlar genel hatları ile kaleme alınmış olup; her somut olay birbirinden farklı özellikler taşıyabileceğinden hak kaybına uğramamanız adına bir hukuk bürosu ile iletişime geçip profesyonel destek almanızı öneririz. (KARTALHAN HUKUK BÜROSU)