Verification: 9024c1042b2b512e yandex-verification: 9024c1042b2b512e
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905321366754
  • https://www.instagram.com/sunerinkartalhanhukuk

En iyi avukat meltem kartalhan boşanma icra iş hukuku Kartalhan Hukuk & Danışmanlık        Av. Meltem KARTALHAN

YARGITAY KARARLARI

Mirasçıların murisle ilgili davalara katılmaları terekenin sahiplenilmesi anlamına gelmez.

MİRASÇILARIN MURİSLE İLGİLİ DAVALARA KATILMALARI TEREKENİN SAHİPLENİLMESİ ANLAMINA GELMEZ.

MİRASÇILARIN MURİSLE İLGİLİ DAVALARA KATILMALARI TEREKENİN SAHİPLENİLMESİ ANLAMINA GELMEZ.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi         2017/5980 E.  ,  2018/5393 K.

 

"İçtihat Metni"

 

MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Asıl dosyada davacılar tarafından, davalılar aleyhine 09.09.2013 tarihinde birleştirilen dosyada ise 16.09.2013 tarihinde verilen dilekçelerle mirasın hükmen reddi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda asıl ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 05.04.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, 25.06.2012 tarihinde vefat eden ...'in terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, murise ait olan aracın ve gayrımenkullerın davacılar tarafından kullanıldığını, muris aleyhine açılan tazminat davasında davacıların mirasın hükmen reddi taleplerini def'i olarak ileri sürmediklerini, terekenin borca batık olmadığını, dava şartlarının oluşup oluşmadığının mahkemece araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf talep etmiş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nce davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, ... müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekir.
Somut olayda, terekenin aktifinin pasifinden fazla olması sebebiyle yerel mahkemece davanın reddedilmesi ve davacılar vekilinin istinaf talebi üzerine bölge adliye mahkemesince de bu sebeple istinaf talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, mirasçıların murisle ilgili davalara katılmaları terekenin sahiplenilmesi anlamına gelmediği halde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair gerekçe olarak kararın delillerin değerlendirilmesi ve hukuki sebep başlıklı bölümünün son paragrafında "yine istinaf eden davacıların muris aleyhine açılan davaya ölümünden sonra avukatları aracalığıyla katılıp yargısal faaliyette bulundukları" yazılması doğru görülmemiş ise de, bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2. maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 370/2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 10.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.